GÖRÜNTÜLÜ

Onlar Kürdistan özgürlük gerillalarının dili ve gözü oldular

Şehit düşen HPG BİM üyeleri Aso Baran, Şîlan Ezgi, Tufan Sefkan, Azad Serxwebûn ve Fırat Tolhildan’ı anan Gazeteci Egîd Sîrwan, “Onlar Kürdistan özgürlük gerillasının dili ve gözü oldular” dedi.

BASIN ŞEHİTLERİ

Gazeteci Egîd Sîrwan, Hêzên Parastina Gel Basın İrtibat Merkezi (HPG BİM) üyeleri Aso Baran, Şîlan Ezgi, Tufan Sefkan, Azad Serxwebûn ve Fırat Tolhildan’ın mücadele yaşamına ilişkin konuştu. Bu 5 devrimcinin yürüttüğü çalışmalarla gerilla savaşını ve direnişini hafızaya dönüştürdüğünü vurgulayan Gazeteci Egîd Sîrwan, “Her beş Özgür Basın emekçisini saygıyla anıyorum. Heval Şîlan Ezgi, Aso Baran, Tufan Sefkan, Fırat Tolhildan ve Azad Serxwebûn basın çalışmalarında çok önemli roller üstlendiler. Dağ basın çalışmalarının gelişmesine öncülük ettiler, fedakârca emek verdiler ve Önder Apo’nun fikirlerini, gerilla yaşamını, Kürdistan özgürlük mücadelesini en iyi biçimde anlatmaya çalıştılar. Adeta Kürdistan gerillalarının dili ve gözü oldular. Bunu profesyonelce ve devrimci bir ruhla yaptılar.


Özellikle Tufan, Azad ve Fırat hakkında birkaç şey söylemek isterim. Çünkü Özgür Basın üyesi biri olarak bu üç yoldaşı yakından tanıdım. Onları 2017 yılında tanıdım. Üçü de komutan Ali Kanîroj komutanlığında mücadele ediyordu. Bu üç yoldaş, büyük bir tutkuyla, sorumluluk bilinciyle ve ciddi bir emekle basın çalışmalarına katıldılar. Her biri büyük bir çaba gösterdi. Medya Savunma Alanları’nda kaldılar, çatışma bölgelerinde bulundular, gerilla mücadelesinin hafızası oldular. Hem kalemleriyle, hem kameralarıyla gerçeği belgelediler. Yaptıkları işe büyük bir ciddiyetle yaklaşan, güçlü bir iradeye sahip yoldaşlardı. Heval Tufan, Dersim’e bağlı Ağdat köyündendir. Üniversite eğitimi görmüş, okumuş, bilgili bir arkadaştı. Bu birikimiyle özgürlük hareketine katıldı. Uzun yıllar gerilla olarak mücadele etti; özellikle Zagros ve Avaşîn bölgelerinde görev yaptı. Birkaç kez yaralandı. Devrimci Halk savaşı döneminde aktif görev üstlenmiş, birçok eyleme katılmış ve direnişte önemli rol oynamıştı.

Komutanlar Reşîd Serdar ve Nureddîn Sofî ile birlikte mücadele yürütmüş, onların savaşçısı olmuştu. Şehit Tufan hiçbir zaman ‘Ben gerilla komutanıyım, basın işini nasıl yapacağım’ demedi. Tam tersine, büyük bir inançla basın çalışmalarına katıldı ve bu alanda kendini geliştirmek istedi. Kısa sürede özgür basının deneyimli üyelerinden biri haline geldi. Yoldaşlarına öncülük eden, sorumluluk alan, ciddiyetle çalışma yürüten biriydi. Pek çok bölgeyi gezdi, gerilla mücadelesinin fotoğraf ve video arşivini oluşturdu, bütün bunları tarihe mal etti. Bir başka konuya da dikkat çekmek istiyorum. Heval Tufan, daha önce gerilla saflarında bulunduğu dönemde bir çatışmada yaralanmıştı. 2018 yılı Temmuz ayında, HPG Basın alanına yönelik bir saldırı gerçekleştiğinde o da oradaydı. O saldırıda heval Ali Kanîroj, Helgurt ve Xemgîn şehit düştüler, heval Tufan ise yaralandı ve bacağı kırıldı.


Bu olaya bizzat tanıklık ettik. Bir süre tedavi gördü ama hiç ‘Ben yaralıyım’ demedi. Tam tersine, yaşadığı acılardan güç alarak daha kararlı bir şekilde çalışmalarına döndü. Öfkesini, kinini mücadeleye dönüştürdü. Fiziksel olarak çok zorlanmasına rağmen, Medya Savunma Alanları’ndaki ağır koşullarda tek bir gün bile engel tanımadı. Çalışkanlığıyla, emeğiyle, inancıyla tanındı. Gerçekten de Özgür Basında çok önemli ve tarihi çalışmalar yürüttü. Özellikle son döneminde büyük bir tutkuyla yürüttüğü çalışma, Komutan Ali Piling’in portresiydi. Onun hazırlığını bizzat kendisi yapmıştı.”

