Özgür Kadın Hareketi (Tevgera Jinên Azad-TJA), “Kadın zamanı, özgürlük ve özgür Önderlikle buluşma zamanıdır” şiarıyla 19 Nisan’da Gemlik’e yürüyecek. Kürdistan ve Türkiye’den bin kadının yer alacağı yürüyüşe Amed’ten katılacak kadınlar, yürüyüş startını Şêx Saîd Meydanı’nda verecek.
Yürüyüşün temel amacı ve mesajlarına dair konuşan TJA aktivisti avukat Gülşen Demir, İmralı’da hem halkın hem de kadınların görüşme taleplerine ve statü tartışmalarına değindi. “İmralı’da halkla görüşme ayağı sağlanmalı” diyen Gülşen Demir, hem hukuki hem de insani adımların bir an önce atılması çağrısında bulundu.
Sürecin ilerleyebilmesi için somut adımların atılması gerektiğini belirten Gülşen Demir, kadınların bu konuda öncü bir misyon üstlendiğini ifade etti. 27 Şubat’tan bu yana kadınların barışın inşası için aktif bir şekilde mücadele yürüttüğünü belirten Gülşen Demir, 27 Şubat çağrısı sonrası kadınların barışın inşasında ciddi bir mücadele yürüttüğünü ve her yerde alanlarda olduğuna dikkat çekti. Mücadelenin ve emeğin bugün de devam ettiğine değinen Gülşen Demir, yapılacak Gemlik yürüyüşünün de bu temelde olacağını aktardı.
Çağrının üzerinden 14 ay geçtiğini ancak somut anlamda bir adım atılmadığını ifade eden Gülşen Demir, bunun toplumda güvensizliğe neden olduğunu belirtti. Demir, özellikle kadınların öncelikli talepleri arasında Önder Apo ile görüşme sağlanmasının yer aldığını dile getirerek şu ifadeleri kullandı: “Özellikle kadınlar, Sayın Abdullah Öcalan’la görüşebilmenin ne kadar elzem olduğunun farkındadırlar. İmralı’daki mevcut koşulların iyileştirilmesi gerekir, kadınlar bu konuda seslerini yükseltiyor. AİHM kararının uygulanması açısından adım atılması gerekmektedir. Öncelikle mevcut hukukun uygulanmasını beklemekteyiz. Ancak bu adımlar geciktirildikçe halkın ve kadınların güven sorunu ortaya çıkmaktadır. Evet, avukatlarıyla, ailesiyle ya da komisyon üyeleriyle görüşmeler yapılmaktadır. Ancak Sayın Abdullah Öcalan’ın çalışma koşullarının yaratılabilmesi açısından öncelikli adımların atılmadığını görmekteyiz. Bu noktada kadınlar seslerini yükseltmek istemektedir.”
‘GEMLİK’TE ANA TEMA BARIŞIN İNŞASI OLACAK’
Kadınların demokratik yollarla taleplerini dile getirmeye devam ettiğini belirten Gülşen Demir, daha önce TJA öncülüğünde düzenlenen ve Ankara’da sona eren yürüyüşü hatırlattı. Gülşen Demir, 19’unda Gemlik’e yeni bir yürüyüş düzenleneceğini belirterek şu bilgileri paylaştı: “Türkiye ve Kürdistan’dan toplam bin kadının bu yürüyüşe katılması planlanmaktadır. Sürecin öncülüğü ve misyonu olan kadınların meydanlarda ve sokaklarda ses çıkarması, taleplerini demokratik yollarla dile getirmesi çok kıymetlidir.”
‘GÖRÜŞMELER SÜRECİ HIZLANDIRIR’
Gülşen Demir, 27 Şubat’tan sonraki dönemi “kadın zamanı” olarak değerlendirdiklerini ifade ederek, kadınların taleplerini yeniden dile getireceğini belirtti. Barış sürecinin hızlanması için diyalog ve müzakerelerin önemine dikkat çeken Gülşen Demir, Abdullah Öcalan’ın bu süreçte baş müzakereci olarak görüldüğünü ifade etti. Gülşen Demir, görüşmelerin demokratik toplum ve barış sürecine katkı sağlayacağına inandıklarını söyledi.
Gülşen Demir, “Aslında barışın inşa edilmesinde birinci muhatap da kendisidir. Halk, hem Türk halkı hem Türkiye halkı hem de Kürdistan halkı, çok ciddi bir talep içerisindedir. Birinci muhatap odur. Evet, bu statü tanınsa ve görüşmeler yapılsa süreç hızlanacak, talepler daha çok yerini bulacaktır. Bu da yürüyüşün temel taleplerinden biridir. Nitekim yürüyüşümüzün temel taleplerinden bir tanesinin umut hakkı olduğuna değindik. Bunun dışında, ilerleyen bu sürecin baş müzakerecisinin de Sayın Abdullah Öcalan olduğu kanaatindeyiz.
Sayın Öcalan’la yapılacak olan her türlü görüşmenin bu süreci hızlandıracağını, demokratik toplumun ve barış sürecinin ilerleyeceğini düşünüyoruz. Entegrasyon yasaları ile birlikte Türkiye’deki halkların tamamının huzur içinde, daha mutlu bir şekilde yaşayabileceğine dair bir inancımız vardır. Ancak bunun için öncelikle Sayın Öcalan’la görüşmelerin sağlanması gerekmektedir.
‘GÖRÜŞMELERİN TOPLUM AYAĞI SAĞLANMALI’
Gülşen Demir, “Dediğimiz gibi çeşitli görüşmeler yapılmaktadır; ancak bunun halk ayağının da sağlanması gerekmektedir. Kadınlar, özellikle gerek cezaevlerinde şu anda tutsak bulunan siyasetçi kadınlar gerekse dışarıdaki kadınlar hem cezaevlerinde hem de toplumda sürecin muhatabı. Savaş dönemlerinde en büyük mağduriyeti kadınlar yaşıyor. Bir barıştan söz edilecekse, baş müzakereci olarak Abdullah Öcalan’la kadınların görüşmesi gerekmektedir. Bu görüşmeler neticesinde barış için gereken bütün süreçlerin hızlanacağı kanaatindeyiz. Bu anlamda yürüyüşümüzde taleplerimizi demokratik bir şekilde dile getirmeyi amaçlıyoruz. Bütün kadınları da bu yürüyüşe destek olmaya davet ediyoruz.”