‘Süreci doğru okumalıyız, rolümüzün farkında olmalıyız’
İştar Meclisi Koordinasyonu Üyesi Qîmet Nerexî, kadınların süreci doğru değerlendirip toplumsal sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini belirtti.
İştar Meclisi Koordinasyonu Üyesi Qîmet Nerexî, kadınların süreci doğru değerlendirip toplumsal sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini belirtti.
İştar Meclisi Koordinasyonu Üyesi Qîmet Nerexî, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün anlamı ve önemi üzerine ANF’ye değerlendirmelerde bulundu. Qîmet Nerexî, Kürt kadınları olarak kendilerini “ölüm uykusundan uyandıran” bir Önderliğe sahip olmanın büyük bir şans olduğunu ifade etti.
‘KENDİMİZİN FARKINDA OLMALIYIZ’
Qîmet Nerexî, 8 Mart’ın her ne kadar başka ülkelerdeki kadınların mücadelesiyle ortaya çıkmış olsa da bu direnişin Kürt kadınlarına da güç verdiğini belirterek şunları söyledi:
“Bugün baktığımızda Kürt kadınlarının hala baskı, şiddet ve katliamlarla karşı karşıya kaldığını görüyoruz. Ancak Kürt kadınları olarak bizi ölüm uykusundan uyandıran bir Önderliğe sahip olmak büyük bir şanstır. Önderlik bize var olduğumuzu, haklara sahip olduğumuzu ve kendi varlığımıza sahip çıkmamız gerektiğini öğretti. Önderliğin ortaya koyduğu paradigma, kadınların gelişiminde kadına öncü bir rol veriyor. Önderlik ‘Kadın özgür olmazsa toplum da özgür olmaz’ diyor. Kadınlara gönderdiği son 8 Mart mesajında da kadın özgür olmadıkça demokratik ve barışçıl bir toplumun kurulamayacağını vurguluyor. Bu nedenle kadınlar olarak kendimize ne kadar sahip çıkarsak, Önderliğin verdiği görev ve misyon doğrultusunda 21. yüzyılı kadınların yüzyılı haline getirebilir ve kadınların öncülüğünde barışa ve demokratik topluma ulaşabiliriz.”
‘SÜRECİ DOĞRU OKUMALIYIZ’
Qîmet Nerexî konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Bugün Önderlik özellikle komünal yaşam ve komünal toplum üzerinde duruyor. Çünkü insanlık tarihinin ilk toplulukları kadın tarafından oluşturulmuş ve toplum kadın etrafında şekillenmiştir. Bu nedenle kadınlar, Önderliğin kurmak istediği bu sistemde öncülük etmezse istenilen sonuç elde edilemez. Bu yüzden özellikle Kürt kadınları olarak Önderliğin bize verdiği bu rol ve misyon doğrultusunda görevimizi yerine getirmeliyiz. Bugün özgürlükleri için direnen ve karşılaştıkları haksızlıklara karşı mücadelelerini büyüten kadınlar herkese cevap olmalıdır. Eğer bugün kendi dilimiz ve kadın-anne kültürümüzle yüzyıllardır yaşayabiliyor ve onun etrafında birleşebiliyorsak bu Önderliğin emeği sayesindedir. Bu nedenle kendimizin farkında olmalı, toplumda bize düşen rol gereği süreci doğru okuyarak görevlerimizi yerine getirmeliyiz.