Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Meclis Kadın Grubu toplantısında konuştu.
Gündemdeki gelişmeleri değerlendiren Tülay Hatimoğulları, sözlerine 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla kadın mücadelesi ve kadına yönelik şiddete değinerek başladı.
Suriye’de Alevilere yönelik katliamlara da dikkat çeken Tülay Hatimoğulları, “Aleviler, Alevi kadınlar yalnız değildir” dedi.
KADIN BAKANLIĞI KURULSUN
Tülay Hatimoğulları, kadınların yaşamın her alanında şiddete maruz kaldıklarını ifade ederek, özellikle Wan’da şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Rojin Kabaiş olayına işaret etti.
“Van Valisi, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü, Emniyet… Bu olayın üzerini örtmek için neden bu kadar çaba sarf ediyorsunuz?” diye soran Tülay Hatimoğulları, “Bakın bir gecede bir gecede İstanbul Sözleşmesi'nden çekildiler. Kadınların en temel yaşam güvencelerinden birisi olan İstanbul Sözleşmesi'ne acilen geri dönülmelidir. Şimdi geri çekildiği söylenen 11'inci Yargı Paketi'nin bu haliyle Meclis'e getirmeyin. Nefret suçlarını daha da körüklemeyin” şeklinde konuştu.
Tülay Hatimoğulları, “Ailenin korunması ve güçlendirilmesi programına 21.8 milyar TL, kadınların güçlendirilmesi programına ise 8 milyar TL ayrılmış. Kadın kendi başına bir öznedir. Bu böyle bilinmelidir. Kadının adını bakanlıktan silinip Aile Bakanlığı'nın bir alt başlığı haline getirilmesini asla kabul etmiyoruz. Bizim açımızdan tek çözüm, bağımsız bir kadın bakanlığının kurulmasıdır” ifadelerini kullandı.
Güvencesiz çalıştırılan kadınların durumu ve katledilen kadınlara dikkat çeken Tülay Hatimoğulları, “İktidarı kendi politikalarından etkilenen milyonlarca kadınla yüzleşmeye çağırıyorum” dedi.
Güvencesiz tüm işlere müdahale edilmesini, göçmen ve yaşlı kadınlara özel bir güvence sağlanmasını isteyen Tülay Hatimoğulları, kadınlar için sundukları önergelerin tümünün AKP ve MHP’nin oylarıyla reddedildiğini söyledi.
YÜRÜYÜŞLERE ÇAĞRI
“Onlar istedikleri kadar reddetsinler. Biz sonuç alana kadar mücadele edeceğiz” diyen Tülay Hatimoğuları şöyle devam etti:
“DEM Parti olarak ekmek ve barış için kampanyamızı başlatmış durumdayız. 12, 13, 14 Aralık'ta dört koldan Ankara'ya yürüyüşümüzü gerçekleştireceğiz. İşsizliğe, açlığa, yoksulluğa, emek sömürüsüne, savaşa ve çatışmalara karşı yürüyeceğiz. Bu yürüyüşü kadınların da güçlü bir şekilde sahipleneceğine inanıyorum. Emekle kazanacağız, mücadeleyle kazanacağız.
SÜREÇTE YALNIZCA İZLEYİCİ DEĞİL, DOĞRUDAN ÖZNELERİZ
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’yle çatışmaların durmuş olması son derece kıymetlidir. Bölge kaynıyor. Bitmeyen savaş ve çatışmaların en ağır bedelini kadınlar ödüyor. Savaşta ilk hedef olan kadınlardır, kadın bedenidir. İlk kısılan ses kadınların sesidir. Göç yollarında kaybolan kadınların dramı, insan tacirlerinin eline düşen genç kadınların trajedisi, savaşın kadınlara nasıl bir yıkım getirdiğinin acı gerçeğini özetliyor bizlere. Biz kadınlar, Türkiye'nin bu trajediden kurtulması için, bölgenin bu trajediden kurtulması için barışa dört elle sarılıyoruz. Bizler barış sürecinde yalnızca izleyici değil, doğrudan özneleriz.
BARIŞ BİZİM ELİMİZLE GELECEK
Bugün buradan güçlü bir irade ile sesleniyoruz. Bu ülkenin barışını biz kadınlar kendi ellerimizle kuracağız. Bu toprakların karanlığını kadınların cesaretiyle, bizlerin cesaretiyle bizler dağıtacağız. Yaşamı, demokratik geleceği, eşitliği biz kadınlar inşa edeceğiz. Çünkü her zaman söylediğimiz gibi kadın yaşamdır, yaşam kadındır. Ve Nezahat Ana'nın dediği gibi artık evlatlarımızı değil, silahları gömme zamanıdır. Barış bizim elimizle gelecek.
