ICAN: İran-ABD anlaşması nükleer silahların stratejik avantaj sağlamadığını gösterdi

2017 Nobel Barış Ödülü sahibi Uluslararası Nükleer Silahların Ortadan Kaldırılması Kampanyası (ICAN), ABD ile İran arasında imzalanan anlaşmanın nükleer silahların güvenlik veya siyasi üstünlük sağlamadığını ortaya koyduğunu belirtti.

ICAN, ABD ile İran arasında Ortadoğu’daki savaşı sona erdirmek amacıyla imzalanan anlaşmanın, nükleer silahların stratejik açıdan belirleyici bir avantaj sağlamadığını gösterdiğini açıkladı.

2017 yılında Nobel Barış Ödülü’ne layık görülen ICAN tarafından yapılan açıklamada, hükümetlere bu savaşın sonuçlarından doğru dersler çıkarma çağrısı yapıldı. Açıklamada, nükleer silahların hem tehlikeli hem de stratejik açıdan etkisiz olduğunun ortaya çıktığı savunuldu.

ICAN Direktörü Melissa Parke, savaşın nükleer silahlara sahip devletlerin öne sürdüğü tezlerin tam tersini kanıtladığını belirtti. 

Parke, “Nükleer silahlara sahip iki güç, nükleer silahı olmayan bir ülkeye saldırdı ancak geri adım atmak zorunda kalan taraflar nükleer güçler oldu” değerlendirmesinde bulundu.

Parke, nükleer silahların taraflara ne güvenlik ne de diplomatik üstünlük sağladığını ileri sürerek, bu silahların yalnızca çatışmayı daha tehlikeli bir noktaya taşıdığını söyledi.

ICAN, ABD ve İsrail’in sahip olduğu nükleer kapasitenin müzakerelerde belirleyici bir avantaj yaratmadığını savunurken, İran ile varılan anlaşmanın sorunların diplomasi yoluyla çözülmesinin önemini bir kez daha ortaya koyduğunu ifade etti.

Örgüt, nükleer silahların yasaklanmasını öngören Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması'nın (TIAN) güçlendirilmesi ve daha fazla ülkenin bu sürece katılması çağrısında bulundu.