Demokratik Alevi Federasyon (FEDA) ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB) yaptığı ortak açıklamayla Dersim ve Bazarcix’ta Alevilere ait kutsal mekanlara yapılan saldırılara tepki göstererek “Düzgün Baba da, Elif Ana da, bu kadim toprakların hakikatidir ve bu hakikat asla yok edilemeyecektir” dedi.
Açıklama şöyle: “Dersim’in Qisle (Nazımiye) ilçesinde bulunan ve Alevi inancı açısından en kutsal merkezlerden biri olan Düzgün Baba Mekânı’na yönelik gerçekleştirilen saldırı, hepimizin yüreğinde derin bir yara açmıştır. “Ayak İzleri” olarak bilinen kutsal nişanelerin kazınarak tahrip edilmesi; yalnızca bir taşın değil, bir halkın hafızasının, inancının ve tarihinin hedef alınmasıdır.
Aynı şekilde Mereş’in Bazarcix (Pazarcık) ilçesinde bulunan Elif Ana Türbesi yerleşkesindeki Mehmet Baba heykeline yönelik saldırı da Alevi halkının kutsallarına dönük sistematik düşmanlığın bir başka örneğidir.
Çünkü biz Aleviler için dağ, taş, su, ağaç yalnızca doğa değildir; inancımızın kendisidir. Bu topraklarda binlerce yıldır varız. Taşımızla, toprağımızla, suyumuza ve ormanımıza bağlı bir hakikat yolunun taşıyıcılarıyız. Düzgün Baba’ya uzanan el, aynı zamanda Dersim’in dağlarına, halkımızın hafızasına ve ortak yaşam kültürüne uzanmıştır.
Devlet bu saldırıları derhal soruşturmalı, failleri açığa çıkarmalı ve kutsallarımıza yönelik nefret saldırılarının karşısında sessiz kalmamalıdır. Sessizlik cesaret vermektir. Cezasızlık ise yeni saldırıların önünü açmaktadır.
DÜZGÜN BABA, ELİF ANA BU KADİM TOPRAKLARIN HAKİKATİDİR
Bizler demokratik barış sürecinin en önemli öznesi olduğumuzu biliyoruz. Yıllardır acılarla, inkâr politikalarıyla ve saldırılarla sınanmış bir halk olarak; barışın, eşit yurttaşlığın ve ortak yaşamın savunucusuyuz. Tam da böylesi kıymetli bir süreçte kutsallarımıza yönelik gerçekleştirilen saldırılarla toplumu galeyana getirmek, halkları karşı karşıya bırakmak ve barış umudunu sabote etmek isteyenler bilsin ki; boşuna uğraşıyorlar.
Şunu söylüyoruz;
Barış ve demokratik sürecin tartışıldığı bu koşullarda demokratikleşme yasalarının acilen çıkartılması, Alevilere yönelik saldırıları önleyecek yegane yoldur.
Değerli canlar,
bizler provokasyonlara teslim olmayacağız. Barış gibi büyük bir değeri, halkların ortak geleceğini ve birlikte yaşam umudunu kimsenin karanlık hesaplarına kurban etmeyeceğiz.
Şu iyi bilinmelidir ki; biz Aleviler ne doğamızdan ne de inancımızdan vazgeçeriz. Kutsallarımıza, ziyaretgâhlarımıza, hafızamıza ve hakikat yolumuza sahip çıkmaya devam edeceğiz. Düzgün Baba da, Elif Ana da, bu kadim toprakların hakikatidir ve bu hakikat asla yok edilemeyecektir.
Bugün her zamankinden daha fazla birlik olma zamanıdır. Alevi halkının birliği; inancımıza, kültürümüze, kadınların öncülüğüne, doğamıza ve ortak yaşam değerlerimize sahip çıkmanın en güçlü güvencesidir. Çünkü biliyoruz ki birlik olan bir halkın hafızası da, inancı da, hakikat yolu da yok edilemez.
Devletin kimliği belirsiz kişiler dediği şahıslar, kendilerinde bu gücü nereden buluyorlar? Kim ya da kimler, Alevi halkının kutsallarına saldırmayı bu kadar pervasızca göze alabiliyor? Bu saldırıların tekil saldirilar olmadigini biliyoruz. Yıllardır Alevi inancı, kültürü, dili, doğası ve yaşam felsefesi hedef alınmaktadır. Bugün kutsal mekânlarımız tahrip edilirken, aslında bizim doğayla kurduğumuz kadim bağ koparılmak istenmektedir.
Biz Demokratik Alevi Federasyon FEDA ve Demokratik Alevi Kadınlar Birliği DAKB olarak yapılan bu saldırıyı şiddetle kınıyor ve bu saldırıların hesabının verilmesi için takipçisi olacağımızı ilan ediyoruz. Barışın ve ortak yaşamın savunucusu olmaya devam edeceğiz.”