200’den fazla kişinin imzasıyla 'Ulusal Mutabakat' projesi başlatıldı

Başûr Kürdistan’da 200’ü aşkın şahsiyetin imzasıyla Kürt birliği için ulusal bir mutabakat projesi başlatıldı; ortak çatı ve hak mücadelesi vurgulandı.

Başûr Kürdistan’dan 200’den fazla farklı şahsiyetin imzasıyla Kürt halkının birliği için ulusal bir proje başlatıldı. Bu ulusal çalışma yazılı bir açıklamayla duyuruldu.

İmza atanlar arasında yazarlar, gazeteciler, aktivistler, dêrîn pêşmergeler (eski-emekli peşmerge), avukatlar, hak savunucuları, öğretim görevlileri, diplomatlar, siyasi gözlemciler, psikolog-sosyologlar, araştırmacılar, çevreciler, siyasetçiler, eski Parlamenter Munîra Osman, eski Parlamenter Şemam Şewqî, Diplomat-eski İsviçre Büyükelçisi, eski İsveç Parlamento üyesi Rebwar Hesen, eski Irak Parlamenteri Kiwêstan Hama Kerîm, Fransa Kürt Korosu, Azadbun Örgütü gibi isim ve kurumlar yer alıyor.

Açıklamada şöyle denildi:

“Kürtlerin son dönemdeki eylem ve hareketleri, özellikle Rojhilat Kürdistan’daki yeni umut, tüm siyasi partilere açık bir mesaj vermektedir ve Kürt toplumunun dinamik olduğunu, dünya görüşünün dar çıkarların ötesinde olduğunu göstermektedir. Aynı ‘Yek e yek e yek e, gelê Kurd yeke’ sloganı ışığında biz de aynı çağrıyı yapıyoruz. Bu sloganın yeniden Kürdistan’da ve yurtdışında tüm Kürtlerin ortak sloganı olmasını istiyoruz.”

Açıklama şöyle devam etti:

“‘Tek millet, tek kader’ ulusal projesi, ulusal uzlaşma için başlatılmış bir çalışmadır ve dünyanın dört bir yanındaki karar merkezlerini etkilemeyi hedeflemektedir.

Ortadoğu’nun hızlı değişimlerle karşı karşıya olduğu bir dönemde, Başûr Kürdistan’da Kürtlerin tüm parçalanmış güçlerini bir araya getirmek için öncü bir ulusal proje başlatılmıştır.

Proje, bölgede mevcut durum ve Kürdistan’ı işgal eden devletlerin yarattığı istikrarsızlık karşısında Kürtlerin tarihi bir sorumlulukla karşı karşıya olduğunu belirtmektedir. Ayrıca Rojava’daki savunma deneyiminin, ancak ulusal birlik sayesinde büyük komploların bozulabileceğini ve Kürt meselesinin iç bir sorun olmaktan çıkıp uluslararası diplomasi merkezlerine taşınabileceğini kanıtladığını vurgulamaktadır.

Kürtlerin son dönemdeki eylem ve hareketleri, hem içeride hem dışarıda, özellikle Rojhilat Kürdistan’daki yeni umut, tüm siyasi partilere açık bir mesaj vermektedir. Bu mesaj, Kürt toplumunun canlı olduğu ve dünya görüşünün dar çıkarların ötesinde olduğudur. Ulusal çalışmanın sloganı ‘‘Yek e yek e yek e, gelê Kurd yek e’dir.

PROJENİN YOL HARİTASI 6 ANA MADDEDEN OLUŞUYOR

•    Ulusal ve ortak bir söylem oluşturulmalı; bu söylem halkların haklarına ve ortak yaşama saygı göstermelidir.

•    Siyasi çekişmelerden ve dar ideolojik yaklaşımlardan uzaklaşılmalıdır.

•    Ulusal çıkarlar siyasi çalışmaların merkezine konulmalıdır.

•     Ortadoğu’daki gelişmeleri analiz edecek ortak bir ulusal merkez kurulmalıdır.

•     Diplomasi, siyasi çalışma ve uluslararası ilişkiler için ortak bir ulusal komite oluşturulmalıdır.

•     Siyasi, ekonomik ve güvenlik krizlerine karşı ortak planlama yapılmalıdır.

