GÖRÜNTÜLÜ

Lokman Hasan: ‘Sayın Öcalan barışın muhatabı ve Kürt meselesinin temsilcisidir’

Siyasi gözlemci Lokman Hasan, İmralı’yı ziyaret eden Meclis komisyonunun önemine dikkat çekerek, “Bu ziyaret, Sayın Öcalan’ın irade sahibi bir aktör, barışın muhatabı ve Kürt meselesinin temel temsilcisi olduğunun kabulüdür” dedi.

Kuzey Kürdistan ve Türkiye’de barış süreci ve demokratik toplum süreci yürütülmektedir. Bu sürecin Kürdistan’ın dört parçası ve Ortadoğu üzerinde etkileri vardır. Siyasi gözlemci ve analist Lokman Hasan, ANF’ye yaptığı açıklamada sürecin başarısının Kürdistan’ın dört parçası için önemli olduğunu belirterek, barış ve demokratik toplum sürecinde önemli bir aşamanın geçildiğini ifade etti.

‘BARIŞ SÜRECİ SAVAŞIN KENDİSİNDEN DAHA ÇETİNDİR’

Lokman Hasan, Kuzey Kürdistan ve Türkiye’de yürütülen barış ve demokratik toplum sürecinin, Kürdistan’ın dört parçası ile Ortadoğu’nun geleceğini doğrudan etkilediğini belirtti. Sürecin başarısının tüm Kürtler için olduğu kadar Türkiye açısından da tarihsel bir önem taşıdığını vurguladı.

Önder Apo’nun her zaman barış ve demokrasinin öncüsü olduğunu ifade eden Hasan, şöyle devam etti: “Barış; akılcı, demokratik ve yasal bir siyasi sürecin olgunlaşması, tarafların birbirini anlamasıdır. Savaş bir tarafın kararıyla başlayabilir ancak barış tek tarafla gerçekleşmez, daha karmaşık, daha zor bir süreçtir ve özel bir irade gerektirir. Sayın Öcalan barış girişimlerini ilk kez başlatmıyor, onun mücadelesi, ideolojisi ve düşüncesi barış felsefesi üzerine kuruludur. Öcalan, hem dışarıda hem İmralı’da her zaman barışa hazır olmuştur. Her zaman dediği gibi: ‘Bütün dünyanın gücüne sahip olsak bile kimseye saldırmayız; ama kimsenin bize saldırmasına da izin vermeyiz.’ Bu yaklaşım sayın Öcalan’ı barış sürecinin mimarı haline getirmiştir.”

‘KÜRT SORUNU ÇÖZÜLMEDEN BÖLGE DEVLETLERİ HUZUR BULAMAZ’

Hasan, Kürt meselesinin çözülmediği sürece Türkiye ve diğer bölge devletlerinin kalıcı istikrara kavuşamayacağını belirterek şunları söyledi: “Türkiye, kendi içinde gördüğü tehdidi aşmak için Sayın Öcalan’a yönelmiştir. Bölgesel ve küresel değişimler ulus-devlet anlayışını sarsıyor ve Türkiye’yi tüm sorunlarını yeniden gözden geçirmeye zorluyor. Türkiye’nin pek çok sorunu var; fakat Kürt sorunu en köklü, en belirleyici olanıdır. Türkiye ve komşu devletler açısından barış ve istikrarın yolu bu sorunun çözümünden geçmektedir. Türkiye devleti bu nedenle Kürtlere yönelmiş ve Sayın Öcalan’a başvurmuştur. Sayın Öcalan da bunu tarihsel bir fırsat olarak değerlendirmektedir.”

‘AĞIR VE KARMAŞIK GÖREV ŞİMDİ TÜRK İKTİDARININ OMZUNDADIR’

Hasan, sürecin ‘terörsüz Türkiye’ söylemi üzerinden yürütülmesinin yanlış olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Biz bu süreci barış, demokratik entegrasyon ve ortak yaşam süreci olarak görüyoruz. Ancak devletin meseleye yaklaşımı farklılık gösteriyor. Eğer gerçekten geleceğini güvence altına almak istiyorsa, ‘terörsüz Türkiye’ kavramı yanlıştır; çünkü bu tanım PKK ve Kürtleri terör ile özdeşleştiren yüz yıllık zihniyetin devamıdır. Bu zihniyet kolay değişmez. Bahçeli ve Erdoğan’ın açıklamaları, Türk zihnindeki bu katı yaklaşımın ilk kez çatladığını gösteriyor. Sürecin onlar için bu kadar zor olmasının nedeni de budur.”

‘DERİN DEVLET BARIŞ SÜRECİNİN UYGULANMASINDA BASKI ALTINDA’

Hasan, Türkiye’nin Rojava’dan çekilmesi yönündeki baskılara işaret ederek şunları söyledi:

“Türkiye’nin attığı adımlar görünürdür, ancak bunların ne kadar sürdürülebilir olduğu belirsizdir. Küresel ve bölgesel gelişmeler Türkiye’yi barış sürecinden uzaklaşmaktan alıkoyuyor. Türkiye, Rojava’da kalıcı olmak istiyor fakat askeri varlığı tehdit altında. Üslerin boşaltılması yönündeki talepler derin devlet üzerinde ciddi baskı oluşturmakta ve barış sürecinin uygulanmasını zorunlu kılmaktadır.”

‘SAYIN ÖCALAN BARIŞIN MUHATTABI VE KÜRT MESELESİNİN TEMSİLCİSİDİR’

Lokman Hasan konuşmasını şu sözlerle tamamladı: “İmralı’ya yapılan ziyaret ve Önder Apo ile doğrudan görüşme, onun Kürt meselesinin temel temsilcisi olduğunu ortaya koymaktadır. Komisyonun İmralı’ya giderek Öcalan’dan görüş alması yeni bir dönemin başlangıcıdır. Bu meşru, tarihsel ve anlamlı bir adımdır. Sayın Öcalan’ın barışın muhatabı ve karar verici aktör olduğunu teyit etmektedir. Söz konusu komisyon Türkiye halkı ve siyasi partilerin temsilcisidir ve bu gelişme tarihe yazılacaktır.”