Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ile Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB), 2 Temmuz Madımak Katliamı dolayısıyla ortak yazılı açıklama yayımladı. Açıklamada, Kerbela Katliamı'nın Alevi toplumunun hafızasında hakikate yönelik saldırıların simgesi olduğu belirtilerek, tarih boyunca yaşanan katliamların unutulmadığı vurgulandı.
Açıklamada, Kerbela'da Hz. Hüseyin ve yoldaşlarının katledilmesinin ardından hak ve hakikat mücadelesine yönelik saldırıların sürdüğü ifade edilerek, tarihin Alevilere acıyı, direnmeyi, birlik olmayı ve yaşananları unutmamayı öğrettiği kaydedildi.
Türkiye'de Alevilere yönelik tarihsel katliamlara da değinilen açıklamada, tekçi devlet anlayışının farklı halkların inanç ve kimliklerine yönelik saldırılar gerçekleştirdiği belirtilerek, Koçgirî Katliamı'nın bu sürecin önemli dönüm noktalarından biri olduğu ifade edildi.
Açıklamada, Koçgiri direnişinin öncü isimlerinden Alişer ile eşi Zarife’nin 9 Temmuz 1937'de Ovacık'taki Tujik Dağı mağaralarında pusuya düşürülerek öldürüldüğü hatırlatıldı. Alişer Efendi ve Zarife Hatun'un özgürlük ve direniş mücadelesinin Alevi toplumuna önemli bir miras bıraktığı belirtilerek, yıl dönümlerinde saygıyla anıldıkları ifade edildi.
‘ÇORUM VE MADIMAK UNUTULMADI’
FEDA ve DAKB, 1980 yılında yaşanan Çorum Katliamı'nın da unutulmadığını belirterek, mayıs ayında başlayıp 4 Temmuz'a kadar süren saldırılarda yaşamını yitiren 57 kişinin anıldığını kaydetti. Açıklamada, katliamın sorumlularıyla er ya da geç yüzleşileceği vurgulandı.
2 Temmuz 1993'te gerçekleşen Sivas Madımak Katliamı'na da değinilen açıklamada, Madımak Oteli'nde 33 aydın, sanatçı, yazar ve ozanın yakılarak katledildiği hatırlatıldı. Katliamın yalnızca yaşamını yitirenleri değil, eşitlik, özgürlük, birlikte yaşam umudu, insanlık vicdanı ile Alevi inancı, kimliği, dili ve kültürünü hedef aldığı ifade edildi.
Açıklamada, Koçgiri, Dersim, Maraş, Çorum ve Madımak'ta yaşanan katliamların ortak bir devlet politikası ve cezasızlık anlayışının sonucu olduğu vurgulanarak, hakikat mücadelesinin tüm baskılara rağmen sürdüğü belirtildi.
‘DEMOKRATİK BARIŞ SÜRECİ’NİN YANINDAYIZ’
FEDA ve DAKB, katliamlarda yaşamını yitirenleri saygıyla andıklarını belirterek, hakikat, adalet ve özgürlük mücadelesini sürdüreceklerini ifade etti.
Açıklamanın sonunda ise şu değerlendirmeye yer verildi:
"Bugün bütün bu katliamlarla yüzleşmek için Demokratik Barış Süreci'nin yanında duruyoruz. Katliamlarla yüzleşilmeden, sorumlular ortaya çıkarılmadan, cezasızlık politikalarına son verilmeden ve eşit yurttaşlık yasalarla güvence altına alınmadan gerçek bir toplumsal barışın mümkün olamayacağını söylüyoruz. İnsanlık suçu işleyenlerden tarih er ya da geç hesap soracaktır. Devlet yaptığı onca katliamla yüzleşecektir."