Demokratik Kürt Hukukçular Konferansı deklarasyonu açıklandı

Demokratik Kürt Hukukçular Konferansı Hazırlık Komisyonu, 4-5 Temmuz tarihlerinde Amed’de düzenlenecek konferans öncesinde deklarasyonunu kamuoyuyla paylaştı.

Açıklama, Amed’deki İskender Paşa Konağı’nda gerçekleştirildi. Toplantıya Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) Eş Genel Başkanları Serhat Çakmak ve Ekin Yeter ile çok sayıda hukukçu ve baro başkanı katıldı. Metin Kürtçenin Kurmancî ve Kirmanckî lehçeleri ile Türkçe olarak okundu.

“Özgürlük, statü ve barış için demokratik hukuk” şiarıyla yapılan açıklamada, özellikle Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında yeni hukuki düzenlemelerin gerekli olduğu vurgulandı.

TARİHSEL KIRILMA

Deklarasyonda, Kürt halkının cumhuriyet tarihi boyunca inkâr politikaları ve hak ihlalleriyle karşı karşıya kaldığı kaydedilerek, çatışmalı süreçte binlerce insanın yaşamını yitirdiği, milyonlarca kişinin yerinden edildiği belirtildi. Açıklamada, geçmiş çözüm girişimlerinin çeşitli nedenlerle başarısızlığa uğradığı hatırlatıldı. 

Metinde, Önder Apo’nun 27 Şubat 2025 tarihinde yaptığı “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın tarihsel bir kırılma olduğu belirtilerek, “Sayın Öcalan, PKK’nin feshi çağrısını yapmış ve ‘Şüphesiz pratikte silahların bırakılması ve PKK'nin kendini feshi, demokratik siyaset ve hukuki boyutun tanınmasını gerektirir’ diyerek demokratik siyaset ve hukukun gerekliliğine vurgu yapmıştır” denildi.

Deklarasyonda, Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde oluşturulan komisyonun raporuna da atıf yapıldı. 

Raporda demokratik anayasa ihtiyacı, temel hak ve özgürlüklerin genişletilmesi, kayyım uygulamalarının kaldırılması ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması gibi başlıkların yer aldığı belirtildi.

HUKUKİ STATÜ

Hukukçular, süreç kapsamında geçiş yasalarının çıkarılması, Önder Apo’nun hukuki statüsünün belirlenmesi, silahlı mücadeleyi bırakan kişilerin demokratik siyasete dahil edilmesi ve anadilde eğitim hakkının güvence altına alınması çağrısında bulundu. 

Açıklamada, “Eşit vatandaşlık, ifade ve örgütlenme özgürlüğü ile sivil toplumun ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesi başta olmak üzere, demokratik toplumun varlık ve gelişim hakkının sağlanması gerekmektedir.  Kürtlerin anadilde eğitim ve öğretim hakkı, Kürt halkının statüsünün tanınması, Türkiye'de yaşayan farklı kimlik ve inanç gruplarının varlık ve gelişim hakkının tanınacağı ve hukuksal güvenceye alınacağı toplumsal sözleşme niteliğinde yeni bir anayasa yapılması için hukuki çalışmaların yapılması gerekmektedir” diye belirtildi. 

ARINMA SÜRECİ

Demokratik toplumun inşasının aynı zamanda “bir arınma süreci” olduğuna vurgu yapılan deklarasyonun hakikatle yüzleşme çağrısı yapılırken şunlar ifade edildi:

“Bu bağlamda; güvenlikçi, cinsiyetçi, milliyetçi hukuksal kodların terk edilerek kadınların özgürlüğünü ve eşitliğini esas alan, demokrasi ve ekolojiye duyarlı temel hak ve özgürlükleri önceleyen yeni bir hukuksal biçimin oluşturulması da en büyük katkıyı sağlayacaktır.”

KONFERANSA ÇAĞRI

Deklarasyonun sonunda, 4-5 Temmuz 2026 tarihlerinde Amed’de gerçekleştirilecek konferansa hukukçular, insan hakları savunucuları ve demokratik çözümden yana tüm kurumlar davet edildi.