Bilim insanları yaşlı fareleri biyolojik olarak gençleştirdi

Yeni bir araştırma, gençlik dönemine ait bağırsak mikrobiyotasının yaşlı farelere yeniden verilmesinin yaşlanmanın bazı etkilerini tersine çevirebildiğini ortaya koydu.

SciTechDaily sitesinde yer alan habere göre bağırsaklarda yaşayan milyarlarca mikroorganizmanın yaşlanma sürecinde düşündüğümüzden çok daha büyük bir rol oynayabileceği ortaya çıktı. Araştırmacılar, gençlik döneminden alınan bağırsak bakterilerinin yaşlı farelere nakledilmesiyle biyolojik yaşlanmanın bazı belirtilerinin önemli ölçüde gerilediğini açıkladı.

Araştırma, yaşlandıkça değişen bağırsak mikrobiyotasının yalnızca sindirim sistemi değil, karaciğer, bağışıklık sistemi ve hatta beyin üzerinde de etkili olduğunu gösteriyor. Bilim insanları, genç farelerden alınan ve daha sonra saklanan bağırsak mikrobiyotasını yaşlı farelere geri nakletti. Sonuçta karaciğerdeki iltihaplanmanın azaldığı, DNA hasarının düştüğü ve tedavi edilen farelerde karaciğer kanserine rastlanmadığı bildirildi. Kontrol grubundaki farelerde ise tümör gelişimi gözlendi.

KARACİĞER DAHA GENÇ DAVRANMAYA BAŞLADI

Araştırmacılar, genç mikrobiyotanın yaşlı farelerde bazı genlerin çalışma biçimini değiştirdiğini belirledi. Özellikle yaşlanma ve kanserle ilişkilendirilen MDM2 adlı genin baskılandığı tespit edildi. Bu değişikliklerin, yaşlı farelerin biyolojik olarak daha genç bireylere benzer özellikler göstermesine katkı sağladığı ifade edildi.

BAĞIRSAKLAR VE BEYİN ARASINDA DA BAĞLANTI BULUNDU

Son dönemde yayımlanan başka çalışmalar da bağırsak bakterilerinin yaşlanma üzerindeki etkilerini destekliyor. Araştırmalar, genç mikrobiyotaların yaşlı farelerde bağırsak dokularının yenilenmesini hızlandırdığını ve bağırsak kök hücrelerinin yeniden daha aktif çalışmasını sağladığını gösterdi.

Bunun yanında bazı deneylerde yaşlı farelere ait bağırsak bakterilerinin genç farelere aktarılması sonucunda hafıza ve öğrenme becerilerinde yaşlanmaya benzer gerilemeler gözlendi. Bu durum, bağırsak-beyin bağlantısının yaşlanma sürecinde önemli bir rol oynayabileceğine işaret ediyor.

İNSANLARDA UYGULANMASI İÇİN ZAMANA İHTİYAÇ VAR

Araştırmacılar, elde edilen sonuçların şimdilik yalnızca fareler üzerinde doğrulandığını ve insanlarda benzer etkilerin görülüp görülmeyeceğinin henüz bilinmediğini vurguluyor. Buna rağmen uzmanlar, bağırsak mikrobiyotasının değiştirilmesine dayalı tedavilerin gelecekte yaşlanmaya bağlı hastalıkların önlenmesinde veya yavaşlatılmasında önemli bir rol oynayabileceğini düşünüyor.

Bilim dünyasında giderek daha fazla kabul gören görüşe göre yaşlanma yalnızca genetik faktörlerle değil, bağırsaklarımızda yaşayan mikroorganizmalarla da yakından bağlantılı olabilir. Bu nedenle geleceğin gençleşme ve sağlıklı yaşlanma tedavilerinde bağırsak bakterileri önemli bir yer tutabilir.