YRA: Gazetecilerin hedef alınması hakikatin gizlenmeye çalışılmasıdır

YRA, Qamişlo’daki BM binası önünde yaptığı açıklamada, "Gazetecileri hedef almak, doğrudan tehdit etmek, kaçırmak ve bağımsız izlemeyi engellemek, ifade özgürlüğünü susturma ve gerçeği örtbas etme yönünde sistematik bir politikadır" dedi.

Özgür Basın Birliği (YRA), Qamişlo’daki Birleşmiş Milletler (BM) binası önünde yaptığı açıklamada, Şexmeqsûd ve Eşrefiye’ye yönelik saldırıların ardından ortaya çıkan nefret söylemini kınadı.

Açıklamaya çok sayıda gazeteci ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Açıklama, YRA Eş Başkanı İdris Henan ve YRA danışmanı Bunyad Ciziri tarafından Arapça ve Kürtçe olarak okundu.

YRA'nın açıklaması şu şekilde:

"Özgür Basın Birliği olarak, Halep, Şexmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerinde sivillere ve gazetecilere karşı işlenen suçları ve ağır ihlalleri, camilerin bombalanmasını, sivil ve sağlık kurumlarının hedef alınmasını şiddetle kınıyoruz. Bunlar, uluslararası insancıl hukukun ve Cenevre Sözleşmelerinin açık ihlalidir.

Gazetecilere yönelik hedef alma ve doğrudan tehditler, kaçırılmaları ve bağımsız izlemenin engellenmesi, ifade özgürlüğünü bastırma ve gerçeği gizleme yönünde sistematik bir politika oluşturmaktadır. Bu aynı zamanda bir suçtur ve ifade özgürlüğüne ve toplumun bilgi edinme hakkına müdahaledir; bu nedenle hukuki bir soruşturma gerektirir.

Ayrıca, geçici hükümetin resmi basını tarafından yürütülen ve bazı Körfez ülkeleri ile Türkiye tarafından finanse edilen, katliamları meşrulaştırma, gerçekleri çarpıtma, suçları aklama, tek taraflı anlatılar sunma ve özgür basının rolünü baltalama yoluyla suça ortak olan ve yetişkinlerin, kadınların ve çocukların öldürülmesinden ve gazetecilerin hayatına yönelik tehditten ahlaki ve hukuki olarak sorumlu tutulan organize dezenformasyon kampanyalarını da kınıyoruz.

Bu gerekçeyle, sivillerin ve gazetecilerin hedef alınmasına derhal son verilmesini, bağımsız uluslararası soruşturmaların başlatılmasını ve bu suçlardan sorumlu olanların hesap vermesini talep ediyoruz. Ayrıca, saldırganları ve basın ve siyasi destek sağlayanları, sivillerin güvenliğini ve basın çalışanlarının hayatını tehlikeye atanları, nefret söylemini, kışkırtmayı ve şiddeti teşvik edenleri, gerçekleri çarpıtanları, suçları haklı gösterenleri ve toplumsal barışı bozanları da sorumlu tutuyoruz.

Bir kez daha vurguluyoruz ki, işlenen suçlar zamanla ortadan kaybolmaz ve mağdurların sesi ve insanlığın vicdanı olan özgür basını susturma girişimleri gerçeği gizleyemez.

Biz her zaman halkın, gerçeğin, emekçilerin ve özgür basın çalışanlarının destekçisi olacağız."