GÖRÜNTÜLÜ

DEM Parti: Tutanaklar kamuoyuna açık olmalı

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, komisyonun Önder Apo ile görüşmesine ilişkin tutanakların, “kamuoyuna açık bir biçimde erişilebilir bir hale” getirilmesi çağrısında bulundu.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcü Ayşegül Doğan, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. 

Ayşegül Doğan, Meclis Komisyonunun Önder Apo ile yaptığı görüşmeye dikkat çekerek, Önder Apo’nun birincil muhatap olduğunu ve sorunun çözümü bağlamında ilk defa böylesi bir görüşmenin yapıldığını vurguladı. 

Parti sözcüsü “Bugüne kadar bu diyalogun sürece güç ve ivme kazandıracak nitelikte bir diyalog olacaktır dedik. Bundan sonra da bunun nasıl bir güç ve ivme kazandıracağını hep birlikte göreceğiz. Hep beraber buna tanıklık edeceğiz” dedi. 

TUTANAKLAR ERİŞİLEBİLİR OLMALI

“Komisyonun raporunun bir an önce tamamlanması ve genel kurulda hukuki düzenlemelere ilişkin hızla hayata geçirilmesi gerektiğini” kaydeden Ayşegül Doğan,  Önder Apo ile yapılan görüşmenin de kamuoyuna yansıması gerektiğini de sözlerine ekledi. 

Ayşegül Doğan, şunları ifade etti: “Toplumsallaşması için çok önemli. Detaylarını 4 Aralık'ta toplanacak komisyona aktarılacak bilgilerle hepimiz öğreneceğiz. Ve yine beklentimiz bu tutanakların kamuoyuna açık bir biçimde erişilebilir bir halde olması. Bugüne kadar yapılagelen dinlemelerin tutanaklarına nasıl Türkiye kamuoyu istediği zaman Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin internet sitesi üzerinden erişim sağlayabiliyorsa, İmralı Adası'nda komisyon üyelerinin Sayın Öcalan ile yaptığı görüşmenin içeriğine de aynı şekilde erişebilmelidir. Bu konudaki şeffaflıktan taviz verilmemelidir.” 

CHP’NİN GİTMEMESİ SADECE TALİHSİZLİK DEĞİL

DEM Parti sözcüsü, CHP’nin İmralı ziyaretine katılmama kararı ardından başlayan tartışmalara da işaret ederek, “Komisyonun bütün bileşenleriyle adaya gitmesi ve Sayın Öcalan'la orada görüşerek özellikle şeffaflığa dair endişeleri, kaygıları olanların onlar adına bu soruları doğrudan yöneltme imkanını değerlendirmemiş olmalarını yalnızca bir talihsizlik olarak ifade edemeyiz. Ne yazık ki bir siyasetsizliğe işaret ediyor Kürt meselesinin demokratik çözümünde. Bunu üzülerek belirtiyoruz” diye konuştu. 

GÖRÜŞME OLANAKLARI GENİŞLETİLMELİ

Ayşegül Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu görüşme önemliydi ancak biricik kalmaması da aynı önemde. İmralı yolunu resmi olarak açan bu siyasi adımın devamı getirilmeli. Sayın Öcalan'la görüşmenin olanakları genişletilmeli. Bunu sürecin geleceği açısından önemli görüyoruz. Farklı siyasal kesimlerden temsilciler, hak savunucuları, akademisyenler, gazeteciler, kimler gidip temas kurmak istiyorsa, kimler gidip orada kendisiyle görüşmek istiyorsa görüşmeli, görüşebilmeli, bunun imkanları sağlanmalı. 

MUHALEFET BEKLE GÖR SİYASETİNDEN ÇIKMALI

Bu mesele can kayıplarının durdurulması, bir daha olmaması açısından baktığımızda hayati bir meseledir.  Bundan daha değerli, bundan daha kutsal bir şey olamaz. O yüzden bunları seçim, seçmen ölçümleri, anketler ya da bununla ilgili şekillenen kaygılar etrafında izah etmeye çalışmak yerine bu meseleye böyle bir yerden bakıp, üstelik bu meselenin tarihsel arka planıyla sosyolojik olarak bugüne kadar ortaya çıkan diğer boyutlarıyla da yüzleşmek gerekir. Dünden farklı bir tutum sergilemek gerekir Kürt sorununun demokratik çözümü için. Yani tüm o alışılagelmiş kalıplardan çıkalım derken bunu söylem düzeyinde tutmamak eylemde de gerçekleştirmek gerekir. Hem bir yandan basit parti çıkarlarına havale etmememiz gereken bir mesele diğer yandan ciddi ve tarihsel yaklaşılması gereken bir mesele hem de iktidarından muhalefetine herkesin cesur adımlar atması gereken mütereddit kalan siyasi partilerin farklı toplumsal kesimleri de cesaretlendirmesi gereken bir mesele ile karşı karşıyayız. Muhalefet de bekle gör siyaseti yerine daha aktif bir pozisyon almalı ve kurucu bir siyaset ufkuna sahip olmalı. 

AİHM KARARLARI UYGULANMALI

Selahattin Demirtaş'ın serbest bırakılması için ne bekleniyor? Niye bu suç işleme haline seyirci kalıyorsunuz? Tekrar ediyoruz. Başta Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ olmak üzere Kobani kumpas davasından tutsak herkes serbest bırakılmalı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları ve Anayasa Mahkemesi kararları uygulanmalı. Artık buna son vermek gerekiyor.”