GÖRÜNTÜLÜ

Yavuz: Artık hukuksal düzenlemeler yapılmalı

DİTAM Başkan Yardımcısı Barış Yavuz, devletin artık hukuksal düzenlemeler yapması gerektiğini vurgulayarak, “Devlet üzerine düşeni yaparsa demokratikleşme süreci önemli bir ivme kazanır” dedi.

BARIŞ YAVUZ

DEM Parti ve MHP dışındaki partilerin oy kaygısıyla hareket ettiğini, anketlere göre pozisyon aldığını belirten DİTAM Başkan Yardımcısı Barış Yavuz, şunun altını çizdi: “Bu süreç, araçsallaştırılamaz. Çözüm süreci, seçim hesaplarına kurban edilemeyecek kadar önemlidir.”

Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) Başkan Yardımcısı Av. Barış Yavuz, söz konusu görüşmenin önemine, sürecin geldiği noktaya ve atılması gereken yasal düzenlemelere ilişkin ANF’ye değerlendirmelerde bulundu.


SEÇİM HESAPLARINA KURBAN EDİLEMEZ

Komisyon’un Önder Apo ile yaptığı görüşmenin süreci farklı bir aşamaya taşıdığını belirten Yavuz, sorunun özünün demokratikleşmeye ilişkin olduğunu söyledi. “Her ne kadar iktidar bu süreci ‘Terörsüz Türkiye’ olarak tanımlasa da, aslında mesele Türkiye’nin demokratikleşme meselesidir” diyen Yavuz, şöyle devam etti: “Bu, tüm ülkeyi ilgilendiren bir konudur ve çözümü de ancak toplumsal ve siyasal bütün kesimlerin ortak iradesiyle mümkündür. TBMM’de temsil edilen tüm partilerin Abdullah Öcalan ile görüşmesi gerekiyordu. Bu Türkiye’nin meselesi ise bütün partilerin oluşturduğu Komisyon’un Öcalan ile görüşmesi gerekirdi. Ancak bugün baktığımızda birçok partinin sürece seçimler üzerinden yaklaşarak kendilerine rol biçtiğini görüyoruz. DEM Parti ve MHP, bu süreçte oy kaygısıyla hareket etmiyor fakat diğer partiler anketlere göre pozisyon alıyor. Bu süreç, siyasi partiler açısından araçsallaştırılamaz. Çözüm süreci, seçim hesaplarına kurban edilemeyecek kadar önemlidir.”

GÖRÜŞME SÜRECE HIZ KAZANDIRACAKTIR

Önder Apo ile yapılan görüşmenin önceki dönemden önemli bir farkı olduğuna işaret eden Yavuz, şunları söyledi: “Geçmişteki görüşmelerin çoğu zaman aracılar üzerinden yürütülüyordu. Önceden görüşmelerde söylenenler sürekli olarak cumhurbaşkanına veya siyasi partilere aktarılıyordu. Bu nedenle süreçte zaman kayıpları ve bilgi kırılmaları yaşanıyordu. Şimdi ise birebir bir görüşme yapılmış olması süreci daha hızlı ve sağlıklı kılacaktır. Görüşmenin içeriğine ilişkin kamuoyu ile paylaşılmış bir bilgi yok henüz ama buna rağmen Abdullah Öcalan’la doğrudan temas, sürecin önünü açacaktır. Abdullah Öcalan’ın ne söylediğini doğrudan öğrenmek, aracı mekanizmanın ortadan kalkması anlamına gelir. Bu da çözüm sürecinin hız kazanması açısından son derece önemlidir.” 

‘TERÖRLE MÜCADELE KANUNU’ KALDIRILMALI

Komisyon’un görevinin 31 Aralık itibarıyla sona ereceğinin açıklandığını hatırlatan Yavuz, şöyle konuştu: “Bu tarihe kadar bir rapor hazırlanıp kamuoyuna sunulması bekleniyor. ‘Demokratik Perspektif’ olarak tanımlanan bir rapor olacağına dair bir beklenti var. PKK üzerine düşen adımları attı. Bundan sonraki aşama artık devletin atması gereken yasal adımlardır. Komisyon doğrudan kanun çıkarmaz fakat öneri ve taslak hazırlayabilir. Beklentimiz bu yöndedir. Sürecin hukuksal zemine oturması şarttır. Hukuksal düzenlemelere ihtiyaç var. Bu süreci hukuksal anlamda ve düzenlemelerle takip etmemiz gerekiyor. Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) yürürlükten kaldırılmalıdır. TMK, muğlak ve belirsiz bir kanundur. Herkesi potansiyel terör suçlusu haline getirebilen bir yapıya sahiptir. 1991’den bu yana tartışmaların odağında yer alıyor ve sorun üretmeye devam ediyor. Örgüt üyeliğinden ceza almış binlerce kişi var. Hasta mahpuslarla ilgili düzelmeye ihtiyaç var. Bu süreci hukuksal metinler üzerinden takip etmek zorundayız. Eğer devlet üzerine düşeni yapar ve gerekli düzenlemeler hayata geçirilirse hem toplumsal barış hem de Türkiye’nin demokratikleşme süreci önemli bir ivme kazanır.”