Ekonomi Çalıştayı: Mazeretlere başvurmadan çözüm üretmeliyiz

‘Demokratik Ekonomi ve Ekonomik Örgütleme Çalıştayı’ndaki konuşmalarda ekonominin örgütlenmesi gerektiği belirtilerek, “Mazeretimiz olamaz, eksiklerimiz oldu” mesajı verildi ve pratik adımların önemine işaret edildi.

Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) tarafından ÇandAmed Kongre Merkezi'nde düzenlenen "Demokratik Ekonomi ve Ekonomik Örgütleme Çalıştayı" ikinci gününde sürüyor. DEM Parti Grup Başkanvekilli Sezai Temelli, Demokratik Birlik İnisyatifi Eşsözcüsü Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, belediye eşbaşkanları, sivil toplum örgütü ve siyasi parti temsilcileri ile çok sayıda kişinin katıldığı çalıştay, “Yerel Yönetimler ve Demokratik Ekonomi Deneyimi: Sınırlar ve İmkanlar” başlığıyla gerçekleştirilen oturumla başladı. Panelde görevleri gasp edilen Êlih Belediyesi Eşbaşkanı Gülistan Sönük ile Wan Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Abdullah Zeydan, sunum yaptı.  

‘MAZERETİMİZ OLAMAZ’

Wan Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Abdullah Zeydan, yerel yönetimlerin toplumun inşasında önemli bir yer tuttuğuna dikkat çekerek, “Çöktürme planı ile birlikte 10 yıldır  devam eden bir saldırı durumu oldu. Halkımız ile birlikte komünü inşa edeceğiz. Halkın öncülük ettiği, içinde yer aldığı bir komün olacak.Yerel yönetim geleneğimiz Hilvan’da Nadir Temel, Êlih'te Edip Solmaz, Fatsa da Terzi Fikri'den geliyor.Yerel yönetim sadece belediye değil, kentlerdeki meslek, emek örgütleri, sivil toplum kuruluşları, kadın örgütlerini kapsayan birşeydir. Belediyelerde yerelin bileşenlerinden sadece biri” diye konuştu.

Sömürgeci anlayışa karşı örgütlülük çağrısı yapan Zeydan, “Kürdistan’da sömürgeci bir anlayış ile politika yürütülüyor. Ganimet anlayışı var. Kürdistan’da özel savaş politikaları imha ve asimilasyon politikası ile sürdü. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın paradigması ile birlikte kapitalist anlayış geriledi. Kadın özgürlükçü, demokratik anlayış bu mücadelenin öncüsü oldu. Gerekçe yaratmaktan çok, halklara dayatılan ekonomik, ekolojik, kültürel kırımı nasıl önleyebiliriz bunu konuşmamız ve mücadele etmemiz gerekiyor. Emek sömürüsü yoğun bir şekilde devam ediyor. 12 yaşındaki bir çocuğun emeğinin sömürüldüğünü görebiliyoruz. Bunu yaşamın her alanında görebiliyoruz. Burada hiçbir mazereti önümüze koyamayız. Onun orda olmasında bizim de suçumuz var deyip mücadele edilmesi gerekiyor” diye konuştu.

EKSİK KALDIK, EKONOMİYİ ÖRGÜTLEMELİYİZ’

Êlih Belediyesi Eşbaşakanı Gülistan Sönük ise Kürt Özgürlük Hareketi’nin ortaya çıktığı günden bugüne toplumun ihtiyaçlarına cevap olma hedefi ile adımlar attığını belirterek, “Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Kürdistan’da yoksulluk bir hedef olarak görülmüştür. 27 Şubat günü yapılan açıklama sonrası inşa çalışmaları başladı. Birçok yerde halk ile bir araya gelip, konuştuk. Çalıştay, konferanslar düzenledik. Ne yapabiliriz? Üzerine tartıştık. Burada da sizinle önerileri konuşmak istiyoruz. Somut bir şekilde ilerlemek ve tartışmak istiyoruz.  Ekonominin inşasında önemli bir çalıştay. Bu çalıştayın bir komisyonun oluşması ve alınan kararların pratiğe geçmesini istiyoruz. Dün Mustafa hocanın kullandığı, ‘Zengin bir coğrafyanın halkı fakirse bunun adı sömürgeciliktir’ sözü aslında Kürdistan da var olan durumu gözler önüne seriyor.  Kurduğumuz kooperatifler kayyımlar tarafından işlevsiz hale getirildi. Daha birçok çalışmamız kayyımın hedefi oldu. Kadını üretimin bir parçası haline getirmek istiyoruz. Üretimin öncüsü için çalışma yürütüyoruz. Sürdürebilirlik konusunda eksik kaldık. Pazarını oluşturma noktasında eksik kaldık. Bu ciddi sorunlara yol açtı. Kentin yoksulluk haritasının çıkarılması, engelli sayısını çıkarılması ve buna sonuç alıcı adımların artırılması önemli" dedi.

Sürdürebilirliğin yol ve yöntemini belirleyen bir koordinasyonun kurulması gerektiğinin altını çizen Gülistan Sönük, "GABB dışında daha dar birlikler oluşturulmalı. Engellilerin yaşama katılmasında belediyenin rolü çok önemli. Sağlamcı anlayışı ortadan kaldırmamız lazım. Bu anlayış engellileri görmeyen bir noktada. Sürdürebilirlik ile engellilerin sorunlarını ortadan kaldırabiliriz. Barışı konuşurken eşitliği de inşa edebiliriz. Çalıştayın asıl amacı ekonomiyi örgütlemek. Bunun yol yöntemini belirlemek istiyoruz” ifadelerini kullandı. 

Katılımcılar ise yaptıkları konuşmalarda şu mesajları verdi: “Ortak koordinasyon sorunu var.  Personel politikasında liyakat sorunu da var. Kayyımların bıraktığı sorunlar var.  10 milyon engelli ve aileleri için AKP’nin engelliler politikası vardı. Bunu bir oy deposu olarak görüyor.  Belediye ve partimizin engelli politikasında yoğun bir eksiklik hali var. Karar almada engellilerin katılımı sağlanmalı. Seçimden önce bir komisyon kuruluyor ancak seçim sonrası görülmüyor. Belediye meclislerinde engellilerin olması çok önemli. Engellilerin erişebilirliği sağlanmalı. Komünal ekonomi içinde belediyeyi nereye koyacağız? Alternatif bir ekonomi oluşturmak istiyorsak öncelikle belediyeleri komünal bir örgütleme modeline dönüştürmeliyiz. Örgütleme çalışmalarında belediyenin aktif bir rol içinde olması gerekiyor. Yoksa kısır döngüye dönüşür. Kısır döngüyü yaşamın her alanından çıkarmalıyız. Belediyeler köy komünlerinin üretimin halka ulaştırabilir. Köydeki üretimi yaygın bir hale getirebilir. Ekonomide belediyeler öncü rolü üstlenebilir. Belediyeler eliyle bir Kürt sermayesi oluşturuldu.  Bu sermaye bizim dışımızda kaldı."