Rapor: Dünyada 388 milyon Hristiyan ağır baskı altında

Protestan sivil toplum kuruluşu Açık Kapılar (Portes Ouvertes) tarafından yayımlanan yıllık rapora göre, 2025 yılında dünya genelinde 388 milyondan fazla Hristiyan, inançları nedeniyle ağır baskı ve ayrımcılığın yaşandığı bölgelerde hayatını sürdürüyor.

Raporda, “2026 yılı itibariyle, 388 milyon Hıristiyan, inançları nedeniyle şiddetli zulüm ve ayrımcılığa maruz kalmaktadır. Bu, dünyadaki her 7 Hıristiyandan 1'inin maruz kaldığı bir durumdur” deniliyor. 

Rapora göre bu rakam, tüm bu kişilerin doğrudan zulme uğradığı anlamına gelmiyor; ancak söz konusu Hristiyanların, yoğun baskının yaşandığı ülkelerde yaşadığı belirtiliyor. 

Katolik kuruluş Aide à l’Église en détresse (AED) ise Kasım ayında yayımladığı ayrı bir değerlendirmede, 413 milyon Hristiyanın din özgürlüğünün ihlal edildiği ülkelerde yaşadığını, 280 milyonunun ise doğrudan zulüm riski altında olduğunu açıklamıştı.

BİNLERCE ÖLÜ, TUTUKLAMA VE KİLİSE SALDIRISI

Portes Ouvertes tarafından hazırlanan rapora göre 1 Ekim 2024 – 30 Eylül 2025 döneminde, 4.849 Hristiyan öldürüldü, 4.712 kişi tutuklandı ve 3.632 kilise saldırıya uğradı. Raporda ayrıca 22.702 Hristiyanın baskılar nedeniyle ülkesini terk etmek zorunda kaldığı ve 4.055 cinsel şiddet vakası kayda geçtiği belirtildi.

KUZEY KORE İLK SIRADA

Hristiyanlara yönelik baskının en yoğun olduğu ülkeler sıralamasında Kuzey Kore ilk sırada yer aldı. Rapora göre ülkede Tanrı’ya inanmak “rejime ihanet” olarak görülüyor. Kuzey Kore’yi Somali ve Yemen izliyor. 2015’ten bu yana, inançları nedeniyle en fazla Hristiyanın öldürüldüğü bölge ise Sahra Altı Afrika oldu. Bu bölgede 2025 yılında 4.491 Hristiyan hayatını kaybetti.

Nijerya ve Çin’de yaklaşık bin kilise hedef alınırken, Hindistan “din değiştirme karşıtı yasalar” gerekçe gösterilerek 2.192 Hristiyanın tutuklandığı ülke oldu. Suriye ise endekste 18. sıradan 6. sıraya yükseldi.

SİYASİ ARAÇSALLAŞTIRMA UYARISI

1993’ten bu yana yayımlanan ve 84 kriter üzerinden hazırlanan “Hristiyanlara Yönelik Zulüm Endeksi”, yaklaşık 5 bin uzmanın katkısıyla oluşturuluyor. Kuruluş, verilerin zaman zaman siyasi tartışmalarda araçsallaştırıldığını kabul ederken, yalnızca inanç temelli baskıların rapora dahil edildiğini ve metodolojilerinin şeffaf olduğunu vurguluyor.

TÜRKİYE’DE ARTAN DİNİ MİLLİYETÇİLİK VE TOPLUMSAL BASKI

Türkiye rapordaki 50 ülke arasında 41’nci sırada yer alıyor. Açık Kapılar’a göre, resmen laik olan Türkiye, 2016’dan bu yana dini milliyetçilik ve İslamlaşmanın iç içe geçtiği bir siyasal yönelime girmiş durumda. Toplumda güçlenen dini milliyetçilik nedeniyle Hristiyanlar yoğun bir toplumsal baskıya maruz kalıyor. Müslüman olmayan bir Türk, yaygın biçimde “devlete ve millete sadakatsiz” olmakla suçlanıyor. Anayasa devlet ile dinin ayrılığını güvence altına alsa da, rapora göre pratikte devlet Sünni-Hanefi İslamı destekliyor.

Hristiyanlığa geçiş yasal olarak suç sayılmasa da, toplumsal olarak kabul edilemez görülüyor. Özellikle Batılı Hristiyanlar başta olmak üzere, ülkede yaşayan veya çalışan yabancı uyruklu Hristiyanların hedef alındığı, bazılarının Türkiye’ye girişinin engellendiği belirtiliyor. Rapora göre Hristiyanlar, hem kamu hem de özel sektörde iş piyasasında sistematik ayrımcılıkla karşılaşıyor. Kiliseler ise yoğun idari engeller ve bürokratik zorluklar altında faaliyet gösterebiliyor.

Raporda en kırılgan grubun, Müslüman kökenli Hristiyanlar olduğu vurgulanıyor. Bu kişilerin aileleri ve çevreleri tarafından baskıya maruz kaldığı, inançlarını gizli yaşamak zorunda bırakıldıkları, aksi takdirde mirastan dışlanma, zorla boşanma ya da çocuklarının velayetini kaybetme riskiyle karşı karşıya kaldıkları ifade ediliyor.