Aradan geçen sürede halkın anayasal güvence ve somut adım talepleri hala yanıt bulmadı. Bütün çağrılara rağmen atılmayan adımlar halkta güvensizlik oluştururken, halk her şeye rağmen barış çağrısını sahiplenmeye davam ediyor. Halkın taleplerinin karşılanıp, sürecin anayasal bir zemine oturtulması gerektiğini ifade eden Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM) PM Üyesi Avukat Salih Tekin Salih Tekin, "Daha demokratik bir ülke için mücadeleye devam edeceğiz" dedi.
7 Şubat çağrısı ve PKK’nin fesih kararının ardından gözler Ankara’ya çevrilirken, DEM Parti PM Üyesi Avukat Salih Tekin iktidarın hala somut bir demokratikleşme adımı atmadığını söyledi. Sürecin yalnızca tek taraflı iradeyle yürüdüğünü belirten Tekin, Meclis’in devreye girmesi, hukuki güvencelerin sağlanması ve demokratik entegrasyon yasalarının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.”
'ADIMLAR ZAMANA YAYILIYOR'
Sayın Abdullah Öcalan’ın “Demokratik Toplum Çağrısı” ve devamında PKK’nin 12'nci Kongresi’nde aldığı fesih kararı ile silahların yakılması yönündeki gelişmelere dikkat çeken Tekin, “Bugüne kadar tek taraflı olarak atılmış önemli adımlar oldu. Ancak buna karşılık gerek Meclis bünyesinde kurulan komisyon, gerekse siyasal iktidar tarafından şimdiye kadar somut bir adım atılmış değil. Demokratik Toplum Çağrısı’na uygun bir karşılık verilmesi gerekiyordu. Sürecin zamana yayılması, Meclis bünyesinde kurulan komisyonun sivil toplumdan siyasi partilere kadar farklı kesimlerle görüşmeler yürütmesi önemlidir. Ancak mevcut aşamada en azından demokratik entegrasyon yasalarına ilişkin bir ön çerçevenin oluşturulması ve hukuki güvence sağlayacak adımların atılması gerekiyordu” diye konuştu.
Türkiye’de uzun süredir güvenlikçi politikaların uygulandığını savunan Tekin, özellikle bu politikalardan uzaklaşmak için atılması gereken somut adımların sürekli ertelendiğine dikkat çekti. Tekin, “Özellikle bu güvenlikçi politikalardan uzaklaşması amacıyla bazı somut adımların atılması bekleniyordu. Ne yazık ki şu ana kadar bu yönde atılmış bir adım mevcut değildir. Uzun süredir sivil toplumun, siyasi partilerin ve genel olarak Türkiye’de yargı eliyle uygulanan güvenlikçi politikalar ile yargının siyasallaşmasına ilişkin ciddi endişeleri bulunmaktadır. Bu kaygıları giderecek düzenlemelerin yapılması gerekiyordu ancak bu konuda da somut bir gelişme yaşanmadı” ifadelerini kullandı.
'SÜREÇ YASAL ZEMİNE OTURMALI'
Meclis’in süreçte daha etkin rol alması gerektiğini vurgulayan Tekin, halkın sürecin ruhuna uygun taleplerinin dikkate alınması gerektiği çağrısında bulundu. Tekin konuşmasının devamında şu sözlere yer verdi: “Meclis’in yalnızca bir onay makamı gibi değil, demokratik toplum sürecinin gereklerine uygun hareket eden ve çözüm üreten bir irade ortaya koyması önemlidir. Özellikle TMK'de değişiklik yapılması, hasta tutsakların serbest bırakılması ve eşit yurttaşlık talebi de bunlardan bazıları. Bu sürecin yasal bir zemine oturtulması halkın temel taleplerinden biridir. Ancak iktidarın bu süreçten kaçındığı yönünde bir algı oluşmaktadır."
'TALEPLER HERHANGİ BİR SONUCA ULAŞMADI'
İktidarın geçmişte özgürlükçü söylemlerle hareket ettiğini ifade eden Tekin, mevcut anayasanın uzun yıllardır “darbe anayasası” olarak eleştirildiğini hatırlattı. Buna rağmen anayasada herhangi bir değişimin yaşanmadığını belirten Tekin, “Hak ve özgürlükler açısından yeni bir anayasanın gerekliliği farklı dönemlerde dile getirildi. Ancak ne yazık ki bu tartışmalar çoğu zaman dönemsel siyasi ihtiyaçlar doğrultusunda kullanıldı ve anayasal değişiklikler nihai bir sonuca ulaştırılamadı” dedi.
'ÇAĞRIYA UYGUN ANAYASAL ÇALIŞMA ŞART'
Türkiye toplumunun tüm kesimlerine cevap verebilecek demokratik bir anayasa konusunda somut adımların atılmadığını söyleyen Tekin, “Halk nezdinde meşruiyeti olan, demokratik toplum çağrısıyla ve demokratik entegrasyon yasalarıyla uyumlu bir anayasal çalışma yürütülmesi gerekmektedir. Mevcut anayasal düzenle toplumsal sorunların çözülemeyeceği açıktır. Yalnızca iyi niyet beyanlarıyla bu sürecin ilerlemeyeceği açıktır. Başta Meclis olmak üzere tüm kurumların süreci demokratik entegrasyon yasalarıyla desteklemesi ve somut adımlar atması gerekmektedir” dedi.
'MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ'
Sayın Abdullah Öcalan’ın mevcut koşullar içerisinde sürecin ilerlemesi için inisiyatif aldığını ifade eden Tekin, “Türkiye toplumunun daha demokratik, daha özgürlükçü ve refah düzeyi yüksek bir yapıya kavuşması için halklar temelinde bir çalışma yürütülmesi gerektiğine dair görüşleri ve açıklamaları mevcuttur. Türkiye’nin daha demokratik ve özgürlükçü bir anayasal düzene kavuşması ve hukuki güvencelerin sağlanması yönündeki çalışmalarımızı ve mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.