Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Meral Danış Beştaş, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ne bir hafta kala hem kadın mücadelesini hem de Kürt meselesinin çözümüne ilişkin yürüyen süreci ANF’ye değerlendirdi.
‘PARTİLER SORUMLULUK ALMAKTAN ÇEKİNİYORLAR’
Kürt meselesinin demokratik ve barışçıl çözümüne ilişkin başlatılan sürecin tek taraflı atılan iyi niyet adımlarıyla devam etmesine yönelik kaygılar sürüyor. Mecliste kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ı dinlemesi talebinin sürüncemede bırakılması tepkilere neden oluyor. Komisyonda yer alan HDK Eşsözcüsü ve DEM Parti Milletvekili Meral Danış Beştaş, bu durumun özellikle AKP ve CHP’nin birbirini bekleme halinden kaynaklandığını belirtti. Sürece ilişkin bir tıkanıklık değil bir yavaşlık halinin olduğunu ifade eden Meral Danış Beştaş, “Mesela İmralı’ya gitme konusunda çok uzayan bir süreç söz konusu oldu. Bunun çözülmesi gerekiyor. İki haftadır bu konuda çok tartışma var. Partiler bu konuda sorumluluk almaktan çekiniyorlar, hiç söz kurmuyorlar. Özellikle de AKP ve CHP’de birbirini bekleme hali söz konusu. Ama birbirlerini beklemelerine gerek yok. Herkes kendi görüşünü ifade etmeli. Çünkü iktidara aday bir partinin, muhalefet de olsa, Türkiye'nin en önemli meselesi konusundaki tutumu net olmalı. İktidar açısından da, bu sürecin şu anda yürütücülerinden biri, bu konuda hiçbir kaygıya yer olmamalı” dedi.
‘ADIM ATILMASI GEREKİYOR!’
Komisyonda bu hafta son dinlemelere geçildiğini, MİT Başkanı’nın ve Milli Savunma Bakanı’nın dinleneceğini aktaran Meral Danış Beştaş, “Sayın Öcalan’ın komisyon tarafından dinlenme hususunun çözüleceğini düşünüyorum. Bu tip süreçler samimiyetten ziyade somut çıktılar üzerinden yürür, atılacak adımlar üzerinden yürür. Bu nedenle bu konuda adım atılması ve bazı gelişmelerin yaşanması gerekiyor. Ajandalar farklı olsa da önemli olan bu barış sürecinde ve demokrasi meselesinde bir ilerleme sağlamaktır. İktidar da toplumun süreci sahiplenmesiyle, desteğiyle birlikte bu kaygılardan arınacaktır. Varsa kaygıları, önümüzdeki günlerde bunun sıfırlanacağına ya da en aza düşeceğine inanıyorum” diye konuştu.
‘KADINLAR SÜRECİN MİMARI OLMAYA ADAY!’
Günün barışı sahiplenme günü olduğunu vurgulayan Meral Danış Beştaş, bu konuda toplumun barış gücünün öncüsü olan kadınlara büyük görev düştüğünü kaydetti. Kadına yönelik kırımın, şiddetin ve şiddete yönelik cezasızlık politikalarının sürdüğü bir atmosferde, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nün karşılandığını dile getiren Meral Danış Beştaş, kadın kurumlarının bu sene savaşa karşı barış taleplerini daha da yüksek bir sesle haykıracaklarını belirtti.
Savaşlarda, çatışmalarda en büyük bedeli kadınların ödediğini hatırlatan Meral Danış Beştaş, “Tam da bu nedenle bu mücadeleye kadınlar öncülük edecek. Deyim yerindeyse kadınlar barış ve demokratik toplum sürecinin mimarı olmaya aday. Şu anda toplumda en hareketli kesim de kadınlar zaten. 25 Kasım’da da bu coşkuyla sokakları ve alanları dolduracağız ve hiçbir engellemeyle karşılaşmak istemiyoruz. Ben buradan tüm kadınlara çağrı yapıyorum; barış ve demokratik toplum sürecini uzaktan izlemeyin, içinde olun, öncülük yapın. Barışın inşası için mutlaka yapacağımız bir iş vardır. Şimdi boş duracak zaman değil. Barış için, kendimiz için, halklar için ve demokratik hak ve özgürlükler için çalışalım” vurgusunda bulundu.