TARİHİ ADIM
Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu İmralı’da Sayın Öcalan ile çok önemli bir görüşme gerçekleştirdi. Partimiz adına bu heyete Gülistan Kılıç Koçyiğit vekilimiz yer aldı. Bu heyette yer alan ve giden komisyona bir kez daha teşekkür ediyoruz. Bu görüşme Türkiye'nin barış ve demokrasi sürecine odaklanan yapıcı, kapsayıcı, umut verici bir niteliğe sahip olmuştur. Bu görüşme Türkiye'nin uzun süredir beklediği barış ve kardeşlik kapısını aralayan tarihi bir adım oldu. Bu görüşme sadece bir dinleme ve temas değil, halkların ortak geleceğini şekillendirecek bir diyalog köprüsüne dönüşmelidir.
KOMİSYON GEREKLİ PAYLAŞIMLARI YAPACAKTIR
Görüşmenin içeriğine dair şüphesiz Meclis Başkanı ve komisyon gerekli paylaşımları yapacaktır. Ancak Sayın Öcalan’ın, Türk-Kürt ittifakının ve bütün halkların ortak yaşam zemininin güçlenmesi, çatışmasızlığın kalıcılaşabilmesi ve demokratik çözüm iradesinin bir kez daha net bir biçimde ortaya konması için bir tavır sergilediğini biliyoruz. Bundan hiç şüphemiz yok. Komisyonun Sayın Öcalan’la gerçekleştirdiği görüşmede Suriye sorununun çözümüne ışık tutacak önemli değerlendirmeler yapılmıştır. Kuzeydoğu Suriye özelinde ve Suriye’nin bütünü açısından çözüm sürecinin anahtarı olabilecek bir perspektif ortaya koymuştur. Bu görüşmede, barışın sağlanması ve komisyonun hukuki ile siyasi düzenlemeler üzerindeki çalışmalarını destekleyecek mahiyette değerlendirmelerde bulunmuştur.
Barış ve Demokratik Toplum sürecinde dün itibarıyla tarihî bir eşik, önemli bir adım atılmış oldu. Türkiye halklarının geleceği için bu sürecin başarıya ulaşması şarttır. Başarıya ulaşmasının yolu; iktidar ve muhalefetin süreci tam, açık ve cesurca sahiplenmesi ve barışın daha çok toplumsallaşabilmesi için çalışmasıyla mümkündür.
KÜRT MESELESİ SEÇİM MESELESİ DEĞİLDİR
Komisyonun Sayın Öcalan'la görüşmesinin 86 milyona zarar değil, yarar sağladığı görülecektir. Bir kez daha belirtiyoruz ki, Kürt meselesi bir seçim meselesi değildir. Kürt deyince sandık, barış deyince oy sayım çizelgesi hayal etmek siyaset değildir, siyasetsizliktir. Kürt halkına da büyük haksızlıktır. Kürt meselesi hiçbir siyasi partinin kendi penceresinden araçsallaştırabileceği konjonktürel bir mesele değildir. Tarihsel bir meseledir. Türkiye'de demokrasinin önündeki temel engellerden biridir ve çözülmelidir.
HUKUKİ DÜZENLEMELER ACİLEN YAPILMALI
İktidar, muhalefet ve devletin de sorumluluğu büyüktür. Bu yolun ilerleyebilmesi için gerekli yasal düzenlemelerin hızla hayata geçirilmesi şarttır. Barış bir tarafın çabasıyla değil, hepimizin ortak iradesiyle gerçekleşebilir. Sürecin bu yeni aşamasında beklentimiz; komisyonun raporunu bir an önce yazması, yasal ve hukuki düzenlemeler sürecine hızla geçiş yapılması ve bu parlamentonun en tarihi görevlerinden biri olan bu süreci ileriye taşıyabilmesi açısından bu yasal düzenlemelerin ve hukuki düzenlemelerin acilen yapılmasıdır.”
TUTANAKLAR HERKESE AÇIK OLMALI
Tülay Hatimoğulları, partisinin Meclis Kadın Grup Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Tülay Hatimoğulları, gazetecilerin Önder Apo ile yapılan görüşmeye yönelik bir sorusuna görüşmeyi tarihi olarak niteleyerek, "Herkesin beklediği bir görüşmeydi. Görüşmenin olumlu geçtiğini söyleyebiliriz. Bununla ilgili detaylı açıklamayı yarın komisyon toplandıktan sonra komisyon başkanı Numan Kurtulmuş gerekli açıklamayı yapacak. Tutanakların herkese açık olmasını istiyoruz. Ama bunun kararı komisyonda alınacak. Orada da açık olmasını önereceğiz. Bütün Türkiye kamuoyun görebileceği şekilde paylaşılmasını isteriz" dedi.