Şili’de Pinochet diktatörlüğünün 1990’da sona ermesinden bu yana ilk kez aşırı sağın iktidara gelme ihtimali güçlendi.
Anketlerde komünist aday Jeannette Jara önde görünse de, ikinci turda sağ ve aşırı sağ seçmenlerinin birleşmesi nedeniyle kaybetmesi bekleniyor. Aşırı sağın diğer bir temsilcisi, Arjantin Başkanı Milei’ye benzetilen libertaryen aday Johannes Kaiser de yükselişte.
Suç oranlarındaki artış, seçim atmosferini belirleyen temel başlık oldu. Şili Latin Amerika’nın en güvenli ülkelerinden biri olmayı sürdürse de, son on yılda cinayet oranı 2,5’ten 6’ya yükseldi; kaçırma vakaları ise 2021’e göre %76 arttı. Yetkililer, ülkede daha önce görülmeyen örgütlü suç türlerinin ortaya çıktığına dikkat çekiyor.
Artış gösteren düzensiz göç de tartışmaların odağında. Göçmen nüfusu yedi yılda iki katına çıkarak ülke nüfusunun %8,8’ine ulaştı. Şilililerin büyük kısmı yükselen suç oranlarını göçle ilişkilendiriyor.
Bu ortamda tüm adaylar güvenlik söylemini öne çıkardı. Komünist Jara, göç denetimlerini sıkılaştırma sözü verirken, aşırı sağcı José Antonio Kast düzensiz göçmenlerin kitlesel şekilde sınır dışı edilmesini, sınırda duvar örülmesini ve ordunun kritik bölgelerde devreye alınmasını vadediyor.
Aşırı sağın yükselişi, geleneksel sağın adayı Evelyn Matthei’yi zayıflattı. Anketlerde üçüncü sıraya yükselen Kaiser’in ikinci tura kalması olası bir sürpriz olarak değerlendiriliyor.
Zorunlu oy kullanımı nedeniyle yüksek katılım bekleniyor. 15,6 milyon seçmen, devlet başkanının yanı sıra Temsilciler Meclisi ve Senato’nun yarısını da yenileyecek.