Demokratik Kurumlar Platformu, İran’da başta Kürtler olmak üzere hak savunucuları ve aktivistlere yönelik idam kararlarını protesto etmek amacıyla İstanbul’daki İran Konsolosluğu önünde açıklama yaptı.
Çok sayıda kişinin katıldığı eylemde, “Kürt halkı idamla susturulamaz, idamlara dur de” pankartı açıldı. Eylem boyunca sık sık “Yek e yek e gelê Kurd yeke”, “Rojava Rojhilat e Kurdistan yek welat e”, “Jin jiyan azadî” ve “Bijî berxwedana zindana” sloganları atıldı.
KALMAZ: KÜRT HALKI BAŞINI EĞMEYECEKTİR
Eylemde ilk olarak konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Parti Meclisi (PM) üyesi Murat Kalmaz, İran’daki molla rejiminin yıllardır Kürt halkının eşitlik, demokrasi ve hak taleplerine idamlar ve baskılarla karşılık verdiğini söyledi.
Rejimin bu politikalarını Kürt halkı üzerinden sürdürdüğünü belirten Kalmaz, “Bu politikaları ne kadar sürdürürseniz sürdürün, Kürt halkı dört parçada da bunları kabul etmeyecek ve başını eğmeyecektir. Çağrımız, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın demokratik toplum çağrısıdır. Ancak molla rejimi buna karşı politikalar geliştiriyor. Ya bu demokratik taleplere karşılık verirsiniz ya da yok olursunuz” dedi.
Konuşmanın ardından basın açıklamasının Kürtçesini Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) üyesi Mevlüt Aykoç, Türkçesini ise Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivisti Rojda Yılmaz okudu.
Yılmaz, İran’ın Kürt halkına yönelik baskı, inkâr ve imha politikalarını sürdürdüğünü belirterek, en temel demokratik hak taleplerinin dahi idamlar, tutuklamalar ve ağır baskılarla bastırılmaya çalışıldığını ifade etti.
İran yönetiminin bugüne kadar on binlerce Kürt gencini katlettiğini savunan Yılmaz, Ortadoğu’da Kürt halkının yüzyıllardır varlık ve özgürlük mücadelesi verdiğini belirtti.
“Baskıcı rejimlerin Kürt halkını tehdit olarak gördüğünü” söyleyen Yılmaz, Irak’ta Saddam Hüseyin yönetiminin, Suriye’de Baas rejiminin ve İran’daki mevcut yönetimin Kürtlerin kimliği, dili, kültürü ve demokratik taleplerine karşı benzer politikalar izlediğini kaydetti.
‘SESSİZ KALMAK BU SUÇA ORTAK OLMAKTIR’
İran’da gerçekleştirilen siyasi infazların yalnızca Kürt halkına değil, insan haklarına ve demokrasiye yönelik bir saldırı olduğunu dile getiren Yılmaz, “Sessiz kalmak bu suça ortak olmaktır” dedi.
Halk iradesine karşı kurulan baskı sistemlerinin uzun vadede ayakta kalamayacağını belirten Yılmaz, Saddam Hüseyin ve Suriye’deki Baas yönetiminin sonunu örnek göstererek, İran’da demokratikleşme taleplerine karşı sürdürülen baskıların da rejimin geleceğini belirleyeceğini ifade etti.
‘İDAMLARI DURDURALIM, İNSANLIK DEĞERLERİNİ SAVUNALIM’
Uluslararası kamuoyuna ve demokrasi güçlerine çağrıda bulunan Yılmaz, İran’da gerçekleşen idamlara karşı sessiz kalınmaması gerektiğini söyledi.
Yılmaz, “Kürt halkına yönelik yürütülen baskı ve infaz politikalarına karşı açık tavır alın. İnsan hakları ihlallerinin takipçisi olun ve İran rejimi üzerindeki uluslararası baskıyı artırın. Kürt halkı yalnız değildir. Kürtler, Ortadoğu’da demokratik yaşamın, halkların kardeşliğinin ve özgür geleceğin en güçlü dinamiklerinden biridir. Hep birlikte bu katliamlara karşı ses çıkaralım, idamları durduralım ve insanlık değerlerini savunalım” ifadelerini kullandı.