‘Aryen Arê bir kale gibiydi; özgürlük ilkelerine kendini adamıştı’
HPJ komutanlarından Viyan Helo, şehit Aryen Arê’yi anarak onun bir kale gibi olduğunu, asla teslim alınamadığını ve özgürlük ilkelerine kendini adadığını ifade etti.
HPJ komutanlarından Viyan Helo, şehit Aryen Arê’yi anarak onun bir kale gibi olduğunu, asla teslim alınamadığını ve özgürlük ilkelerine kendini adadığını ifade etti.
Doğu Kürdistan Kadın Savunma Güçleri (HPJ) komutanı Viyan Helo, Aryen Arê ve Eriş Berxwedan’ın şehadetlerinin ikinci yıl dönümü vesilesiyle yaptığı açıklamada her iki şehidi andı.
Özellikle komutan Aryen Arê’nin kişiliği ve mücadelesine değinerek şunları ifade etti: “3 Aralık 2023’te Türk devletinin hava saldırısında şehit düşen Aryen Arê ve Eriş Berxwedan başta olmak üzere tüm devrim şehitlerini anıyor, anıları karşısında saygıyla eğiliyorum. Her iki arkadaşın kişilikleri ve duruşları, Kürdistan’ın iki parçası arasındaki bağı bir kez daha güçlendirdi. Kürt halkının bağlılığı ve ruhu yeniden görünür hale geldi.
Aryen yoldaşı ilk olarak 2011 yılında gördüm. Şaho’ya gitmeye hazırlanıyordu. Aryen yoldaş büyük bir coşku ve moralle doluydu. Bir kale gibi sağlam ve büyük bir aşkla gidiyordu. İnsanların dikkatini çekiyordu. Doğal bir kadındı, doğasıyla bütünleşmişti. Yaşı küçüktü ama bir komutandı.
Aryen yoldaş Selmaslıydı. Yurtsever bir ailede doğmuştu. Selmas, işgalci güçleri hiçbir zaman kabul etmeyen, Kürt kültürünü ve kimliğini her zaman mücadeleyle koruyan bir tarihe sahiptir. Aryen yoldaş da bu topraklara ve Selmas’ın kültürüne bağlı ailelerden birinin kızıydı. Toprağına ve kültürüne bağlı bir annenin çocuğuydu.
Gerçekten de Aryen yoldaşın kişiliğinde gizli kalmış bir tarih görülüyordu. Emperyalist zihniyet karşısında teslimiyeti asla kabul etmedi ve gerilla saflarına katıldı. Çok genç yaşta katılmıştı. Çünkü Aryen yoldaş genç yaşta kendi kişiliğini tanıdı. İnsan olmayı, kadın olmayı ve Kürt olmayı esas alarak gerillaya katıldı. Emperyalist sistem içinde teslimiyet yaşamayı kabul etmedi. Bu nedenle genç yaşına rağmen başını kaldırdı ve mücadeleye katıldı.
Kadın mücadelesi, Kürtlük mücadelesi ve toprağı için Aryen yoldaş Önder Apo’nun felsefesiyle buluştu. Gerillaya katıldığında Önder Apo’nun savunmalarını ve manifestosunu defalarca okudu, bu felsefeyi özümsedi. İnsanlık tarihini ve kadın tarihini onun kişiliğinde görmek mümkündü. Çünkü Aryen yoldaş kendini büyük bir aşkla eğitiyordu. Eğitim onun için çok önemliydi, büyük bir tutkuyla öğreniyordu. Kendini eğitiyor, mücadeleyi öğreniyordu. Kadın aklını kişiliğinde inşa etmişti. Kendini geliştirmiş ve bu akılla yürümüştü. Onun kişiliğinde büyük bir güç görülüyordu.
