İnsan Hakları Derneği (İHD) Eş Genel Başkanı Cihan Aydın, Türkiye'nin önemli bir süreçten geçtiğini belirterek silahsızlanma sürecinin hukuki güvenceye kavuşturulması gerektiğini söyledi. Aydın, çıkarılması planlanan çerçeve yasanın uygulanabilir olmasının hayati önem taşıdığını vurgulayarak, "Yasanın kağıt üzerinde kalmaması ve fiilen uygulanabilmesi için Sayın Abdullah Öcalan ile müzakere edilmesi gerektiğinin altını özellikle çiziyoruz" dedi.
Cumhuriyet tarihi boyunca Kürtlerin ve farklı toplumsal kesimlerin taleplerinin güvenlik politikaları çerçevesinde ele alındığını belirten Aydın, şu ifadeleri kullandı:
"Cumhuriyetin yaklaşık yüz yıllık tarihi boyunca Kürtlerin sürekli hukuk denkleminin dışında tutulduğu bir gerçeklikle karşı karşıya kaldık. Kürtlerin ve makbul görülmeyen diğer yurttaşların hak, eşitlik ve özgürlük talepleri maalesef terörle mücadele yasalarının ya da farklı güvenlik politikalarının konusu haline getirildi. Bugün ise aslında Kürtlerin, diğer etnik grupların ve farklı inanç topluluklarının Cumhuriyetle demokratik bir şekilde bütünleşmesini konuşuyoruz. Talep de bu yöndedir. Kürtlerin talebi, Cumhuriyetin eşit bir yurttaşı olarak kendi diliyle, kendi kültürüyle bu Cumhuriyetin bir parçası olarak birlikte yaşama arzusunun kabul edilmesidir. Talepleri de bu doğrultudadır."
Silahsızlanmanın tek başına çözüm anlamına gelmeyeceğine dikkat çeken Aydın, "Bugün geldiğimiz aşamada silahların susması elbette önemlidir. Ancak mesele sadece silahların tasfiyesi değildir. Mesele yalnızca örgütün tasfiyesi de değildir. Bundan daha önemli olan, kültürel haklara, kimlik taleplerine ve yönetime katılma taleplerine karşılık verilip verilmeyeceğidir. Bundan sonraki temel tartışma konusu da budur" diye konuştu.
Çözüm ve demokratikleşme sürecinin 21 aydır devam ettiğini hatırlatan Aydın, İHD olarak süreci yakından takip ettiklerini belirterek, gelinen aşamada niyet düzeyinde bazı açıklamalar yapıldığına değindi. Bu açıklamaların önemli olduğunu söyleyen Aydın, müzakere sürecinin devam etmesinin her açıdan büyük önem taşıdığını belirtti. Bu noktada niyetlerin beyanların ötesine geçmesi, somut adımların atılması ve gerçek bir dönüşümün başlaması gerektiğini belirten Aydın, silahsızlanma sürecinin hukuki güvenceye kavuşturulmasının zorunlu olduğunu vurguladı.
'YASA, SAYIN ÖCALAN'LA YÜRÜTÜLECEK MÜZAKERELER SONUCU HAZIRLANMALI'
Cihan Aydın, ilk adımın kapsamlı bir çerçeve yasa olduğunu belirterek şunları söyledi: "Şu anda gündemde olan ve hem iktidar blokunun hem de Kürt siyasetçilerinin ifade ettiği üzere, bu yasanın temmuz ayı içerisinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin gündemine gelmesi beklenmektedir. Burada en önemli husus, çıkarılacak yasanın uygulanabilir olmasıdır. Bu nedenle yasanın kağıt üzerinde kalmaması ve fiilen uygulanabilmesi için Sayın Abdullah Öcalan ile müzakere edilmesi gerektiğinin altını özellikle çiziyoruz.
Uygulanma kabiliyeti olmayan bir yasa çıkarılması ve bunun hayata geçirilememesi, çözüm sürecinin bütün mimarisinin çökmesi riskini beraberinde getirebilir. Bu nedenle bu konuyu son derece önemsiyoruz. Yasanın, özellikle Sayın Abdullah Öcalan ile yürütülecek müzakereler sonucunda hazırlanması ve üzerinde uzlaşılan hususları kapsaması gerektiğini düşünüyoruz."
'NET BİR HUKUKİ ÇERÇEVE ÇİZİLMELİ'
Yasanın kapsamına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Aydın, herhangi bir ayrım gözetilmeksizin tüm silahlı grupları kapsayan, açık ve yoruma kapalı bir düzenleme yapılması gerektiğini belirtti. Geçmiş deneyimlerin hukuki güvencenin önemini ortaya koyduğunu ifade eden Aydın, şöyle devam etti:
"Türkiye'nin idari ve yargısal pratiği konusunda, geçmişte yaşadığımız deneyimlerden hareketle söylüyoruz ki, güven veren bir tabloyla karşı karşıya değiliz. Örneğin geçmiş süreçlerde geri dönüş yapan silahlı militanlar, bir süre sonra yargısal tacize uğradılar. Haklarında davalar açıldı ve çeşitli cezalara maruz kaldılar. Dolayısıyla bu kez mutlak surette net bir hukuki çerçeve çizilmelidir. Geri dönecek kişilerin, kendilerini bu ülkede hangi hukuki sürecin beklediğini açık ve net biçimde bilmeleri gerekir. Belirlenen hukuki çerçevenin dışına da çıkılmamalıdır."
