Derin yoksulluk ve açlık sınırının günden güne arttığı Türkiye'de halk, kışa kaygı içinde giriyor. Zamlı faturalar, pahalılaşan gıda ve artan enflasyon karşısında eriyen gelirleri ile yaşam mücadelesi veren yurttaşlar, bu sene kış ayının soğuk geçmemesi için dua ediyor. Her bir yılın önceki yılı arattığı ve pahalılık nedeniyle en temel yaşam ihtiyaçlarını dahi karşılayamayan yurttaşlar, sobaları için ne odun ne de kömür alabiliyor.
Doğalgaz bulunmayan Bağlar ilçesi Kaynartepe Mahallesi’ndeki yurttaşlar, artan odun ve kömür fiyatlarına tepki gösterirken, kışı topladıkları kağıtları yakarak geçirdiklerini ve fiyatların artması nedeniyle bu kışı üşüyerek geçireceklerini ifade etti.
2025 Ekim ayında Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Türkiye’de yıllık tüketici fiyatları artışı (TÜFE) yüzde 32,87 olarak açıklandı. Bu yüksek enflasyon oranı, özellikle dar gelirli hane halkları için alım gücünün ciddi biçimde erimesi anlamına gelirken, 2024 yılı için gelir esaslı göreli yoksulluk oranı yüzde 13,6 olarak açıklanmıştı. Bu verilerle de doğrulanan fiyatların hızla yükselmesi, sabit veya düşük gelirli ailelerin temel ihtiyaçlarını karşılamalarını daha da zorlaştırıyor.
MAHALLE, KIŞIN SOBA DUMANI ALTINDA KALIYOR
Amed'in en eski mahallelerinden biri olan Kaynartepe Mahallesi'nde halk, yıllardır yoksulluk ve işsizlikle mücadele ediyor. Kentte semtler arasında oluşan derin ekonomik ayrımlar nedeniyle, mahalle yıllardır benzer yapısını koruyor ve sokak kültürünü yaşatıyor. Çok nüfuslu ailelerin yaşam mücadelesi verdiği mahallede, mimari yapısı nedeniyle bitişik yapılan ve dar sokaklardan oluşan evlerin çoğu güneş dahi görmüyor.
Yıllardır devam eden "Yerinde Dönüşüm" projesi nedeniyle mahallede doğalgaz çalışması da yapılamadı. Sokaklarının 90'lı yılları aratmadığı, kadınların, çocukların ve esnafın yan yana sosyal bir şekilde yaşam sürdürdüğü mahallede halk, yaklaşan kışı tedirginlikle bekliyor.
Doğalgaz olmadığı için kış aylarında evlerinde soba kuran yurttaşlar, artan fiyatlar nedeniyle odun ve kömür alamazken, gelecek faturaların korkusuyla elektrikli sobalarını da açamıyor. Kara kara düşünen mahalle sakinleri, "Kışın çocuklarımız hep hastanelerde, perişan oluyoruz" sözleriyle yaşadıklarını özetlerken, mağduriyetlerinin giderilmesi için çağrıda bulundu.
'ODUNU DA FATURASI DA AYRI PAHALI'

Mahalle sakinlerinden Ramazan Tuzak, yaşadıkları mağduriyet ve krize dair şunları dile getirdi: "1991 yılında evimi bu mahalleye taşıdım. Burada yıllarca kentsel dönüşüm sözü döndü. Bir şey yapacağız dediler ama kimse bir şey yapmadı. Burada doğalgaz yok. Bu mahalledeki insanların hepsi fakir; odunun bir tonu 15 bine TL'ye çıkmış. İnsanlar ne odun alabiliyor ne elektrikli soba açabiliyor. Şu anda burada ısınmak için kullanacağımız bir şey yok. Buradaki insanlara destek olunmalı. Buradaki hasta insanlar kışın hiç dayanamıyor. Kömür ve duman kokusu o hastalıkları daha da artırıyor. Ben sekiz katlı binada kalıyorum; her gün odun taşıya taşıya nereye kadar bunu yapacağım? Odun alamayan insanlar elektrikli soba kullanıyor; bunu yapanlar da ay sonu binlerce lira fatura ile karşı karşıya kalıyor."
'KIŞIN DIŞARISI EVİMİZDEN DAHA SICAK'
Güneş görmeyen bir evde tek başına yaşayan 75 yaşındaki Besra Polat ise gelirinin ne oduna ne de elektrik faturasına yetmediğine dikkat çekerek, geçen sene olduğu gibi bu kışı da üşüyerek geçireceğini belirtti.
Besra Polat, "Eskiden bize kömür yardımı yapılırdı; yaklaşık dört yıldır kömür yardımı alamıyoruz. Gıda yardımı da alamıyoruz. Ben burada tek başıma yaşıyorum. Burada kiralık evde yaşlılık maaşıyla geçiniyorum. Aldığım para ne kirama ne de ısınmama yetiyor. Geçen kış hiç odun alamadım, kışı başka evde geçirdim. Bu sene de ne odun ne de kömür alacak durumum yok. Ne yapacağımı bilmiyorum. Tek başına da olsa bir insanın her türlü masrafı oluyor. Daha sobayı kurmadım ama yüksek ihtimalle elektrikli soba kuracağım. Gelen maaş da bu faturalara gidiyor. Benim evim güneş dahi görmüyor. Bu kışı üşüyerek geçireceğim. Kışın kapının önü evden daha sıcak" diye konuştu.
'KIŞIMIZ HASTANELERDE GEÇİYOR'

Aynı mağduriyeti yaşayan bir diğer mahalle sakini Ferda Kaya da artan pahalılığı şu sözlerle eleştirdi: "Dışarıdan kağıt toplayıp yakarak kışı geçiriyoruz. Faturalar zaten çok artmış durumda, bu kadar çocukla kışın hiçbir şey yapamıyoruz. Ne odun ne de kömür alınamayacak durumda. Eskiden her şey daha iyiydi; kimse ne yapıyorsa yapsın, bize destek olsun. Asgari ücretle üç hafta pazara gidiyorsun, hemen bitiyor. Kışın sürekli ya hastanedeyiz ya da sıcak bir yer arıyoruz. Başka hiçbir şeyimiz olmuyor. Elimizden gelen bir şey de yok. Mecbur bir şekilde kıt kanaat da olsa geçinmeye çalışıyoruz."