Amed’de 1 Mayıs mitinginde ‘barış ve emek’ vurgusu
Amed’de 1 Mayıs İşçi Bayramı kapsamında İstasyon Meydanı’nda düzenlenen mitingde, konuşmacılar barış, emek ve demokratik toplum mesajları verdi.
Amed’de 1 Mayıs İşçi Bayramı kapsamında İstasyon Meydanı’nda düzenlenen mitingde, konuşmacılar barış, emek ve demokratik toplum mesajları verdi.
Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde “Demokratik toplum için emekle özgürlüğe yürüyoruz” şiarıyla gerçekleştirilen etkinliğe, DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, siyasi parti ve sivil toplum temsilcileri ile çok sayıda emekçi katıldı.
Yürüyüş ve miting boyunca “İş, barış, ekmek”, “Direne direne kazanacağız” ve “Jin, jiyan, azadî” sloganları öne çıkarken, alanda emek, özgürlük ve sosyal hak taleplerini içeren pankartlar taşındı. Basın emekçileri de “Özgür basın susturulamaz” sloganıyla kortejde yer aldı.
Konuşmalarda, emek mücadelesi ile demokrasi talebinin birbirinden ayrı olmadığı vurgulanarak, Önder Apo’nun yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum” çağrısına atıf yapıldı. Tertip Komitesi adına konuşan Anahtar Kaya, barışın sağlanmasıyla kaynakların savaşa değil topluma ayrılacağını belirtti.
Anahtar Kaya, “Sayın Abdullah Öcalan’ın demokratik çözüm perspektifi emeğin özgürleşmesinin bir zeminidir. Çünkü barışın olduğu yerde kaynaklar savaşa değil, halka ayrılır. Baskı değil, örgütlenme büyür. Yoksulluk değil, refah artar” dedi.
Yenişehir Belediyesi işçisi Müzeyyen Sevim, “‘Artık yeter’ diyoruz. İşçilerin birliği gücümüzdür, halkın özgürlüğüdür. Yeni bir yaşam için hazırız. Onurlu bir barış için hazırız. Tarihi emekle yazacağız” diye belirtti.
KESK MYK üyesi Erdal Karakuş ise iktidarın barış süreci konusunda somut adımlar atması gerektiğini ifade ederek, “Barış beklemeye gelmeyecek bir mücadeledir. İktidardan sahici adımlar atmasını bekliyoruz. Çok net bir biçimde sorumluluk almaya hazırız, barışın tarafıyız. Barış için emek vermeye hazırız” şeklinde konuştu.
Program, DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar’ın konuşması ile devam etti.
Polisin saygı duruşuna açtığı şarkıyla müdahale etmesine tepki gösteren Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Barış ve demokratik toplumu konuştuğumuz bu süreçte yitirdiklerimizi anmamıza tahammül edemeyenlere tek sözümüz var: Kürt halkını kriminal hale getirdiniz, kriminal olan sizsiniz. Kürt halkın emeğinden rahatsız olamazsınız. Farkında değilsiniz ama siz de emekçisiniz, sizde bu sömürü çarkının içinde debelenenlerdensiniz” diye konuştu.
‘YIKIM EKONOMİSİ DEĞİL TOPLUMSAL EKONOMİ’
Türkiye’de bir ekonominin olmadığını sözlerine ekleyen Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Varsa da adı yıkım ekonomisidir” dedi. Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Biz diyoruz ki; bu ülkenin hak ettiği şey bir yıkım ekonomisi değil, toplumsal ekonomidir” diye ekledi.
KOMÜN OLARAK MÜCADELE
Madencilerin, işçilerin gerçekleştirdiği eylemleri hatırlatan Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Bugün bizleri ayakta tutan, mücadele ışığını dipdiri taşıtan emek mücadelesi artık aynı zamanda komün mücadelesidir. Kadının görünmeyen emeğini komünle inşa ederek inşa edeceğiz. Çocukların çalıştırılmasına komün olarak hep birlikte engel olacağız. Bu halkın açlıkla terbiye edilmesine komünlerle dur diyeceğiz. Yani geleceğimizi hep birlikte kendi ellerimizle kuracağız. Bunun önünde hiçbir engel yok.” ifadelerini kullandı.
‘PARÇALANMA ZAMANI DEĞİL, KOMÜN OLMA ZAMANI’
Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Devletlerin ve iktidarların elindeki en büyük amaç parçalayarak yönetmektir. Demokratik toplum süreci diyor ki; parçalanma zamanı değil, komün olma zaman, kendi hayatımızla ilgili tartışmaları kendi hayatımızla ilgili yol haritasını inşa etme zamanıdır” diye konuştu.