Mısır ve Suudi Arabistan’dan Netanyahu’ya ‘Büyük İsrail’ tepkisi
Mısır, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun “Büyük İsrail” ifadesini kullanmasının ardından Tel Aviv’den “açıklama” talep etti. Suudi Arabistan da Netanyahu’nun açıklamasını kınadı.
Mısır, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun “Büyük İsrail” ifadesini kullanmasının ardından Tel Aviv’den “açıklama” talep etti. Suudi Arabistan da Netanyahu’nun açıklamasını kınadı.
Netanyahu, salı günü i24 News'e verdiği röportajda, “Büyük İsrail” vizyonuna “çok bağlı” olduğunu söylemişti. Birçok medya kuruluşuna göre, bu vizyonun bir parçası olarak, Arap devletlerine ait toprakların (Batı Şeria ve Gazze'nin yanı sıra Lübnan, Suriye, Ürdün ve hatta Mısır'ın bazı bölgeleri) ilhakından da bahsetti.
“Büyük İsrail” ifadesi, Haziran 1967'deki Altı Gün Savaşı'ndan sonra İsrail ve yeni işgal edilen toprakları (Doğu Kudüs, Batı Şeria, Gazze Şeridi, Sina Yarımadası ve Golan Tepeleri) tanımlamak için kullanılmaya başlandı. Daha sonra bu ifade genellikle, bugünkü İsrail, Gazze, Batı Şeria ve Ürdün'ü tanımlamak için benimsendi.
Mısır Dışişleri Bakanlığı, yaptığı yazılı açıklamada, ülkenin Orta Doğu’da barışın tesisi konusundaki kararlılığını vurgulayarak, “Büyük İsrail” ideolojisine yönelik haberleri kınadı.
Açıklamada, “Bazı İsrail medya organlarında yer alan ‘Büyük İsrail’ ifadesi üzerine açıklama talep edilmiştir. Bu söylem, bölgedeki istikrarı provoke etmekte, barış seçeneğini reddetmekte ve gerilimi tırmandırmaktadır” denildi.
Suudi Arabistan çarşamba günü yaptığı açıklamada Netanyahu’nun “Büyük İsrail”i destekleyen açıklamalarını şiddetle kınadı.
Krallık Dışişleri Bakanlığı, İsrail makamları tarafından benimsenen “yerleşim ve yayılmacı fikir ve projeleri” tamamen reddettiğini açıkladı.
Bakanlık ayrıca, Filistin halkının ilgili uluslararası yasalara dayalı olarak kendi topraklarında bağımsız ve egemen bir devlet kurma konusunda tarihi ve yasal bir hakka sahip olduğunu belirtti.
Bakanlık, “Krallık, uluslararası toplumu, uluslararası meşruiyetin temellerini sarsan, devletlerin egemenliğini açıkça ihlal eden ve bölgesel ve küresel güvenlik ve barışı tehdit eden İsrail işgalinin bariz ihlallerine karşı uyarmaktadır” dedi.
Arap Birliği, bu açıklamaların Arap devletlerinin egemenliğini ihlal ettiği tepkisinde bulundu.
GAZZE’DE AĞIR BOMBARDIMAN
Öte yandan İsrail ordusu, Gazze’ye yönelik yeni operasyon planını onayladı. Ordu, özellikle Gazze kenti Zeytun mahallesinde yürütülen saldırıların salı günü başladığını duyurdu.
Gazze kentinde “yoğun hava saldırıları” ve “büyük patlamalar” yaşanıyor. Yerel kaynaklar, İsrail tanklarının Zeytun’un güneydoğusuna ve Tel el-Hava’nın güneyine ilerleyerek evleri yıktığını aktardı.
Hamas ise bu saldırıları “tehlikeli tırmanış” olarak niteleyerek, özellikle Zeytun ve Tel el-Hava çevresinde evlerin sakinleriyle birlikte yıkıldığını, bombardımanların ve ateş kuşaklarının arttığını belirtti.
CAN KAYIPLARI VE İNSANİ KRİZ
Filistin haber ajansı WAFA’ya göre, sadece çarşamba günü İsrail saldırılarında en az 81 Filistinli hayatını kaybetti; bunların 45’i Gazze kentinde öldü.
40 BİNİ AŞKIN ÇOCUK ÖLDÜ VEYA YARALANDI
BM Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA), İsrail saldırılarında 40 binden fazla çocuğun öldüğünü veya yaralandığını bildirdi. Ayrıca, en az 17 bin çocuğun ebeveynlerinden ayrıldığını ya da yalnız kaldığını, 1 milyon çocuğun ise derin travma yaşadığını ve eğitimden mahrum olduğunu açıkladı.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ise Gazze’de 14 bin 800’den fazla hastanın mevcut şartlarda tedavi edilemediğini belirtti. Çarşamba günü 32 çocuk ve 6 yetişkin hasta, İtalya, Belçika ve Türkiye’ye tahliye edildi.