Türk, pazartesi günü yaptığı açıklamada COP30’un “zayıf sonuçlar” ürettiğini belirterek, liderlerin “ölümcül bir eylemsizliğinin” gelecekte insanlığa karşı bir suç olarak değerlendirilebileceği uyarısında bulundu. Zirve, fosil yakıtlardan açıkça bahsetmeyen, asgari bir anlaşma metniyle tamamlanmıştı.
Cenevre’deki BM İş Dünyası ve İnsan Hakları Forumu’nda konuşan Türk, COP30’un ortaya koyduğu zayıf tablonun, “şirketlerin güç dengesizliğinin iklim aciliyeti üzerinde nasıl somut bir etki yarattığını” gösterdiğini söyledi.
Fosil yakıt endüstrisini sert sözlerle eleştiren Türk, “Bu sektör devasa kârlar elde ederken, dünyanın en yoksul toplumlarını ve ülkelerini tahrip ediyor” ifadelerini kullandı.
Volker Türk, “Bu adaletsizliğin ve iklim bozulmasıyla bağlantılı tüm zararların sorumluları hesap vermelidir” dedi.
Türk, Uluslararası Adalet Divanı’nın yakın tarihli bir kararına da dikkat çekerek, mahkemenin hükümetlere şirketleri düzenleyerek iklim krizine ciddi zararları önleme yükümlülüğü getirdiğini hatırlattı. Ayrıca Amerika İnsan Hakları Mahkemesi’nin “istikrarlı bir iklim hakkını” tanıdığını ve devletlere şirketlere karşı yaptırım ve telafi yükümlülükleri getirilmesi çağrısında bulunduğunu belirtti.
Türk, iklim krizindeki siyasi tepkilerin tarihsel olarak nasıl değerlendirileceği konusunda kaygı duyduğunu da şu sözlerle ifade etti:
“Gelecek nesiller, liderlerimizin bugünkü eylemlerini ve ölümcül eylemsizliğini 50 ya da 100 yıl sonra nasıl değerlendirecek? Bugünün yetersiz cevabı bir gün ekosid ya da hatta insanlığa karşı suç olarak kabul edilebilir mi?”
BM Yüksek Komiseri, küresel iklim mücadelesinde adalet, hesap verebilirlik ve güçlü düzenlemelerin acil öneme sahip olduğunu vurguladı.