Fırat: Rojava’da saldırılan şey halkın iradesidir; bu iradeyi yenemezler

Mehmet Kasım Fırat: “Saldırılar artabilir; ancak yüzyıldır direnen Kürt halk gerçekliği kazanacaktır. Rojava’da saldırılan şey bir halk iradesidir ve bu halk iradesini yenemezler. Dört parça, bu iradenin etrafında kenetlenmiştir.”

MEHMET KASIM FIRAT

Şam Geçici Hükümeti ile radikal grupların Halep ve Rojava’da Kürt sivil yerleşim alanlarına yönelik başlattığı saldırıları, Kürt kazanımlarının tasfiyesi edilmesini amaçlayan bir siyaset olarak değerlendiren Şêx Said ve Dava Arkadaşları Derneği Başkanı M. Kasım Fırat, bunun Kürt halkının ortak refleksi ve birliği açısından belirleyici bir süreç olacağını belirtti.

Fırat, “Halep’te Kürtler katledildi, yerlerinden ediliyor. Lanet olsun o zalimlere. Ama bu saldırılar halkımızın umudu kıramaz ve özgürlüğe giden yoldan geri döndüremez. Kürtler artık ekişi gibi değil; politik bir zemine sahip ve stratejik hareket ediyor. Halep’te yaşanan vahşete karşı Kürtler dünyanın dört bir yanında birleşti. Bu ortak tavrımız, bizim umudumuzdur” diye konuştu. 

Halep’ten sonra Şam Geçici Hükümeti’nin Rojava’ya yönelik saldırılar başlatmasını değerlendiren Fırat, Türkiye’nin ve bazı devletlerin bu saldırılar desteklediğini, planladığını ve bu süreçte rol aldığını ifade etti.

Fırat, şöyle devam etti: “Geldiğimiz noktada Kürt halkı açısından şunu söylemek istiyorum: Bu saldırılar bizi umutsuz kılmıyor; çünkü Kürt halkı acı çeken, cezaevlerine düşen, dağlarda mücadele eden ve sürgünlere maruz kalan bir halktır. Bu halk, söz konusu saldırılara karşı artık politik ve stratejik düşünüyor, buna göre hamle yapıyor. Bu, gelecek adına beni umutlandırıyor. Bu saldırılar bizi bir araya getiriyor, birliğimizi oluşturuyor. Kürtler buna karşı birlik içinde hareket ediyor. Halep saldırılarına karşı Kuzey, Güney ve diğer Kürt partilerinin hepsi ortak ve net tavır sahibi oldu.”

Halep’te İç Güvenlik üyesi bir kadın direnişçinin cenazesinin apartmandan aşağıya atılmasını barbarlık olarak niteleyen Fırat, şöyle devam etti:

“Böylesi bir vahşet, insanlık onuruna yapılmış bir darbedir. Bu barbarlık ve insanlık dışı zalimlik, ancak halkın kararlılığını ve öfkesini artırır. Kürt kadın direnişçisi, kendi evini, mahallesini ve yaşamını korumuştur. Bu onurlu tavra sahip bir kadının cenazesine saygısızlık, tüm Kürtlere ve insanlığı yapılmıştır. Kürtler buna karşı birleşti. Artık yalnızca acı çeken bir halk değiliz. Tarihsel hafızası olan ve politik bilinçle hareket eden bir halk gerçekliği var. Bu gerçeklik yenilmez. Yüzyıldır bu gerçekliğe savaş açanlar yenildi; Kürtler asla vazgeçmedi.

Bugün Halep’te, Rojava’da ve Rojhilat’ta dört parçada tek bir umut ve amaç için ayaktayız. Her katliam, her sürgün, her saldırı bizi birbirimize daha da yakınlaştırıyor ve birliğimizin önemini bize hatırlatıyor. Bu birlikle Kürt halkı geleceğini kuracak. Ben hiç umutsuz değilim; belki saldırılar ve katliamlar artacak, ancak yüzyıldır direnen Kürt halk gerçekliği kazanacaktır. Rojava’da saldırılan şey bir halk iradesidir ve bu halk iradesini yenemezler. Dört parça, bu iradenin etrafında kenetlenmiştir.”