BM: İran’da idamlar durdurulmalı

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, İran’da muhalefete yönelik baskıların ağırlaştığını belirterek idamların derhal durdurulmasını, keyfi gözaltına alınanların serbest bırakılmasını ve ölüm cezasına moratoryum ilan edilmesini istedi.

VOLKER TÜRK

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, İran’da devlet baskısının giderek ağırlaştığını açıkladı. 29 Nisan 2026’da yaptığı açıklamada Türk, İran makamlarının muhaliflere ve toplumsal itiraza karşı “ulusal güvenlik” gerekçesiyle kapsamlı bir baskı politikası yürüttüğünü belirtti. Türk, son aylarda artan idamlar, kitlesel gözaltılar, hapishanelerdeki ağır koşullar, mal varlıklarına el koyma uygulamaları ve uzun süreli internet kesintilerinin ülkedeki insan hakları krizini derinleştirdiğini söyledi.

Türk, İran makamlarına tüm idamları derhal durdurma, ölüm cezasının uygulanmasını askıya alma, adil yargılanma hakkını güvence altına alma ve keyfi biçimde tutulan kişileri serbest bırakma çağrısı yaptı.

SON İKİ AYDA EN AZ 21 İDAM

BM’ye göre, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarının başladığı son iki aylık dönemde en az 21 kişi idam edildi. Bu kişilerden 9’unun Ocak 2026 protestolarıyla bağlantılı davalarda, 10’unun muhalif örgütlere üyelik iddiasıyla, 2’sinin ise casusluk suçlamasıyla idam edildiği belirtildi.

Volker Türk, “Savaşın zaten yıkıcı sonuçlarının üzerine, İran halkının hakları da yetkililer tarafından sert ve acımasız yöntemlerle ellerinden alınıyor” dedi.

Türk, savaş dönemlerinde insan haklarına yönelik tehditlerin daha da arttığını vurgulayarak, ulusal güvenliğin gerekçe gösterildiği durumlarda bile hakların ancak zorunlu, meşru ve orantılı biçimde sınırlandırılabileceğini söyledi. Keyfi gözaltıya karşı koruma ve adil yargılanma hakkı gibi temel güvencelerin ise her koşulda korunması gerektiğini ifade etti.

ÇOCUKLAR DA İDAM TEHDİDİ ALTINDA

BM açıklamasında, İran’ın “ulusal güvenlik suçu” tanımının son derece geniş ve muğlak olduğuna dikkat çekildi. Bu nedenle çocuklar da dahil olmak üzere çok sayıda kişinin ölüm cezası tehdidiyle karşı karşıya olduğu belirtildi.

Açıklamaya göre, bu suçlamalarla yargılanan kişilerin önemli bir bölümü hızlandırılmış yargı süreçlerinden geçiriliyor, seçtikleri avukata erişemiyor ve işkence ya da kötü muameleye maruz kalıyor. Protestocular hakkında verilen bazı mahkeme kararlarının zorla alınan itiraflara dayandığı, idam edilen en az 9 kişi hakkındaki hükümlerde de bu yöntemin kullanıldığı kaydedildi.

4 BİNDEN FAZLA KİŞİ GÖZALTINA ALINDI

BM verilerine göre, 28 Şubat’tan bu yana İran’da 4 binden fazla kişi ulusal güvenlik bağlantılı suçlamalarla gözaltına alındı. BM, bu kişilerin bir bölümünün zorla kaybedildiğini, işkenceye uğradığını ya da insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleye maruz bırakıldığını bildirdi.

Açıklamada, gözaltındaki kişilere zorla itirafta bulunmaları için baskı yapıldığı, bu itirafların kimi zaman televizyonlarda yayımlandığı ve bazı tutukluların sahte infazlarla tehdit edildiği de belirtildi.

BM, özellikle Bahailer, Zerdüştler, Kürtler ve Beluç İranlılar gibi etnik ve dini azınlıkların bu baskı dalgasından daha fazla etkilendiğini vurguladı.

NASRIN SOTOUDEH VE NARGES MOHAMMADI İÇİN KAYGI

BM açıklamasında, onlarca tutuklunun akıbetleri hakkında bilgi verilmeden bilinmeyen yerlere götürüldüğü ifade edildi. İnsan hakları avukatı Nasrin Sotoudeh’in de bu kişiler arasında yer aldığı belirtildi.

Nobel Barış Ödülü sahibi Narges Mohammadi’nin sağlık durumuna ilişkin kaygıların da büyüdüğü aktarıldı. Cezaevinde yüksek riskli koşullar altında tutulan Mohammadi’nin kalp krizi geçirdikten sonra sağlık durumunun kötüleştiği, mevcut kronik hastalıklarının da tabloyu ağırlaştırdığı belirtildi. BM, Mohammadi’nin şiddet suçlarından hüküm giymiş kişilerle aynı ortamda tutulduğuna da dikkat çekti.

HAPİSHANELERDE AĞIR TABLO

Volker Türk, İran hapishanelerindeki koşulların son derece kötü olduğunu söyledi. Türk’e göre tutuklular aşırı kalabalık koğuşlarda tutuluyor, yeterli yiyecek, temiz su, hijyen malzemesi ve ilaca ulaşamıyor. Birçok tutuklunun tıbbi bakımı da engelleniyor.

BM, Çabahar Cezaevi’nde yiyecek dağıtımının uzun süre durdurulmasını protesto eden mahpuslara güvenlik güçlerinin ölümcül şiddetle müdahale ettiğini bildirdi. Bu müdahalede en az 5 kişinin hayatını kaybettiği, 21 kişinin yaralandığı ifade edildi.

Ayrıca başka bir cezaevinde iki tutuklunun gözaltında yaşamını yitirdiği, bu ölümlerde işkence izlerine ilişkin ciddi şüpheler bulunduğu aktarıldı.

MAL VARLIKLARINA EL KOYMA POLİTİKASI

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri, İran devletinin yalnızca gözaltı ve idamlarla değil, ekonomik cezalandırma yöntemleriyle de baskıyı genişlettiğini belirtti. Buna göre İran makamları, 400’ü yurtdışında yaşayan İranlılar olmak üzere toplam 675 kişinin mal varlığına el koydu.

BM, el konulan kişiler arasında oyuncuların, sporcuların, şirket yöneticilerinin ve gazetecilerin bulunduğunu aktardı. İran makamlarının bu kişileri “vatana ihanet” ile suçladığı, İran’a yönelik askeri saldırıları desteklemek ya da “düşman gruplarla” işbirliği yapmakla itham ettiği ifade edildi.

Ayrıca “Sahm” adlı yeni bir finansal takip sistemiyle mahkemeler ve savcılıkların yurttaşların mal varlıklarını elektronik olarak tespit edip el koyabildiği belirtildi.

61 GÜNDÜR İNTERNET KISITLAMASI

BM’ye göre İran’da internet erişimi 61 gündür neredeyse tamamen kesilmiş durumda. Volker Türk, bunun dünya çapında kaydedilen en uzun ve en ağır internet kesintilerinden biri olduğunu söyledi.

Türk, internet kesintisinin halkın hayati bilgilere ulaşmasını engellediğini, bağımsız sesleri susturduğunu ve toplum üzerinde büyük sosyal ve ekonomik yıkım yarattığını ifade etti. Bu uygulamanın ülkedeki insani ve ekonomik krizi daha da ağırlaştırdığını belirten Türk, kesintinin derhal kaldırılması gerektiğini söyledi.