Afganistan’da Taliban yönetimi tarafından onaylanan yeni bir boşanma yasası, kadın ve çocuk hakları savunucuları tarafından sert şekilde eleştiriliyor. Rukhshana Media, Gandhara, Zan Times, Kabul Now ve Birleşmiş Milletler Afganistan Yardım Misyonu (UNAMA), yeni tehlikeye dikkat çekti.
Afgan kadın gazetecilerin sürgünde kurduğu Rukhshana Media ve diğer yerel kaynakların aktardığına göre, yeni düzenleme çocuk yaşta evlendirilen kız çocuklarının boşanma hakkını ciddi ölçüde kısıtlıyor.
14 Mayıs’ta yayımlanan ve “Eşlerin Yargı Yoluyla Ayrılması” başlığını taşıyan kararnameye göre, ailesi tarafından evlendirilen bir kız çocuğu ancak ergenlik çağına ulaştıktan sonra evliliğin iptalini talep edebiliyor. Ancak yasa, ergenlik dönemine ulaştığında evliliğe açıkça itiraz etmeyen kız çocuklarının sessizliğini “rıza” olarak kabul ediyor.
Kadın hakları savunucuları, bu düzenlemenin çocuk yaşta ve zorla evlilikleri fiilen meşrulaştırdığını savunuyor. Afgan kadın hakları aktivisti Fatima, Taliban’ın kadınlara yönelik yüzlerce kısıtlayıcı kararın ardından şimdi de çocuk evliliklerini resmi hukuk sistemi içine yerleştirmeye çalıştığını söyledi.
Birleşmiş Milletler Afganistan Yardım Misyonu (UNAMA) da yayımladığı açıklamada, söz konusu düzenlemenin Afgan kadın ve kız çocuklarının haklarına yönelik yeni bir saldırı olduğunu ve ülkedeki sistematik ayrımcılığı daha da güçlendirdiğini belirtti.
İnsan hakları kuruluşlarının verilerine göre, Taliban’ın kız çocuklarının eğitim hakkını büyük ölçüde ortadan kaldırmasından sonra erken yaşta ve zorla evliliklerde ciddi artış yaşandı. Gayriresmî tahminler, evlendirilen kız çocuklarının önemli bölümünün 18 yaşın altında olduğunu gösteriyor.
Afgan İnsan Hakları Merkezi’nin araştırmaları ise çocuk yaşta evlendirilen kızların büyük bölümünün aile içi şiddet ve ağır psikolojik sorunlarla karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor.
Aralarında kadın ve insan hakları örgütlerinin de bulunduğu 100’den fazla kuruluş, yeni yasanın derhal geri çekilmesi çağrısında bulundu. Kuruluşlar, düzenlemenin çocuk evliliklerini ve zorla evlilikleri meşrulaştırdığını, kadınlar ile çocukların yasal güvencelerini zayıflattığını kaydediyor.