Uyuşturucuyla mücadelenin yolu örgütlenmeden geçiyor
Uyuşturucu kullanımındaki artışın endişe verdiğine dikkat çeken Şiyar Be Platformu Eşsözcüsü Murat Kan, uyuşturucuya karşı mücadele yolunun örgütlenmeden geçtiğini söyledi.
Uyuşturucu kullanımındaki artışın endişe verdiğine dikkat çeken Şiyar Be Platformu Eşsözcüsü Murat Kan, uyuşturucuya karşı mücadele yolunun örgütlenmeden geçtiğini söyledi.
Kürdistan'da uyuşturucu kullanımının hızla yayılarak devam ediyor. Uyuşturucu kullanımının arttığını kentlerden bir ise Amed. Uyuşturucu kullanımının hızla yayılması, kullanım yaşının 8’e kadar düşmesi ve birçok mahallenin riskli duruma gelmesi de büyük krizleri de beraberinde getiriyor.
Artan madde kullanımına ilişkin ANF'ye konuşan Şiyar Be Uyuşturucuyla Mücadele Platformu Eşsözcüsü Murat Kan, şunları dile getirdi: "Başta Amed olmak üzere Kürt coğrafyasında uyuşturucu ve bunun varyantı olarak düşünebileceğimiz fuhuş, kumar gibi şeylerin artışının belirli nedenleri var. Hiç kuşkusuz bunlar sistemden bağımsız şeyler değildir. Egemen sistemin oluşturduğu politik stratejinin bir yansıması olarak ele alınıp değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Son dönemde özel savaş sistemi, bir toplum kırım biçimini aldı. Tamamen topluma yönelen, toplumu parçalayan, toplumsal bütünlüğü erozyona uğratan bir durumla karşı karşıyayız. Bunun yanı sıra toplumun değerini hiçe sayan bir özel savaş sistemi var. Uyuşturucu başta olmak üzere az önce adını saydığım diğer varyantlar da biraz bu stratejilerle alakalı olarak gelişen durumlardır. Özelikle 2014 sonrası çöktürme planıyla beraber özel savaş rejimi tamamen topluma yönelik gelen bir sistem halini aldı. Özel savaş politikası toplu kırım biçimini almış durumdadır."
TOPLUM ÇÜRÜME GERÇEKLİĞİ
Artan uyuşturucu kullanımının endişe verici olduğunu ifade eden Kan, "Toplum her geçen gün yoksullaştı, kendine yabancılaştı ve aidiyet duygusunu yitirdi. Bu gerçekliği gözden kaçırmamak gerekir. Savaşların kendisi zamanla yozlaşarak toplumsal bir çürümeye yol açar. Bunda kendisini gerçek anlamda, çeteleşme ve uyuşturucu gibi olgular üzerinden yeniden var olma gibi bir sonuca ulaştı. Diğer bir etken ise yoksullaşan bir toplum gerçekliği var karşımızda. Özelikle savaşın finansın sağlanmasına dönük girişimler ve yılardır verilen bir savaşın Türkiye toplumunda yattığı bir yoksullaşma ve yoksunluk var. Bundan dolayı toplum dinamikleri farklı arayışlar içerine gitmek zorunda kaldı. Kendi değerlerinden uzaklaşan bir toplumsal gerçekliğe yol açtı" dedi.
'TOPLUMSAL DEĞERLERİMİZİ İNŞA ETMELİYİZ'
Uyuşturucuya karşı mücadele yolunun örgütlenmeden geçtiğine dikkat çeken Kan, "Uyuşturucu, toplumun kolektif kimliğine yönelen bir durumda. Uyuşturucu ve bunun varyantları olarak gelişen nesnelere ilişkin söylenen bilecek en önemli budur. Buna karşı bizler ne yapmalıyız? Kaybettiğimiz yerlerden başlamalıyız. Kolektif kimliğimizi yönelen bu nesnelere karşı mücadele vermeliyiz. Bu durumda örgütlenmeden geçiyor. Kendi toplumsal değerlerimizi inşa etmeliyiz. Kendi ahlaki ve politik ilkelerimizi yaşamın her alanına hakim kılarak bunun mücadelesi verilmeli. Özel savaş politikalarına karşı bizlerde kendi toplumsallığımızı inşa ederek var olabiliriz. Bunun yapmanın yolu da dediğim gibi örgütlenmeden geçiyor" şeklinde konuştu.