Fransa’nın Marsilya kentinde, “Em bi Rihê Komunan Civaka Demokratik Ava Bikin” (Komün Ruhuyla Demokratik Toplumu İnşa Edelim) sloganıyla “Demokratik Toplumun Yeniden İnşası” konulu bir konferans düzenlendi.
Etkinlik, Kürdistan Özgürlük Şehitleri anısına yapılan saygı duruşuyla başladı. Gün boyunca süren oturumlarda, tarihsel ve güncel komünal yaşam örnekleri üzerine sunumlar yapıldı, sinevizyon gösterimleri gerçekleştirildi.
Katılımcılar, Paris Komünü, İspanya İç Savaşı’ndaki komünler, Rusya’daki köy komünleri ve Rojava’da uygulanan komünal sistemleri değerlendirdi. Sunumlarda, komün örgütlenmesinin demokratik toplumun yeniden inşasındaki temel rolü öne çıkarıldı.
Konferansta, Önder Apo’nun demokratik sosyalizm ve komünal toplum perspektifine dayanan fikirleri tartışıldı. Katılımcılar, bu perspektifin kapitalist moderniteye karşı etik, ekolojik ve kadın özgürlükçü bir toplum modeli sunduğunu vurguladı.
Sunumlarda, Ortadoğu’nun farklı halkların, dillerin ve inançların birlikte yaşadığı bir coğrafya olduğu belirtildi. Kürtlerin bu toprakların kadim halklarından biri olduğu ifade edilirken, “kom” ve “komün” kavramlarının Zagros kökenli olduğu, Kürtçede “grup, topluluk” anlamına geldiği aktarıldı. Bu kavramların, Neolitik döneme uzanan devlet dışı toplumsal geleneklerin bir yansıması olduğu ve insanlık tarihinin “kök hücresi” olarak tanımlandığı belirtildi.
Konferansta ayrıca Önder Apo’nun kastik toplum analizleri ve bu yapılarda kadın özgürlüğünün rolü üzerinde duruldu. Katılımcılar, kastik toplum yapılarının yalnızca sınıfsal ayrımlardan değil, kadınların, inanç topluluklarının ve köylülerin bastırılmasıyla şekillenen çok katmanlı bir tahakküm biçimi olduğunu ifade etti. Kadın özgürlüğünün ise komünal yaşamın kalbi olduğu vurgulandı.
Kadınların öncülüğünde gelişen komünal örgütlenmelerin, demokratik toplumun inşasında ahlaki, politik ve kültürel dönüşümün taşıyıcısı olduğu belirtilen konferansta, omünal yaşamın, toplumsal dayanışmanın yanı sıra kadın özgürlük mücadelesinin somutlaşmış biçimi olduğu aktarıldı. Kadınların kolektif üretim, karar alma ve toplumsal yaşam süreçlerine aktif katılımının, hiyerarşik ve ataerkil yapıları aşmanın en doğrudan yolu olduğu ifade edildi.
Konferansın ilerleyen oturumlarında, Kürt komünal aklının tarihsel kökleri, demokratik modernite, ahlaki-politik toplum anlayışı ve kadın özgürlük mücadelesinin toplumsal dönüşümdeki rolü tartışıldı. Katılımcılar süreci “kolektif aklın yeniden doğuşu” olarak değerlendirdi.
Programın sonunda, yeniden inşa komisyonlarının raporları okundu. Raporda, diasporadaki Kürt halkının ekonomi, hukuk, kültür-sanat ve eğitim alanlarında kooperatifleşme çalışmaları yürütmek üzere komisyonlar kurduğu açıklandı. Etkinlik, soru-cevap bölümüyle sona erdi.