İki akademisyen, mesajlarında Türkiye’deki barış girişimini ve Kürt halkıyla dayanışmalarını vurgulayarak şu çağrıyı yaptı:
"Türkiye’deki barış süreciyle ve Kürt halkıyla dayanışma içinde olduğumuzu ifade ediyor, bu sürecin adalet ve eşitliğe yönelik gerçek bir adım olmasını diliyoruz. Bu süreç; Kürt haklarının anayasal olarak tanınmasını, eşit katılımı ve uzun süredir devam eden ayrımcılığa bir son verilmesini sağlamalıdır. Aynı şekilde barış ve demokrasi mücadelesi de bu sürecin bir gereği olarak artık kriminalize edilmemelidir.
Sürecin gerektirdiği yasal reformların gecikmeden hayata geçirilmesini ve Kürtlerin demokratik siyasete tam katılımı önündeki tüm engellerin kaldırılmasını içtenlikle umuyoruz. Kürt haklarının tanınmasına dayanan bir barış, toplumsal uyumu güçlendirecek ve Türkiye’deki tüm toplumlar için demokratik yaşamı genişletecektir. Adil ve kapsayıcı bir barış, yalnızca Kürtler için dönüştürücü bir an değil, aynı zamanda bölgesel ve küresel ölçekte de bir kazanım olacaktır."
KİMDİR?
Marcia C. Inhorn, Yale Üniversitesi’nde profesör, Ortadoğu’da sağlık, üreme teknolojileri ve toplumsal cinsiyet üzerine yaptığı öncü çalışmalarla tanınan önde gelen bir tıbbi antropolog.
Mehmet Mashuq Kurt ise Türkiye ve Kürdistan üzerine çalışan, şiddet, devlet-toplum ilişkileri ve kimlik konularında uzman bir sosyal antropolog.