HALİL DAĞ’DAN ÇOK ETKİLENMİŞTİ

Gazeteci Egîd Sîrwan, şehit Fırat Tolhildan’ın Halil Dağ’dan çok etkilendiğini ve onun izinden gittiğini belirterek, “Heval Fırat Tolhildan, 2017 yılında Özgür Basın çalışmalarında tanıdığımız yoldaşlardan biriydi. Onu tanıdığımda, henüz yeniydi, eğitimini yeni tamamlamıştı ve Gurbetelli Ersöz Özgür Basın Akademisi’nden çıkmıştı. HPG basın ve iletişim merkezinde çalışmaya başlamıştı. Fırat, sakinliği, güler yüzü ve sıcakkanlı yaklaşımıyla çevresine enerji yayardı.

 Çok güzel bazı özellikleri vardı; daha ilk andan itibaren çalışmalara çok ciddi yaklaşırdı, disiplinli ve sorumluluk sahibiydi. Yaptığı çalışmayı hep daha ileriye taşımak istiyordu. Ne zaman özgür basın çalışmalarından, gerilladan ya da gerilla mücadelesinden söz etse, mutlaka Halil Dağ’dan bahsederdi. Hemen her konuşmasında onun ismini anardı. Fırat, Halil Dağ’a büyük bir sevgiyle bağlıydı; ondan derinden etkilenmişti ve onun gibi hem dağlarda, hem özgür basında sinemayı, basını, gerilla yaşamını geliştirmek istiyordu. Sürekli bu konular üzerine düşünür, konuşurdu. Gerçekten de Halil Dağ gibi ciddi, meraklı, üretken bir kişiliğe sahipti. Ona bir şeyin yapılamayacağını söylediğinde, hemen ‘Hayır, yapılabilir, imkan yaratırız’ derdi. Asla vazgeçmezdi. Her türlü zorluğu aşabilecek kadar kararlıydı.

Özellikle Zagros ve Avaşîn gibi zorlu alanlara gitmeyi çok istiyordu. Sonunda da bu bölgelerde görev aldı ve orada şehit düştü. Fırat’ı tanıyan yoldaşlara nasıl biri olduğunu sorduğumuzda, herkes şöyle derdi; ‘Korkudan hareket edemiyoruz çünkü ne yapsak heval Fırat kameraya çekiyor.’ Çünkü Fırat, gerillaların zorluklar içindeki emeklerini, güzelliklerini en iyi şekilde kaydetmek isterdi. Onları tarihe mal etmek istiyordu. Fırat gibi yoldaşlar sayesinde gerilla mücadelesi topluma daha derin aktarılabiliyor. O, kalemiyle ve kamerasıyla gerillanın gözü, dili olmak istiyordu. Bu yönüyle gerçekten çok özel bir kişiliğe sahipti. O, kalemiyle, emeğiyle ve yüreğiyle gerillanın diliydi” dedi.

BASIN ÇALIŞMALARINI TUTKUYLA YÜRÜTÜYORDU

Egîd Sîrwan konuşmasının devamında şehit Azad Serxwebûn’u ise şu sözlerle anlattı: “Heval Azad da özellikle Zagros bölgesinde çalışma yürütüyordu. 2016–2017 yıllarında Avaşîn eyaletinde kamerasıyla birçok eyleme katılmıştı. Bunlardan biri de Rubarok karakoluna yönelik eylemdi. O dönemde onunla birlikte kalan tüm yoldaşlar, Azad’ı çok severdi. Çok güler yüzlü, sakin ve samimi bir yoldaştı. Özgür basın çalışmalarını büyük bir tutkuyla yapıyordu, çok iyi bir muhabirdi. Zaman zaman sağlık açısından zorluklar çekse de, yeniden toparlanıp Avaşîn ve Zagros bölgelerinde çalışma yürütmeye devam ederdi.

Bugün gerilla arşivlerinde yer alan ya da medyada gördüğümüz tüm bu çalışmalar şehit Şîlan, Aso, Tufan, Fırat ve Azad’ın verdiği emekler sonucu ortaya çıkmıştır. Özgür basın alanında bugün ne izliyorsak hepsi onların sayesindedir. Her biri, kalemiyle, mücadelesiyle, kişiliğiyle ve kamerasıyla bizim için birer öncüdür. Biz de onlara verdiğimiz sözü tutacağız ve Özgür Basın mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğiz. Onların emeklerine layık olacağız.”