DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, parti genel merkezinde yaptığı açıklamada, çözüm süreci ve demokratik siyaset alanına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Süreçte yaşanan belirsizliklere ve yasal düzenlemelerdeki gecikmelere dikkat çeken Ayşegül Doğan, kamuoyunda “süreç tıkandı mı?” sorusunun giderek daha fazla sorulduğunu belirtti.
GECİKME VAR
Sürecin stratejik önem taşıdığını ifade eden Ayşegül Doğan, “Gecikme var. Bu gecikme endişeleri artırıyor” dedi.
Ayşegül Doğan, “Bu süreç çok kıymetli, çok değerli bir süreç ve çok stratejik bir süreç. Yaklaşım da bu şekilde olmalı” diye ekledi.
DEMOKRATİK MUHATAPLIK ZEMİNİ OLUŞTURULMALI
Ayşegül Doğan, Kürt sorununun demokratik çözümü açısından Önder Apo’nun rolüne dikkat çekerek, “Bir demokratik muhataplık zemininin oluşturulması kritik önem taşıyor” ifadelerini kullandı.
Ayşegül Doğan, Önder Apo’nun süreçte “ana aktör” olduğunu belirterek, hukuki ve siyasi koşulların buna göre düzenlenmesi gerektiğini söyledi.
ANA AKTÖRDÜR, İLETİŞİM KURULABİLMELİ
Önder Apo’nun toplumla iletişim kurabilmesinin sürecin ilerleyebilmesi açısından gerekli olduğunu kaydeden Ayşegül Doğan, şu değerlendirmede bulundu:
“Sayın Öcalan'ın toplumla iletişimini sağlayacak kanallar açılmalı. Gazeteciler sorularını sorabilmeli, gidip görmek isteyenler doğrudan gidip görüp sorularını yöneltebilmeli, koşulları bu sürece doğrudan katkı sunabilecek bir halde olmalı, özgür bir şekilde o koşullarda bu sürece doğrudan iletişimle destek sunabilmeli, süreci ana aktöründen bahsediyoruz. İletişim olanaklarından yoksun bir şekilde bu sürece nasıl ivme kazandırabilir?”
DEM Parti Sözcüsü ayrıca, İmralı Heyeti’nin bir aydan uzun süredir Önder Apo ile görüşemediğini belirterek, bunun kamuoyunda soru işaretleri yarattığını ifade etti.
FESİH ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇTİ
Ayşegül Doğan, PKK’nin fesih kararının üzerinden bir yıl geçtiğini hatırlatarak, bu süreçte silahların imha edildiğini ve geri dönüşü olmayan bir karar alındığının açıklandığını söyledi.
Buna rağmen gerekli hukuki zeminin oluşturulmadığını ifade eden Ayşegül Doğan, “Silahlarını imha ederek yakanlar için ama dönemediler. Niye dönemediler? Çünkü dönüşlerini sağlayabilecek bir hukuki zemin yoktu. Temennimiz bu aşamanın hızlı bir biçimde ilerlemesi ve artık gerçekten kategorik olmayan kapsayıcı, bütüncül bir yasanın oluşturulması ve bu fırsatın da bu şekilde değerlendirilmesi. Bunlar sürecin olması gerekenleri, hukuk, demokrasi ve özgürlük bu süreç için olmazsa olmaz” şeklinde konuştu.
BAHÇELİ’NİN ÖNERİSİNE DESTEK
Devlet Bahçeli’nin Önder Apo için dile getirdiği “barış süreci ve siyasallaşma koordinatörlüğü” önerisini de değerlendiren Ayşegül Doğan, demokratik siyaset alanını genişletecek her türlü katkıyı “anlamlı” bulduklarını söyledi.
Ayşegül Doğan, bu tür tartışmaların Kürt meselesi başta olmak üzere Türkiye’nin çözüm bekleyen sorunlarını yeniden görünür hale getirdiğini belirterek, önerilerin çatışmasızlık ve toplumsal barış perspektifiyle ele alınması gerektiğini ifade etti.
SİYASET KURUMU CESUR DAVRANMALI
DEM Parti Sözcüsü, siyasi aktörlerin yeni döneme uygun bir dil ve yol haritası oluşturması gerektiğini belirterek, demokratik siyaset alanını genişletecek düzenlemelerin toplumsal destekle hayata geçirilmesi çağrısı yaptı.Ayşegül Doğan, “Tüm siyasi aktörler sorumlu bir dil kullanmalı ve barış ihtimalini büyüten bir yaklaşım sergilemeli” dedi.
KÜRTÇE DİL BAYRAMI
Ayşegül Doğan açıklamasında, Cumhurbaşkanı kararıyla yürürlüğe giren “Aile ve Nüfus 10 Yılı” genelgesini de eleştirdi. Ayşegül Doğan, doğurganlık oranlarındaki düşüşün nedenlerine yönelik kapsamlı sosyal politikalar geliştirilmediğini söyledi.
15 Mayıs Kürt Dil Bayramı’na ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Ayşegül Doğan, Kürtçenin halen ayrımcı politikaların hedefinde olduğunu söyledi. Ana dilde eğitim ve kamusal hizmet hakkının güvence altına alınması gerektiğini ifade etti.
Öte yandan DEM Parti’nin Eylül ayında kongreye gideceği belirtilirken, isim, logo ve yönetim yapısına ilişkin tartışmaların parti konferanslarında değerlendirilmeye devam ettiği aktarıldı.