Sokaklar denetimsiz kalınca çeteler arttı: ‘Bu grupların önüne geçilmeli’

Sokakların suç merkezine dönüştüğü kentlerde, kendilerini rüşvet, darp, cinayet veya tehdit gibi suçlarla var etmeye çalışan çeteler, kaygıları artırıyor. Amed'in Bağlar ilçesinde yaşanan suç örnekleri bu durumu özetlerken, yurttaşlar acil önlem istedi.

BAĞLAR'DA ÇETELER

Son zamanlarda özellikle Türkiye cephesinde Daltonlar, Casperlar ve Redkitler adını kullanan çeteler herkesin gündeminde. Özellikle gençlerin aralarında bulunduğu ve ekonomik olarak dezavantajlı mahallelerde ortaya çıkan bu çeteler hem İstanbul hem de Ankara'da karıştıkları suçlarla sık sık adından söz ettiriyor.

Bu çetelere dair araştırmalar devam ederken, Kürdistan'da ise hem özel savaş politikaları hem denetim eksikliğinden dolayı, suça sürüklenen çocuk ve gençlerden oluşan benzer çeteler türemeye başladı. Amed'te, özellikle Bağlar, Sur ve Şehitlik gibi gelirin düşük olduğu bölgelerde ortaya çıkan bazı selefi gruplar, mahallelerde kaygı ve korkuya neden oluyor.

Sadece son bir haftada iki kişinin katledildiği ve bir kişinin de yaralandığı kentte, bu olayların arkasında benzer çete gruplarının olduğu belirtiliyor. Duruma tepki gösteren Bağlar’da yaşayan yurttaşlar, bu suçların artmaması için hem emniyete hem de sivil toplum kuruluşlarına adım atma çağrısında bulunuyor.

PARA KARŞILIĞI SİLAHLANIYORLAR

Halkın "Selefi gruplar" olarak adlandırdığı bu gruplar, özellikle Bağlar ve Sur'da bulunan diğer radikal dinci gruplardan ayrılıyor. Bu gruplarla aralarının olmadığı belirtilen selefi gruplar veya çeteler, son yıllarda görünmeye başladı. Suç oranının günden güne arttığı kentte, özellikle dükkan kurşunlatma, darp veya rüşvet gibi pek çok suç sistematik hale geldi.

Bu suçların arka planında genellikle yaşları 15 ila 20 arası değişen gençler bulunurken, konuya dair bilgi sahibi olan kişiler, bu çetelerin başında da genç isimlerin olduğunu ve küçük çocukların para karşılığı suça sürüklendiğini aktardı. Özellikle Bağlar'da yoğunlaşan bu suçlar, son bir hafta içinde daha da görünür olurken, kentte bir kişinin katledilmesi, olayları daha da kaygı verici boyuta taşıdı.

RÜŞVET VERMEYİ REDDEDEN DÜKKANLAR SALDIRI ALTINDA

11 Kasım günü Amed'te Yunus Atabey adlı bir yurttaş silahlı saldırı sonucu öldürüldü. Saldırının ardından gözaltına alınan fail, "Bana para verdiler yaptım. Kimin yaptırdığını da bilmiyorum" sözleriyle cinayeti itiraf etti. Bu kişinin işlediği cinayetten önce ise Bağlar'da, Hazro'lu olduğu belirtilen bir yurttaş ateşli silahla ayağından yaralandı.

Bu olayların yanı sıra, ilçede bir kuyumcu da ateşli silahla taranırken, Dörtyol civarında esnaf lokantası işleten bir Suriye uyruklu yurttaş ise darp ve tehdit nedeniyle dükkanını kapatmak zorunda kaldı. Konuya dair görüştüğümüz yerel kaynaklar hem kuyumcunun hem de lokantanın "rüşvet vermedikleri" gerekçesiyle saldırıya uğradığını ifade ederken, olayın sadece bir kuyumcuyla sınırlı olmadığını, birçok dükkanın bu şekilde tehdit ve silah zoruyla rüşvete bağlandığını vurguladı.

‘HALK AKŞAMLARI SOKAĞA ÇIKAMIYOR’

Yerel kaynaklar, özellikle genç ve yurtsever çocukların bu tarz işlerde yer aldığına dikkat çekerken, işsiz gençlerin biraz para kazanmak ve güç gösterisinde bulunmak için bu gruplara karıştığına işaret etti. Kuyumcunun yanı sıra diğer dükkanların da rüşvet gerekçesiyle tehdit altında olduğu belirtilirken, ilçede bulunan mahalle muhtarları bu soruna çözüm bulunması için emniyetle sık sık diyalog kuruyor.

Emniyetin kendilerine, "En son bir baskın yaptık. Bu konuya dair hazırlıklarımız sürüyor" bilgisini verdiklerini belirten muhtarlar, halkın bu kişiler yüzünden akşam saatlerinde sokaklara çıkamadıklarını vurguladı. Belinde silahla dolaşan ve sokaklarda kendini bu şekilde gösteren kişiler nedeniyle insanların kapılarının önüne dahi çıkamadığını aktaran muhtarlar, bu soruna çözüm bulunması çağrısında bulundu.

'SOKAKLAR BOŞ BIRAKILDI'

İlçede dükkan açmak isteyen ensafın ilk olarak bu çetelerle karşı karşıya kaldığı belirtilirken, rüşvet vermeyi reddeden esnaflar dükkanlarını kapatmaya zorlanıyor. Bu durum, Bağlar dışında özellikle sermayenin yoğun olarak bulunduğu Sur'da da kendini gösteriyor.

Ajansımıza konuşan yurttaşlar, bu durumun İstanbul veya Ankara örneğine benzememesi için acil önlem çağrısını yineleyerek şunları söyledi:  "Bu duruma neden olan başlıca etkenler arasında sokakların denetimsiz bırakılması ve gençlerin yaşadığı ağır işsizlik ile yoksulluk sorunu bulunuyor. Biraz para kazanmak için gençler, kimi dövdüklerini veya kime ateş ettiklerini bilmeden bu işleri yapıyor. Sokaklarda ciddi bir denetim boşluğu oluştu. Özellikle dar sokaklarda insanlar akşamları dışarı çıkmaya korkuyor. Bu durum günden güne daha da ağırlaşıyor.

Bahsi geçen çeteler özellikle son üç yıllık süreçte kendini göstermeye başladı. Konuya dair daha çok bilgi sahibi olanlar olsa da kimse korkudan bir şey diyemiyor. Misal, bu çeteler diğer yerlerde yok, ama yoksul insanların yaşadığı Bağlar, Sur ve Fiskaya taraflarında var. Nedenini kimse sorgulamıyor, ama bir tehdide karşı herkes susuyor.

Buna dur demek isteyen STK’ler ve diğer yetkililerin bu mahallelere gelerek artık nöbet tutması gerekiyor; yoksa daha fazla genç elden kayıp gidecek. Küçücük çocuklar dahi silaha ve bu kişilere özeniyor. Bunlar için hem devlet hem de diğer ilgili yerler adım atmalı ve sorumluluk almalı."