Muhlise Karagüzel: Cezaevi hasta tutsakların yeri değil!
5 kez anjiyo, 3 kez kalp krizi geçiren Muhlise Karagüzel, hapishane koşullarının hastaları ağırlaştırdığını belirterek hasta tutsaklara özgürlük çağrısı yaptı.
5 kez anjiyo, 3 kez kalp krizi geçiren Muhlise Karagüzel, hapishane koşullarının hastaları ağırlaştırdığını belirterek hasta tutsaklara özgürlük çağrısı yaptı.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mûş eski İl Eşbaşkanı olan hasta tutsak Muhlise Karagüzel (64) tahliye oldu. Kronik hastalıkları nedeniyle hapishanede birçok kez fenalaşan ve ameliyat edilen Muhlise Karagüzel, hapishanelerde yaşanan hak ihlallerini ve hasta tutsakların yaşadığı zorlukları ajansımıza anlattı.
HDP Mûş Eski İl Eşbaşkanı olarak görev yaparken, 9 Ağustos 2019 tarihinde gözaltına alınan Muhlise Karagüzel’e ilk olarak "örgüt üyesi olmak" iddiasıyla 8 yıl 1 ay hapis verildi. Hapis kararı daha sonra Yargıtay tarafından bozuldu. Yeniden yapılan yargılamada Muhlise Karagüzel’e aynı iddiayla 7 yıl 6 ay hapis verildi. Bu süre boyunca rehin alınan Muhlise Karagüzel, ilerleyen yaşı nedeniyle çok sayıda kronik hastalıkla mücadele etti. Önce Mûş, ardından Kayseri Bünyan Kadın Kapalı Hapishanelerinde tutulan ve 5 kez anjiyo olan, üç kez de kalp krizi geçiren Muhlise Karagüzel hakkında Kayseri ATK "cezaevinde kalamaz" derken İstanbul ATK ise tam tersi bir raporla "cezaevinde kalabilir" dedi.
Sağlık sorunları ağırlaşan Muhlise Karagüzel, geçirdiği kriz sonrası 4 Nisan 2023 tarihinde tedavi için İzmir Menemen R Tipi Kapalı Cezaevine sevk edildi. Burada kalırken infazının ertelenmesi üzerine Şubat 2024’te tahliye edildi. Kalp, diyabet, hipertansiyon, astım, bel ve boyun fıtığı hastalıkları bulunan Muhlise Karagüzel, infazının iki kez ertelenmesinin ardından Muş Cumhuriyet Başsavcılığının çıkardığı yakalama kararı sonrası Ekim 2024’te yeniden tutuklandı. Bu süre zarfında Amed D Tipi Kapalı Cezaevinde tutuklu bulunan Muhlise Karagüzel, önceki gün tahliye edildi.

5 KEZ ANJİYO OLDU!
Hasta tutsak olarak yaşadığı zorlukları ve hapishanelerdeki son sürece dair ajansımıza konuşan Muhlise Karagüzel, özellikle tedavi için gittiği Menemen R Tipi Cezaevinde büyük ihlallerle karşılaştığını belirtti. "Hapishaneler hasta insanlara göre bir yer değil" sözleriyle hasta tutsakların tahliye edilmesi çağrısında bulundu. Tutuklandıktan sonra sırasıyla Mûş, Kayseri, İzmir ve son olarak Amed’deki hapishanelerde kaldığını anlatan Muhlise Karagüzel, hapishaneye ilk gittiği anda hastalıklarının baş gösterdiğini söyledi.
Muhlise Karagüzel, "Kayseri’de bu süre içerisinde çok zorlandım. 5 kere anjiyo oldum, üç kere de kalp krizi geçirdim. Kayseri’ye gittiğim gibi kalp krizi geçirdim ve direkt hastaneye gittim. Beni yoğun bakıma aldılar, iki gün üst üste orada anjiyo oldum. 8 gün boyunca hastanede kaldıktan sonra cezaevine gittim. Bir ay sonra yeniden fenalaşınca tekrar anjiyo oldum. Kayseri’de durumum daha da ağırlaşınca beni kurula çıkardılar. İlkinde ret kararı verdiler, ardından da 'cezaevinde kalamaz' raporu verdiler. Tedavim için önce İzmir’e gönderdiler" dedi.
