İnsan Hakları Derneği (İHD) İzmir Şubesi ile Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), 17-31 Mayıs Gözaltında Kayıplar Haftası dolayısıyla Alsancak’taki Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, “Kayıplar bulunsun failler yargılansın” pankartı açılırken, “Kayıplar belli failler nerede?”, “Zorla kaybetme insanlık suçudur” ve “Kayıplar bulunsun adalet sağlansın” sloganları atıldı.
Basın açıklamasına Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili İbrahim Akın’ın yanı sıra demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ve çok sayıda kişi katıldı. Açıklama metnini kitle adına Türkçe olarak Evrim Kubilay, Kürtçe olarak ise Mustafa Kızartıcı okudu.
Açıklamada, gözaltında zorla kaybetmenin en ağır insan hakları ihlallerinden biri olduğu vurgulanarak, bu uygulamanın Türkiye’nin yüzleşmesi gereken tarihsel gerçeklerden biri olduğu belirtildi. Uluslararası insan hakları hukukunun zorla kaybetmeyi insanlığa karşı suç olarak tanımladığı hatırlatılan açıklamada, devletlerin bu suçun önlenmesinden sorumlu olduğu ifade edildi.
Türkiye’nin hakikatle yüzleşmekten ve Birleşmiş Milletler Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmesi’ni imzalamaktan kaçındığı belirtilen açıklamada, İHD ve kayıp yakınlarının İstanbul, Amed, Êlih ve İzmir başta olmak üzere birçok kentte yıllardır sürdürdüğü oturma eylemleriyle hakikat ve adalet talebini dile getirdiği kaydedildi.
Açıklamada, “Gerçek bir toplumsal barış ancak geçmişte yaşanan ağır insan hakları ihlalleriyle yüzleşildiğinde mümkündür. Hakikatin ortaya çıkarılmadığı, adaletin sağlanmadığı ve cezasızlığın sürdüğü koşullarda insan haklarına saygı, barış ve demokrasinin kalıcı biçimde tesis edilmesi mümkün değildir” denildi.
Gözaltında kaybedilen tüm kişilerin akıbetlerinin açıklanması çağrısında bulunulan açıklamada, zorla kaybetme suçunun Türk Ceza Kanunu’nda insanlığa karşı suç olarak açık biçimde düzenlenmesi, tüm kayıp dosyalarında cezasızlık uygulamalarına son verilmesi ve sorumluların bağımsız soruşturmalar sonucunda yargı önüne çıkarılması talep edildi.
Ayrıca Galatasaray Meydanı’ndaki kısıtlamaların kaldırılması, Cumartesi İnsanları’nın taleplerini özgürce dile getirebilmesi ve Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmesi’ni imzalayıp etkin biçimde uygulaması istendi.
Basın açıklamasının ardından 5 dakikalık oturma eylemi gerçekleştirildi. Daha sonra Gündoğdu Meydanı’na yürüyen kitle, gözaltında kaybedilenleri anmak amacıyla denize karanfil bıraktı.