Jerusalem Post’a konuşan Amerikalı yetkililere göre toplantı, “önemli ve belirleyici” nitelik taşıyor. Görüşmelerin odağında, İran’daki protestolara nasıl destek verilebileceği yer alacak.
Yetkililerden biri, Trump’ın bu aşamada ABD’nin atabileceği adımlara ilişkin nihai plan ve önerileri görmek istediğini aktardı. ABD, İsrail ve bazı Avrupalı kaynaklar, Trump’ın protestoları destekleme yönünde karar aldığını, ancak bu desteğin zamanı ve yöntemi konusunda henüz kesin bir çerçevenin oluşmadığını belirtiyor. Olası adımların mutlaka doğrudan askeri müdahale anlamına gelmeyeceği de vurgulanıyor.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, bir televizyon programında yaptığı açıklamada Trump’ın askeri güç kullanmaktan çekinmediğini, ancak önceliğinin diplomatik bir çözüm olduğunu söyledi. Leavitt, “Tüm seçenekler masada” ifadesini kullanırken, hava saldırılarının da değerlendirilen senaryolar arasında bulunduğunu kaydetti.
Leavitt ayrıca, İranlı yetkililerin ABD’ye özel kanallar aracılığıyla ilettiği mesajların, İran’ın kamuoyuna yönelik sert açıklamalarından belirgin şekilde farklı olduğunu dile getirdi.
Öte yandan güvenlik değerlendirmeleri, İran devletinin önümüzdeki 24 ila 48 saat içinde protestoları bastırmak amacıyla eylemcilere karşı orantısız güç kullanabileceği ve geniş çaplı can kayıplarına yol açabilecek sert müdahalelere başvurabileceği yönünde uyarılarda bulunuyor.
Bu gelişmelerin gölgesinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da pazartesi günü İran gündemiyle bir güvenlik toplantısı düzenledi. İsrail’de ABD ile İran arasında olası bir diyalog ihtimaline yönelik bazı endişeler bulunsa da İsrail yönetimi şimdilik kamuoyuna açık bir tutum almaktan kaçınıyor ve sürecin yönetimini Trump yönetimine bırakmış görünüyor.