Başur Kürdistan’da başlatılan bu proje, Kürdistan’daki tüm siyasi güçlere ve kültürel çevrelere, zaman kaybedilmeden beklenmeyen değişimler karşısında ortak bir strateji geliştirme çağrısıdır.

Bu ulusal proje sadece siyasi bir çağrı değil, aynı zamanda artık tarihin parçalanmışlıkla tekrarlanmasını istemeyen canlı bir ulusal vicdanın haykırışıdır. Bölge yeni bir harita ile karşı karşıyayken Kürtlerin önünde iki seçenek vardır: ya birlik olup haklarını elde etmek ya da tarihi fırsatları kaybetmek.

Projenin açık mesajı şudur: Artık tüm yüksek çıkarlar ideolojilerin önüne geçmelidir. Çünkü ‘Bir, bir, bir; Kürt halkı birdir’ ve yalnızca bu birlik hızlı değişimlere karşı durabilir.

‘TÜM DEĞERLİ KÜRTLERE AÇIK MESAJ’

Bilindiği üzere Ortadoğu büyük değişimlerin eşiğindedir. Kürdistan’ın parçalandığı tüm devletler siyasi, ekonomik ve toplumsal açıdan karmaşık bir süreçten geçmektedir.

Yılın başından itibaren Rojava’daki gelişmeler, hepimizi tarihi, ahlaki ve ulusal bir sorumlulukla karşı karşıya bırakmıştır. Bu sorumluluğun farkına varılması, Kürdistan içinde ve dışında eşi görülmemiş bir ulusal birlik yaratmıştır. Bu birlik, tarihte nadir görülmüştür.

Bu birliktelik, özellikle Rojava’da tüm Kürtlere yönelik komploların önüne geçilmesinde büyük rol oynamıştır. Aynı zamanda Kürt meselesinin uluslararası siyasi ve diplomatik çevrelere taşınması için önemli bir fırsat oluşturmuştur.

Rojava’ya yönelik saldırılar sırasında Kürdistan’da ve ülke dışında yükselen ‘‘Yeke yeke yeke, gelê Kurd yeke’ sloganı temelinde aynı çağrıyı yineliyoruz. Tüm parti ve ideolojik meseleleri bir kenara bırakarak ortak bir ulusal masa etrafında toplanmayı istiyoruz. Bu masa dar çıkarları aşmalı ve Kürtler için ortak bir ulusal strateji belirlemelidir.

Özellikle Rojhilat Kürdistan’daki değişim umutlarının arttığı bu süreçte ulusal birlik, dağınık enerjiyi birleştirmenin yanı sıra Kürt halkının sesinin dünya çapında daha güçlü duyulmasını sağlayacaktır. Bu, büyük bir ulusal ve ahlaki sorumluluk olarak görülmelidir.

Değerli Kürdistanlılar,

Bugün Kürtler bir millet, Kürdistan ise bir ülke olarak çeşitli gelişmeler ve koşullarla karşı karşıyadır. Tehditler bulunsa da umut ve aydınlık ihtimalleri de mevcuttur. Ancak stratejik ve ahlaki bir yaklaşım, riskleri azaltabilir ve halkımızın meşru haklarını elde etme umudunu güçlendirebilir. Güçlerin birleştirilmesi ve siyasi ile toplumsal aktörler arasında birlik sağlanması yönündeki çabalar; siyasi, toplumsal ve psikolojik alanlarda Kürtler için önemli bir umut kaynağı olabilir.

Son aylarda Kürtlerin hem Kürdistan içinde hem de dışında gerçekleştirdiği eylemler, tüm Kürt toplumu ve siyasi partiler için yeni bir deneyim olarak değerlendirilmelidir. Bu deneyim, toplumun ve kamusal alanın dar siyasi çıkarların ötesine geçerek ulusal meseleyi çalışmalarının merkezine alabileceğini göstermektedir. Nitekim son aylarda toplumumuz, hem siyasi güçlere hem de uluslararası karar alıcılara açık bir mesaj vermiştir: Kürtler dinamik bir toplumdur; birlikte hareket ederek dar yaklaşımları aşabilir ve yine birlikte tehditlere karşı durabilir.