Şengal kent merkezinin DAİŞ çetelerinin elinden kurtarılmasının üzerinden 10 yıl geçti. Şengal Özerk Yönetimi, bu vesileyle yazılı bir açıklama yayımladı.
Özerk Yönetim, "Kendimizi ihanetten ve felaketten kurtardık. Şengal’in kurtuluş günü, Şengal halkının diriliş ve zafer günüdür" dedi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“Bugün Şengal’in özgürleştirilmesinin 10’ncu yıl dönümünü büyük bir coşkuyla, umutla ve kararlılıkla kutluyoruz. 10 yıl önce, 13 Kasım 2015’te, Şengal kent merkezinin DAİŞ çetelerinin elinden kurtarıldığı müjdesi halkımıza ulaştı. 10 yıl önce sadece Şengal’i çetelerin elinden kurtarmadık; aynı zamanda ihanetten, felaketten ve tahakkümden de kurtulduk. Bilindiği üzere Şengal büyük bir ihanet sonucu DAİŞ çetelerine teslim edilmiş ve işgal edilmişti. Bu büyük ihanete karşı büyük bir tarihî direniş gösterildi. Şengal, HPG ve YJA-Star gerillalarının, YBŞ-YJŞ savaşçılarının ve Rojava Devrimi güçlerinin öncülüğünde ev ev, sokak sokak savaşarak kurtarıldı. Bu mücadelede yüzlerce şehit verildi. Bu şehitlerin şahsında, özgürlük hareketinin ve özgür Şengal’in bütün şehitlerini anıyoruz. Şengal’in özgürleştirilmesinin 10’ncu yıl dönümünü, şehit aileleriyle ve halkımızla birlikte kutluyoruz.
Şengal’in özgürleştirilmesi sadece bir askerî hamle değildi. Biz Şengal’in özgürleştirilmesiyle birlikte toprağımızı, dilimizi, kültürümüzü, inancımızı ve değerlerimizi kurtardık. Êzidî kadınlarını, Êzidî gençlerini kurtardık. Kendimizi ihanetten ve felaketten kurtardık. Êzidî tarihinin ilk kez kendi savunma gücünü kurduğu ve Êzidî kadınlarının da bu güce katıldığı dönem oldu. İlk kez, bir fermandan (soykırımdan) sonra Êzidîler yeniden kutsal topraklarına döndü. Bu nedenle Şengal’in kurtuluş günü, Şengal halkının diriliş ve zafer günüdür. Kurtuluştan sonra Şengal’de yeni bir yaşam başladı. Êzidî toplumu ve Şengal halkı yeni bir yaşam inşa etmeye başladı. Son 10 yılda devrim sürecinde ilerlemeler kaydedildi, önemli kazanımlar elde edildi. Şengal kendi savunma ve yönetim gücüne ulaştı.
Tüm bu kazanımlara rağmen, Şengal’e yönelik saldırılar hâlâ devam ediyor. Farklı yöntemlerle ferman siyaseti sürdürülüyor. Özellikle DAİŞ’e karşı savaşarak Şengal’i kurtaran güçler hâlâ çeşitli saldırıların hedefi olmaktadır. Şengal’in demografik yapısını değiştirme siyaseti, Êzidîsiz bir Şengal yaratmak amacıyla bugün de sürdürülmektedir. Şengal üzerinde büyük bir siyasi, askeri, ekonomik ve toplumsal baskı hâlâ devam ediyor. Kısacası Şengal’e yönelik tasfiye ve imha planları hâlâ yürürlüktedir.
Bu nedenle, Şengal’in özgürleştirilmesinin 10’ncu yılında tüm Êzidîlere yeniden çağrıda bulunuyoruz: Halkımıza çağrımızdır, kültürleri, dilleri ve inançları etrafında birleşsinler özel savaş politikalarına ve Beyaz Ferman’a (Fermana Spî) karşı özgün mücadelelerinin cevabını versinler. Halkımıza çağrımızdır, her zamankinden daha fazla kendi örgütleri, kurumları ve savunma güçleri etrafında birleşsinler.
Şengal’in özgürleştirilmesinin 10’ncu yıl dönümünü özellikle Önder Apo’ya armağan ediyoruz. Bu topraklardaki varlığımız, Önder Apo’nun emeği sayesindedir. Bugün de Önder Apo, Barış ve Demokratik Toplum sürecinde Êzidî halkına en büyük güç ve moral kaynağını veriyor. Onun her mektubu, her sözü, her mesajı bize özgürlüğün yolunu gösteriyor. Şengal nasıl Önder Apo’nun emeğiyle kurtulduysa, yine onun fikirleriyle özgür ve özerk Şengal inşa edilecektir.
Son 10 yılda ferman sürecinden Şengal Devrimi’ne, Şengal Devrimi’nden yeniden doğuş sürecine yürüdük. Bugün özgür, demokratik ve özerk Şengal’in inşası için koşullar her zamankinden daha elverişli. Şengal’in özgürleştirilmesinin 10’ncu yılında biz de güçlü bir şekilde Önder Apo’nun Barış ve Demokratik Toplum hamlesinin bir parçası olacağız. Êzidî toplumu kimliğine, toprağına, statüsüne her zamankinden daha fazla sahip çıkacaktır. Ve her zamankinden daha fazla Önder Apo’nun fikirlerine bağlı kalacaktır. Şengal’in özgürleştirilmesinin 10’ncu yıl dönümünde, bizler de özgürleştirilmesi özgür ve demokratik bir toplumun inşasıyla taçlandırmak için mücadelemizi büyüteceğiz.”