Davos’ta başlayacak Dünya Ekonomik Forumu öncesinde kamuoyuna duruluan Oxfam raporuna göre, dünyadaki en zengin 12 milyarder, insanlığın en yoksul yarısını oluşturan yaklaşık 4 milyar kişiden daha fazla servete sahip.
Geçen yıl itibarıyla dünyada ilk kez 3.000’den fazla milyarder bulunurken, bu kişilerin toplam serveti 18,3 trilyon dolara ulaştı. Milyarderlerin serveti bir yılda %16,2 oranında artarak, önceki beş yıla kıyasla üç kat daha hızlı büyüdü. Buna karşın küresel yoksulluğun azaltılması süreci, 2020’deki pandemi sonrasında belirgin biçimde yavaşladı.
Raporda, düşük vergi politikaları, siyasi nüfuz ve medya üzerindeki ekonomik kontrol sayesinde ultra zenginlerin devlet kurumlarına erişim sağladığı, bunun da siyasi özgürlükleri aşındırdığı vurgulandı. Oxfam, ultra zenginlerin sıradan vatandaşlara kıyasla siyasi bir görev üstlenme ihtimalinin binlerce kat daha fazla olduğuna dikkat çekti.
TRUMP POLİTİKALARI ZENGİNLER LEHİNE
Özellikle ABD örneği öne çıkarılan raporda, Donald Trump döneminde izlenen politikaların küresel ölçekte en zengin kesimlerin lehine sonuçlar doğurduğu belirtildi. Oxfam, vergi indirimleri ve uluslararası asgari kurumlar vergisinden muafiyetlerin, şirketler ve varlıklı kesimler için büyük avantaj sağladığını ifade etti.
Kuruluş, bu eğilimin kırılması için ultra zenginlerin gerçek anlamda vergilendirilmesini, siyasi kampanyaların özel servetlerle finanse edilmesinin sınırlandırılmasını ve daha adil bir ekonomik düzenin kurulmasını talep etti. Aksi halde ekonomik ve siyasi eşitsizliklerin, temel hak ve özgürlükler üzerinde daha yıkıcı sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu.