Kürt Kültürünü ve Dilini Geliştirme Derneği (KURDÎGEH), Kürt diline statü verilmesi ve Kürtçe’nin eğitim dili olması talebiyle basın açıklaması gerçekleştirdi.
Wan’ın merkez Rêya Armuşê (İpekyolu) ilçesinde bulunan Feqiye Teyran Parkı’nda yapılan açıklamaya, yerine kayyım atanan Wan Belediye Eşbaşkanı Neslihan Şedal, kentteki siyasi parti ve demokratik kitle örgütleri katıldı.
Açıklamada “Statuya Kurdî, perwerdehiya bi Kurdî” pankartı açıldı.
POLİS YÜRÜYÜŞE İZİN VERMEDİ
Yürüyüş yapmak isteyen kitleye engel olan ve parkı ablukaya alan polisler, valiliğin “yürüyüş istikameti” gerekçesiyle izin vermeyeceğini bildirdi.
Yürüyüşün engellenmesine tepki gösteren Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dil ve Kültür Komisyonu Eşbaşkanı Heval Dilbihar, “Dilimiz üzerindeki baskılarınızı bir an önce sonlandırın” dedi.
Dilbihar konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkçe’ye dönük bir yasak sizleri nasıl üzerse, bizi de kendi anadilimizi talep ederken bu şekilde engellenmek üzüyor. Bunu kabul etmiyoruz.”
Kitle, engellemeleri “Bê ziman jiyan nabe” sloganları, alkış ve zılgıtlarla protesto etti.
‘KÜRTÇE EN TEMEL HAKKIMIZDIR’
KURDÎGEH Eşbaşkanı Mesut Kerdiş, demokratik, eşitlikçi ve barışçıl bir toplumun, halkların temel haklarına, diline ve kültürüne saygı duyularak oluşabileceğini belirtti.
Önder Apo tarafından başlatılan “Barış ve Demokratik Toplum” sürecine değinen Kerdiş, Önder Apo’nun demokratik cumhuriyet için yeni bir imkân sunduğunu ifade etti.
Kerdiş şöyle konuştu: “Biz de bu çerçevede Kürt dil kurumları ve insan hakları savunucuları olarak, en temel hakkımız olan anadilimizde eğitim, Kürtçeye statü ve barışçıl yasa taleplerimizi kamuoyuyla paylaşıyoruz. Milyonlarca insanın konuştuğu Kürtçenin eğitim dili olması en temel haklarımızdandır. Bu durum, demokratik entegrasyonu ve kültürel kimliğin güçlenmesini de sağlayacaktır.”
‘DEMOKRATİK ADIMLAR ATILSIN’
Kürt sorununun çözümü için barışçıl ve demokratik adımların atılması gerekliliğine dikkat çeken Kerdiş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Entegrasyon yasaları barışçıl ve demokratik bir çerçevede, somut adımlarla atılmalı. Bu yasa, tüm halk ve kültürlerin özgür ve onurlu bir şekilde bir arada yaşamasını sağlamalı. Devlet yetkilileri bu talepleri ciddi ele almalı ve demokratik bir toplum için ivedilikle yasal zeminde adımlar atmalıdır. Sayın Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğü sağlanmalı, somut anlamda yasal adımlar atılmalıdır. Demokratik Cumhuriyet’in temelinde asimilasyon ve yok sayma politikaları olmamalıdır. Bu politikalar ortadan kaldırılarak eşitlik sağlanmalıdır. Bu temelde, anadilde eğitim ve Kürtçeye statü talebimizi her yerde haykıracağız. Hiçbir güç demokratik ve meşru taleplerimizin önünü alamaz.”
Kitle, engellemeleri protesto etmek amacıyla beş dakikalık oturma eylemi gerçekleştirdi. Eylem sloganlar ve alkışlarla son buldu.