DEM Parti, insan haklarını savunmaya ve sürece katkı sunmaya çağırdı
DEM Parti Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu, 10 Aralık İnsan Hakları Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, insan haklarını savunmaya ve sürece katkı sunmaya çağırdı.
DEM Parti Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu, 10 Aralık İnsan Hakları Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, insan haklarını savunmaya ve sürece katkı sunmaya çağırdı.
DEM Parti, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin kabul edilişinin 77. yılı dolayısıyla yaptığı açıklamada, özellikle artan otoriter rejimlere dikkat çekti.
Açıklamada, “Dünyada ve Türkiye’de artan hak temelli olmayan otoriter uygulamalar derin bir belirsizlik rejimi yaratmıştır. Bu durum, dünyadaki ve bölgemizdeki siyasal ortamın çalkantılı ve öngörülemez olmasıyla da yakından ilişkilidir” denildi.
“İnsan Hakları Günü bu yıl Türkiye için ayrı bir anlam taşımaktadır” diyen DEM Parti şunları ifade etti:
“Coğrafyamızdaki bu belirsizlik ve güvensizlik ortamında, kanayan yaramız Kürt sorununun barışçıl çözümü üzerine Barış ve Demokratik Toplum Çağrısıyla başlayan süreçle birlikte silahlı çatışma ortamı durmuş; ülkemizde ve coğrafyamızda önemli bir barış umudu doğmuştur. Sayın Öcalan’ın 27 Şubat çağrısı sunduğu yepyeni çatışma çözümüyle, Ortadoğu’da derinleşen uluslararası krizin aksine yeni bir yol açmış; değerli bir barış ve demokrasi umudu yaratmıştır. O nedenle bu yıl 10 Aralık, insan hakları ile beraber barış ve demokrasi kavramlarının daha fazla konuşulması ve sahiplenilmesi gereken bir gündür.
İnsan Hakları Gününde elbette ki insan hakları ihlallerini vurgulayıp bu ihlallerin giderilmesi noktasında daha fazla hak temelli siyaset yapılmasını önemsiyoruz. Hapishanelerdeki mağduriyetleri ve siyasi tutsakların durumunu, araçsallaştırılmış yargının herkese ve her kesime yönelik yarattığı korku ortamını, toplantı ve gösterilere müdahaleleri, yasakçı yaklaşımı ve ihlalci uygulamaları, seçilmiş halk iradesine yönelik kayyım uygulamalarını, güvenlikçi politikaların ve siyasetin oluşturduğu adaletsiz toplumsal iklimi ve bu politikaların doğrudan sonucu olan ekonomik ve sosyal hak ihlallerini ve daha birçok olumsuzluğu sıralayabiliriz.
Demokratik bir toplum inşası gerçekliğinde eşit yurttaşlığı esas alan, temel hak ve özgürlüklere tüm farklılıklar temelinde saygıyı önceleyen bir mücadele alanı hepimiz için hayati önemdedir. BM’nin belirlediği temaya uygun olarak, onurlu her insanın günlük gereksinimi ekmek ve su kadar hayati olanın barış, adalet, eşitlik ve özgürlük hakkı olduğunu; bu hakların ancak demokratik bir ortamda yaşanabileceğini bir kez daha vurgulamak isteriz. Türkiye’de yaşayan herkesin, tüm halkların, kadınların, farklı inanç kesimlerinin, LGBTİ+ ların, çocukların, gençlerin, engelli bireylerin, emekçilerin eşit insanlar olarak hakları olduğunu bir kez daha hatırlatırız.
‘PARTİMİZE YÖNELİK HAK İHLALLERİ RAPORUNU PAYLAŞACAĞIZ’
DEM Parti Hukuk ve İnsan Hakları Komisyonu olarak, İnsan Hakları Haftası sona ermeden partimize yönelik hak ihlallerine dair ayrıntılı bir raporu kamuoyuyla paylaşacağımızı duyuruyoruz. Ayrıca partimizin TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonuna sunduğu ve yakında açıklayacağı kapsamlı raporda, insan hakları ve demokrasi ortamının iyileştirilmesi için hazırlanan somut tespit ve çözüm önerileri yer almaktadır.
İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin kabul edilişinin 77. yılında, ülkemizin barış ve demokratik toplumu inşa sürecinde, toplumsal hak ve özgürlükler mücadelesinde; tüm siyasi partileri ve oluşumları, toplumsal kesimleri ve sivil toplum örgütlerini bu sürecin doğal muhatapları olarak insan haklarını savunmaya ve sürece katkı sunmaya çağırıyoruz.”