DEM Parti İstanbul Gençlik Meclisi, İstanbul Kadıköy’de gerçekleştirilen “Barış için adım at” yürüyüşünün ardından gözaltına alınan ve ifadeye çağrılan gençlere ilişkin il örgütü binası önünde açıklama yaptı. Açıklamaya çok sayıda kişi katılırken sık sık sloganlar atıldı.
Açıklamada konuşan Arife Çınar, iktidarın barış sürecine dair somut adım atmadığını belirterek, Önder Apo’nun sürecin taraflarından biri olduğunu söyledi. Arife Çınar, Kürt sorununun çözümü ve toplumsal barış için Önder Apo’nun statüsünün tanınması gerektiğini ifade etti.
DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek ise yaptığı konuşmada, Önder Apo’nun süreçteki rolüne dair tartışmalara değinerek, “Barış ve demokratik toplum süreci tek ayaklı olmaz” dedi. Çiçek, gençlerin attığı sloganların “çözüm iradesine işaret ettiğini” savundu.
AİLELER TEHDİT EDİLDİ
Basın açıklamasını okuyan DEM Parti Gençlik Meclisi üyesi Saime Sema Çali, Kadıköy’deki yürüyüş sonrası yaklaşık 30 gencin ifadeye çağrıldığını ve ailelerinin arandığını söyledi.
Saime Sema Çali, bazı ailelerin tehdit edildiğini belirterek, “Gençler ve aileler asla dayatmalara, tehditlere ve ajanlaştırma politikalarına boyun eğmeyecek” dedi.
Saime Sema Çali, son dönemde benzer uygulamaların farklı kentlerde de yaşandığını belirterek, 8 Mart etkinliğine katıldığı gerekçesiyle ailesi tarafından hedef alındığı belirtilen İlayda Zorlu olayını hatırlattı. Saime Sema Çali, fişleme ve baskı politikalarının “yaşam hakkını tehdit edecek boyutlara ulaştığını” söyledi.
POSTER GEREKÇE GÖSTERİLDİ
Saime Sema Çali, gençlerin ifadeye çağrılma nedenlerinden birinin yürüyüş sırasında Önder Apo’nun posterlerinin taşınması olduğunu belirtti. Önder Apo’nun bir taraftan “baş müzakereci” olarak değerlendirildiğini, diğer taraftan posterlerinin yasaklandığını savunan Saime Sema Çali, şunları ifade etti:
“Posterinin yasaklanmasının devletin halklar önderi Öcalan'ın fikirlerinin toplumsallaşması korkusundan dolayı olduğunu biliyoruz. Kürdistan'da farklı politika, Türkiye metropollerinde farklı politika kurnazlığını görüyoruz. Özel savaş politikalarının ulaştığı bu kontrolsüzlük haline en iyi cevabın Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başarıya ulaştırılması olduğunu vurguluyor, tüm genç yoldaşlarımızı örgütlü mücadeleye katılarak yaratılan dönem fırsatlarını değerlendirmeye ve özgür gençlik kimliğine ulaşmaya çağırıyoruz”