MAF DAD Eş Başkanı Heike Geisweid, Türkiye’nin Önder Apo, Selahattin Demirtaş ve diğer Kürt siyasetçileri hakkında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) verdiği kesin kararları uygulamamasını sert sözlerle eleştirdi. Geisweid, Avrupa devletlerini “artık diplomatik uyarıları aşan siyasi ve ekonomik baskı mekanizmalarını devreye sokmaya” çağırdı.
AİHM’in Önder Apo’nun “umut hakkı” kapsamında verdiği kararlar ile Selahattin Demirtaş ve diğer Kürt siyasetçiler hakkında aldığı hükümlerin Türkiye tarafından sistematik biçimde uygulanmamasını ANF’ye değerlendiren Geisweid, “AİHM içtihadı bu konuda çok net. Artık elimizde kesinleşmiş kararlar var” diyerek Türkiye’nin hukuk dışı tutumuna dikkat çekti.
‘UMUT HAKKI’ İHLAL EDİLİYOR
Ağırlaştırılmış müebbet cezalarına işaret eden Geisweid, “Ömür boyu hapis cezalarının hiçbir gözden geçirme ve tahliye ihtimali olmadan verilmesi, AİHS’in 3. maddesinin yani işkence yasağının ihlalidir. AİHM, her mahpus için bir ‘umut hakkı’ bulunması gerektiğini ve en geç 25 yılın sonunda zorunlu bir değerlendirme yapılmasını şart koşuyor” dedi. Türkiye’nin özellikle siyasi davalarda bu standartları tamamen yok saydığını vurgulayan Geisweid, bu durumun hem hukuken hem de insan hakları açısından kabul edilemez olduğunu belirtti.
‘AVRUPA KONSEYİ YETERSİZ KALIYOR, SİYASİ BASKI ŞART’
AİHM kararlarının uygulanmasını denetleyen Avrupa Konseyi’nin mevcut diplomatik çerçevesinin Türkiye üzerinde etkili olmadığını söyleyen Geisweid, “Türkiye, AİHM kararlarını en çok ihlal eden ama en az uygulayan ülkelerden biri. Diplomasinin ötesine geçmek gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Avrupa devletlerine açık çağrı yapan Geisweid, “Her bir Avrupa Konseyi üyesi devlet, Türkiye’nin bu kararları uygulaması için hem siyasi hem ekonomik baskı kurmak zorunda. Sadece açıklama yapmakla ilerleme sağlanamaz. Türkiye kararları uygulamadığı sürece uluslararası yükümlülükler fiilen anlamsız hale geliyor” değerlendirmesinde bulundu.
DEMİRTAŞ VE KÜRT SİYASETÇİLER VURGUSU
AİHM’in Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala kararlarında da Türkiye’nin siyasi saiklerle hareket ettiğine hükmettiğini hatırlatan Geisweid, Kürt siyasetçilere yönelik ağırlaştırılmış müebbet cezaları ve uzun süreli tutuklamaların Avrupa’da ciddi eleştiri konusu olduğunu söyledi. Avrupa’nın eylemsizliğinin devam eden hak ihlallerine “seyirci kalmak” anlamına geldiğini belirterek şu uyarıda bulundu: “Avrupa’nın sadece izlemekle yetinmesi artık mümkün değil. Türkiye kararları göz ardı ediyor ve bu hem hukuki hem de siyasi açıdan kabul edilemez. Daha fazla beklemek, hak ihlallerinin sürmesine göz yummaktır.”