'ÇERÇEVE YASA AÇIK VE KAPSAYICI OLMALIDIR'
Silahsızlanma ve geri dönüş sürecinin zamana yayılmasının yeni riskler doğuracağını dile getiren Aydın, "Bu nedenle çerçeve yasa açık, net ve kapsayıcı olmalıdır. Tersi durumda, Türkiye'deki mevcut kutuplaşmış siyasal yapı içerisinde süreç karşıtı propaganda yürüten çevrelerin güç kazanma riski de ortaya çıkacaktır. Bu nedenle tekrar vurguluyoruz: Çıkarılacak yasa mutlaka herkesi kapsamalıdır. Silahsızlanma ve geri dönüş süreci, tek bir yasal düzenlemeyle hızlı ve net biçimde sonuçlandırılmalıdır. Aksi takdirde bizi ciddi riskler beklemektedir" diye uyardı.
'DEMOKRATİK CUMHURİYET DEMOKRATİK BİR ANAYASADAN GEÇİYOR'
Kalıcı çözümün yalnızca silahsızlanmayla sınırlı olmadığını vurgulayan Aydın, demokratikleşme sürecinin anayasal ve yasal reformları da kapsaması gerektiğini söyledi. Aydın, "Aslında demokratik Cumhuriyetin, demokratik toplumun ve kalıcı çözümün demokratik bir anayasa ile güçlü yasal düzenlemelerden geçtiğini biliyoruz. Süreci kısaca özetlemek gerekirse; bu uzun soluklu bir süreçtir. Bugün daha çok silahsızlanma ve geri dönüş meselesini konuşuyoruz. Ancak bundan sonraki aşamalarda meselenin kök nedenlerinin ortadan kaldırılması için kapsamlı bir demokratik dönüşüme ihtiyaç vardır" diye konuştu.
'SÜREÇ HIZLANDIRMALI'
Bu dönüşümün anayasal değişikliklerden toplumsal zihniyet dönüşümüne kadar geniş bir alanı kapsaması gerektiğini ifade eden Aydın, meselenin sadece silahsızlanma ya da örgütün tasfiyesi olarak görülmemesi gerektiğini dile getirdi.
"Bugün hâlâ sürecin başlangıç aşamasındayız" diyen Aydın, bu noktada dünya örneklerine de değinerek şunları söyledi: "Silahsızlanma ve örgütün tasfiyesi meselesi sürecin en başında gündeme alınmış ve bu konuda önemli bir mesafe kat edilmiştir. Bu durum hem taraflar hem de çözüm süreci açısından önemli fırsatlar sunmaktadır. Çünkü çatışma çözümünün en zor aşaması silahsızlanma evresidir.
Uluslararası deneyimler de göstermektedir ki güven inşa edilmeden, gerekli hukuki düzenlemeler yapılmadan ve sorunun temel nedenlerine ilişkin kapsamlı güvenceler oluşturulmadan bu aşamaya gelmek oldukça zordur. Bu nedenle bugün gelinen nokta son derece önemlidir. Devletin de bunun farkına varması, süreci hızlandırması ve kapsayıcı demokratik reformları hayata geçirmesi gerekmektedir."
'BAŞLIKLAR SÜREÇ İÇERİSİNDE ADIM ADIM İLERLEYECEKTİR'
Silahsızlanma sürecinin tamamlanmasının ardından esas demokratikleşme başlıklarının ele alınacağını kaydeden Cihan Aydın, şunlara işaret etti: "Silahsızlanma, tasfiye ve geri dönüş süreci tamamlandıktan sonra esas meseleleri konuşacağız. Kürtlerin anadil talebini, kimlik talebini ve yönetime demokratik katılım taleplerini ele alacağız. Bu başlıkların tamamı süreç içerisinde adım adım ilerleyecektir.
Bun dolayı çıkarılması beklenen yasadan, Kürt meselesinin bütün boyutlarını çözecek kapsamlı bir düzenleme beklemiyoruz. Böyle bir beklenti gerçekçi de değildir. Bu konuda hayalci olmamak gerekir. Bu yasa öncelikle silahsızlanma sürecini güvence altına alacaktır. Ardından asıl demokratikleşme başlıklarını konuşacağız.
Bu nedenle sürecin herhangi bir aksaklığa uğramadan, güven içerisinde ve sağlıklı biçimde tamamlanması büyük önem taşımaktadır."