GÖRÜNTÜLÜ

Komünar Dergisi 20. yılını kutluyor

Komünar dergisi, yayın hayatına başlamasının 20’nci yılını kutluyor. 27 Kasım 2005’te ilk sayısıyla okurla buluşan dergi, iki on yılı aşkın süredir yaşamı, mücadeleyi ve devrimci düşünceyi esas alan bir yayın çizgisini kararlılıkla sürdürüyor.

KOMÜNAR

İlk kez 27 Kasım 2005 tarihinde yayın hayatına başlayan Komünar dergisi, 20’nci yılını geride bırakıyor. Yirmi yıl, bir insan yaşamında gençliğin dinamizmini ve üretkenliğini ifade ederken; devrimci bir dergi için ise olgunlaşma, derinleşme ve ideolojik üretimde yeni bir eşik anlamına geliyor. Komünar dergisi, geride bıraktığı 20 yıl boyunca soluk soluğa süren bu yürüyüşün sahibi olarak, devrimci yayıncılık tarihinde kalıcı bir yer edindi.

Komünar dergisi, Abdullah Öcalan Sosyal Bilimler Akademisi’nin yayın organı olarak çıkarıldı. Yayın çizgisini daha ilk sayısından itibaren açık bir biçimde ortaya koyan dergi, logo olarak akademinin amblemini kullanırken, slogan olarak da Önder Apo’nun “Sosyalizmden kuşku duymak insandan ve onun geleceğinden kuşku duymaktır” belirlemesini benimsedi. Bu tercih, Komünar’ın yalnızca bir dergi değil, ideolojik ve toplumsal bir duruşun ifadesi olduğunu ortaya koydu.

Dergi, kuruluş sürecinde iddiasını “başarımızın ölçüsü, ulaşabildiğimiz bütün kadro yapısında dergiye sahip çıkma yaklaşımını yaratabilmektir” sözleriyle tanımladı. Bugün gelinen aşamada bu belirleme geçerliliğini korurken, Komünar’ın görev ve sorumlulukları da büyüyerek devam ediyor. Toplumsal sorunlara, özgürlük ve sosyalizm mücadelesine ideolojik derinlik kazandırma hedefi, derginin temel ekseni olmaya devam ediyor.

Bugün 91’inci sayısının hazırlıkları yürütülen Komünar dergisinin, Kasım 2005’te yayımlanan ilk sayısının dosya konusu “27 Kasım” olmuştu. Dergi, ilk sayısından 41’inci sayısına kadar aylık olarak yayımlandı. Mayıs 2009’dan itibaren ise üç ayda bir okurla buluşmaya başladı. 45’inci sayıdan itibaren ise belirlenen konularda derinleşmeyi esas alan dosya formatına geçilerek, teorik ve ideolojik yoğunluk daha da güçlendirildi.

Yirmi yıllık yayın yaşamı boyunca Komünar dergisi, yalnızca güncel gelişmeleri aktaran bir yayın olmanın ötesinde, devrimci düşüncenin tartışıldığı, üretildiği ve kolektif bir akılla derinleştirildiği bir zemin olmayı sürdürdü. Komünar, 20’nci yılında da bu yürüyüşü kararlılıkla devam ettirmeye hazırlanıyor.

Komünar dergisi çalışanları derginin kuruluş yıldönümü vesilesiyle ANF’ye konuştu.


Roza Zagros: Komûnar Dergisi, 20 yıldır bir çalışma yürütüyor. Önderliğin zihniyeti (düşünce biçimi) ve fikirleri bu çalışmaya öncülük ediyor. Komûnar’ın bu çalışması bir inşa çalışmasıdır. Derginin içeriğine gelecek olursak, çalışma kolektif bir çabanın ürünüdür ve kolektif olarak yürütülmektedir. Komûnar çalışması, bir kolektif çalışma olması nedeniyle bu esas üzerine yürütülmektedir.

Bu nedenle Komûnar, hem eğitim hem de inşa açısından bütün örgütsel yapılar ve toplum içinde kabul görmüş ve bir kimlik kazanmıştır.

Serhed Ruken: Komûnar Dergisi’nin 20’nci yıl dönümünü başta Önder Apo, şehitlere ve tüm arkadaşlara kutluyoruz. Önder Apo’nun düşüncelerini paylaşan her çalışma anlamlı ve kutsaldır. 20 yıl içinde Önder Apo’nun fikirlerini en fazla paylaşan dergiydi. Bu nedenle, geçtiğimiz yıllarda Önder Apo’nun düşüncelerinin arkadaşlara ve halka ulaşması amacıyla derginin istikrarlı çıkması için çabalar vardı.

Bugün Önder Apo’nun fikirleri, Kürtleri ve Ortadoğu’yu aşmış ve evrensel düşüncelere dönüşmüştür. Önder Apo’nun düşünceleri küresel düzeyde değerlendiriliyor ve tartışılıyor. Ezilen toplumlar ve diğer sistemler için Önder Apo’nun paradigması ve demokratik modernite bir umuttur.

Bizler de Abdullah Öcalan Sosyal Bilimler Akademisi’nin bir parçasıyız. Önder Apo’nun her bir görüşü, bir cümlesi ile eseri toplum içinde dikkatle takip ediliyor ve tartışılıyor. Çünkü Önder Apo’nun düşünceleri, özgür yaşam çerçevesinde paylaşılıyor ve takip ediliyor. Sadece Önder Apo'nun fikirlerinin paylaşılması değil, aynı zamanda Önder Apo'nun çalışma biçimi de esas alınmaktadır.

Özgür bir yaşam için demokratik bir toplumun inşası, toplumun geleceğini bulabilmesi, yaşamını bunun üzerine inşa edebilmesi ve kültürünü bunun üzerine yenileyebilmesi temel meselelerdir; konu buna göre belirlenmektedir.

Xebat Dicle: Temel motivasyonumuz, Önderliğin ‘Sağlam bir teorisi olmayanın sağlam bir pratiği olamaz’ sözüdür. Biz de Abdullah Öcalan Sosyal Bilimler Akademisi olarak bu hedef doğrultusunda hareket ediyoruz. Dergiyi diğerlerinden farklı ve özgün kılan yönü ise, şehitleri olan bir dergi olmasıdır.

Derginin çıktığı 20 yıl boyunca, özellikle Komûnar Dergi ile birebir ilgilenen ve yazılarıyla katkı sunan arkadaşlarımız da oldu. 2008 yılında Sinan Şahin arkadaşımız, 2022 yılında ise Erdal Tolhildan arkadaşımız, bu çalışmaları yürüttüğü esnada şehit düştü.

Komûnar Dergi’nin ismini Önderlik önermiştir; Abdullah Öcalan Sosyal Bilim Akademisi’ni önerdiği gibi. Yeni dönemde de hareket olarak bir değişim ve dönüşüm yaşıyoruz. Bu değişim ve dönüşüme öncülük edecek olan çalışmalardan biri de akademi çalışmalarıdır. Her değişim döneminde bu böyledir; bu dönemde de akademi çalışmaları ayrıca özel bir rol oynayacak.

Dergimizin de ayrı özel bir yeri ve misyonu olacak. Abdullah Öcalan Sosyal Bilim Akademisi olarak Kürt rönesansını Ortadoğu’ya ve dünyaya yaymak istiyoruz; bu anlamda bir öncülük rolü üstlenmeyi amaçlıyoruz.