'MENEMEN CEZAEVİNDE HASTALIKLARIM AĞIRLAŞTI'
Menemen’deki koşulların zorluğuna değinen Muhlise Karagüzel, "Menemen cezaevinin koşulları çok kötüydü. Kayseri’de ben arkadaşlarımın arasındaydım ama Menemen’de tek başımaydım. Cezaevinde asla adımla seslenmiyorlardı, bana sürekli 'bu terörist' diyorlardı. Ben de onlara tepki gösteriyordum. Tedavi için gittiğim yerde durumum daha da kötüleşti. Havalandırma günde bir kereydi. Her yanımızda adli tutsaklar vardı. Benim havalandırma saatim 11’di, o saatlerde o kadar sıcaktı ki dışarı çıkar çıkmaz tansiyonum ve şekerim yükseliyordu. Bu yüzden hiç havalandırmaya çıkamıyordum" ifadelerini kullandı.

'HASTA İNSANLARIN YERİ CEZAEVİ DEĞİL'
Hapishanelerde hasta tutsakların yaşadığı sorunlara ve ihlallere dikkat çeken Muhlise Karagüzel, özellikle hasta tutsakların birçok haktan mahrum bırakıldığını belirtti. Muhlise Karagüzel, şöyle devam etti: "Cezaevlerinde çok zorluk var ama en büyük zorluk hastaneye geç gitmekti. Bazen çok acil durumlar oluyordu ama biz hastaneye gidene kadar bir gün geçiyordu. Arkadaşlarımız bazen bizden umudunu kesiyordu ama yine de anında hastaneye götürülmüyorduk. Hasta tutsakları çok geç hastaneye sevk ediyorlardı. Kayseri’de de çok zorluk vardı ama en büyük zorluğu İzmir’de yaşadım. Hastalığı olan bir insan için cezaevi koşulları çok zor. Hem beslenme, hem tedavi, hem yaşam, hem de vitamin noktasında çok eksikler yaşanıyor. Hasta olan bir insanın cezaevi koşullarında sağlıklı tedavi görmesi ve iyileşmesi imkânsız. Hastalar orada daha da kötüleşerek çıkıyor. Yemekten sosyal alanlara kadar zorluk ve ihlaller çok. Bu da sistematik bir hale geldi. Her cezaevinde bu sorunlar yaşanıyordu."
'BARIŞA SAHİP ÇIKMAMIZ GEREKİYOR'
Hapishanedeki tutsakların barış umudunu yükselttiğini ve bu süreci sonuna kadar desteklediğini belirten Muhlise Karagüzel, "Bugün barış konuşuluyor, cezaevlerindeki bu sorunların düzeltilmesi gerekiyor. Biz barış isteyen anneler olarak bu sürece çok umutlu ama bir o kadar da kaygılı bakıyoruz. Yıllardır barış için mücadele ediyoruz. Barış isteyen anneler olarak kimsenin ağlamaması için ben yıllarca cezaevinde kaldım. Tutsak arkadaşlar da bu sürecin olumlu sonuçlanmasını istiyor. Bu süreç korkuyla yürümemeli ve önemli somut adımlar atılmalı. Bugün ne gerilla ne de asker anneleri ağlamamalı, kimse acı çekmemeli. Bütün anneler el ele verip bu barışı daha da büyütmeli. Ben yıllarca cezaevinde kaldım, yaşadığım her şeye rağmen tek talebim 'barış'. Barış süreci savaş sürecinden daha zor ama bizim bu sürece sahip çıkmamız gerekiyor" dedi.