Aryen yoldaş doğayla birdi. Doğaya büyük bir aşkla yaklaşıyor ve onunla bütünleşiyordu. İşte hiçbir zaman küçük-büyük iş ayrımı yapmazdı. Bana öğrettiği şeylerden biri şuydu: ‘Bugünün işini asla yarına bırakma. Bugünü bitir ki yarın daha farklı bir iş yapabilesin.’ Hiçbir zaman boş durmazdı. Zamanına değer verirdi.
İnsan kendisini Aryen yoldaşın fikrî, öz savunma ve manevi gücü karşısında kendilerini sorgulardı. Herkes kendi kendine ‘Ben de Aryen yoldaş gibi güçlü olmak istiyorum. Onun gibi ilerlemek ve özgür bir kadın gibi mücadele etmek istiyorum’ derdi. Bu nedenle Aryen yoldaş bir gününü bile boşa geçirmez, her zaman çevresindekileri eğitmekle meşgul olurdu. Her şeyi büyük bir aşkla yapardı.
Aryen yoldaş mücadelesinde her zaman bir komutandı. Doğu Kürdistanlı bir kadındı, kendine güveniyordu, bir kale gibiydi; mücadelesiyle hiçbir zaman teslim alınamıyordu.
2011’de Doğu Kürdistan’a geçti. Şaho’dan Merîwan’a, Merîwan’dan Urmiye’ye kadar her yerde mücadele etti. Kamyaran, Bawe, Sine, Merîwan, Urmiye, Mako’da her kadına ulaşıyordu. ‘burası şehir ben gidemem’ demezdi. Şehre girer, zorlanan kadınlara gerçekleri anlatırdı. Kadınlara mücadeleyi öğretirdi. Kadınlara yöneticiliği öğretirdi. Doğu Kürdistan’daki kadın, genç ve tüm halk için Aryen yoldaş büyük bir emek sahibiydi.
Aryen yoldaş özü sağlam, ruhu temiz biriydi; insanı özgürlük kararlarına yönelten bir cevherdi. Fikirlerini, ruhunu ve emeğini her zaman ortaya koyar, iradesinin altında kalmasına izin vermezdi. İradesiyle kendini büyütüyordu. Özgür kadın aklıyla Doğu Kürdistan’da komutanlık yapıyordu, şehit düştüğü güne kadar. Yaşamı ve insanı fikirleriyle güzelleştiriyordu. Rojhilat’ta ve Başûr’da savaşçılarına büyük emek veriyordu. Her savaşçıyı bilgiyle güçlendiriyordu.
Aryen yoldaş kendine güvenirdi, bir kale gibiydi. Her savaşçısını da bu anlayışla eğitirdi. Bugün tüm savaşçıları ‘Biz Aryen yoldaş gibi olmalıyız’ diyor.
Nasıl ki Aryen yoldaş özgürlük ilkelerine kendini adamışsa, onun tüm savaşçıları da aynı esaslarla mücadele ediyor. Şaho’dan Merîwan’a, Urmiye’ye, Mako’ya kadar tüm savaşçılar Aryen yoldaşın savaşçılarıdır. Onun fikirleriyle kendilerini eğittiler, onun aşkıyla mücadele ediyorlar.
İran birçok kez Aryen yoldaşı esir almak istedi ama başaramadı. Siyasi yöntemlerle ve güçlü saldırılarla çok denedi ama ele geçiremedi. Çünkü Aryen yoldaş belirgin bir mücadele tarzına sahipti; nasıl savaşacağını biliyordu.
Aryen yoldaş bize nasıl savaşacağımızı öğretti. Özel savaş karşısında nasıl korunacağımızı, nasıl savaşacağımızı öğretti. Yaşamda sıcak-soğuk karşısında nasıl mücadele edileceğini öğretti. Bunların hepsini Aryen yoldaştan öğrendik. Onun silahını yere düşürmeyeceğimize söz veriyoruz.
Bir kez daha Aryen yoldaşın anısı karşısında saygıyla eğiliyoruz. Onun hayalleri hiçbir zaman unutulmayacak, tamamen gerçekleştirilecektir.”