AB ülkeleri ve Avrupa Parlamentosu arasında gece yarısı sağlanan uzlaşmaya göre, üye devletler yasayı 26 Temmuz 2028’e kadar ulusal hukuklarına aktarmak zorunda olacak; şirketler ise Temmuz 2029 itibarıyla kurallara uymaya başlayacak.
Yasa, çocuk işçiliği, zorla çalıştırma, iş güvenliği ihlalleri ve çevresel tahribat gibi sorunları şirketlerin tüm tedarik zincirlerinde önlemeyi hedefliyordu. Ancak AB’nin son dönemde “iş dostu” politikalarına yönelmesi ve Çin ile ABD rekabeti, metnin büyük ölçüde yumuşatılmasına yol açtı.
Başlıca değişiklikler şöyle:
- Yasanın kapsamı daraltıldı: Sadece 5.000’den fazla çalışanı ve 1,5 milyar euro üzerinde cirosu olan şirketler yükümlülük altına girecek.
- Şirketlerin ihlallerde Avrupa çapında ortak bir hukuki sorumluluk taşımasını öngören sivil sorumluluk rejimi metinden çıkarıldı. Ülkeler kendi ulusal yasalarını uygulayacak.
- Şirketlerin sunması gereken iklim geçiş planları zorunluluğu kaldırıldı.
- Ayrıca şirketlerin “sürdürülebilirlik raporlama” yükümlülüklerini düzenleyen diğer bir metin de sadeleştirildi; KOBİ’ler kapsam dışı bırakıldı ve yükümlülükler yalnızca 1.000’den fazla çalışanı ve 450 milyon euro cirosu olan şirketleri kapsayacak.
AB dönem başkanı Danimarka, değişiklikleri “şirketler için bürokrasiyi azaltan” bir adım olarak överken, çevreci gruplar düzenlemenin büyük ölçüde etkisiz hale getirildiği tepkisinde bulundu.
'METNE SON DARBEYİ VURDULAR'
Yeşiller grubundan Alman milletvekili Anna Cavazzini, “Metne son darbeyi vurdular; yasa fiilen öldü” diyerek tepki gösterdi.
Uzlaşma, son olarak Avrupa Parlamentosu ve üye ülkeler tarafından oylanacak, ancak sonuçta büyük bir sürpriz beklenmiyor.