4 Nisan insanın kendisini nasıl özgürleştireceğinin sembolüdür

Bugün de Rêber Apo, Kürt kimliğinin yasal olarak tanınması için büyük bir çaba harcamaktadır. Bu nedenle bu günü doğru anlamak ve doğru yaklaşmak gerekir. Yani bu gün, insanın kendisini nasıl özgürleştireceğinin bir sembolüdür.

4 NİSAN

Tarihte sevinç ve gururla kutlanan birçok gün vardır. 4 Nisan da bu önemli günlerdendir. 4 Nisan artık yalnızca Kürt halkı için değil, ezilen tüm halklar için evrensel bir anlam kazanmıştır. 4 Nisan’da Rêber Apo doğmuştur. Peki Rêber Apo’nun doğuşu beraberinde ne gibi değişimler getirmiştir? Bu doğuş aynı zamanda Kürt halkı için, kadınlar için, gençler için yeni bir doğuş olmuştur. Doğuş bir yeniliktir; doğuş yeni bir keşiftir, yeni bir arayıştır, yeni bir anlamlandırmadır. Bugüne kadar insanlık için birçok şey yapan öncüler olmuştur. İsyanlar geliştirilmiş, birçok ülkede devrimler gerçekleşmiştir. Onların izinden giden, onları takip eden insanlar ortaya çıkmıştır. Ancak Rêber Apo kendisini tüm insanlığın öncüsü haline getirmiştir; tüm insanlık için düşünmüş, tüm insanlık için bazı şeyleri geliştirmeye çalışmış, özgürlüğün ölçülerini ortaya koymaya çabalamış ve bütün bunlara ilk olarak kendi şahsında başlamıştır. Bu durum Rêber Apo şahsında ilk kez görülmektedir. Çünkü Rêber Apo şahsında direniş asla bitmez; direniş her zaman devam eder.

Esas direniş, insanın kendi kişiliğine karşı başlar. Mücadele de ilk olarak insanın kendi kişiliğine karşı başlar. Bu çağda insan; genel olarak da tarih boyunca, duygu ve düşünce dünyasında kirletilmiş, insanlığından uzaklaştırılmış, toplumsallığından koparılmıştır. Böyle bir gerçeklik vardır. Bu gerçekliğe karşı, bunun tersini ortaya koymak ve kendini bu hakikat doğrultusunda yeniden inşa etmek, kendini bunun bir örneği haline getirmek; bugüne bağlı olarak insanın ele alması gereken temel konudur. Yapılan bu kadar saldırı karşısında insan hem kendi kişiliğine karşı nasıl mücadele edebilir hem de kendisiyle birlikte toplumu nasıl özgürleştirebilir? Rêber Apo bunun örneği olmuştur. Herkes için özgürlük içten başlar ve bunun yolları, yöntemleri vardır; Rêber Apo bunun göstergesi olmuştur. Yani bugün var olan kişilik ve mevcut kölelik ile özgürlük geliştirilemez. İstemek önemlidir, ancak sadece istemekle bu gerçekleşmez. Yürümek gerekir, ilerlemek gerekir.

SADECE İSTEMEKLE KİMSE KÖLELİKTEN KURTULAMAZ

İnsan yalnızca istemekle kendisini kölelikten kurtaramaz. Eğer insan istiyorsa buna uygun bir kişilik inşa etmelidir. Eğer insan kendisini özgürleştirmek istiyorsa, düşüncesinde de bir yenilenme yaratmalıdır. Yani mevcut sisteme ve insana dayatılanlara karşı kendisini özgürleştirebilmelidir. İnsan, büyük bir mücadeleyi kendi kişiliğinde başlatmalıdır. Rêber Apo kendisi için hiçbir şey yapmamıştır. Rêber Apo bütün yaklaşımlarını, tüm reflekslerini, tüm anlamlandırmalarını yani geliştirdiği her düşünceyi her zaman toplum için yapmıştır. Yakın tarihte Kürt toplumu işgal altında yaşamaya alıştırılmıştı; Kürtler artık devlet ne dayattıysa ona göre hareket etmek ve öyle yaşamak zorunda bırakılmıştı. Rêber Apo’nun şahsında ortaya çıkan şey bunun tam tersidir. İşgal vardır ama buna karşı ben kendimi yeniden inşa edeceğim yaklaşımı da vardır. Yani Rêber Apo şahsında bu dayatmayı kabul etme yoktur.

Bugün artık Kürt halkının varlığı kabul edilir hale gelmiştir. Rêber Apo şahsında Kürt halkının iradesi gelişmiştir. Bu yüzden Rêber Apo’nun doğumu sadece bir bireyin değil, bir halkın yeniden doğuşudur. Bir halkın ayağa kalkması, bilinçlenmesi, kendi kişiliğine yönelmesi, Kürtlüğüne yönelmesi; yani “biz neyiz, kimiz, nasıl yaşıyoruz, içinde yaşadığımız bu sistem nasıl bir sistemdir?” gibi soruların sorulmasıdır. Kürtler kendilerine inanmıyordu; Rêber Apo, Kürt kişiliğinde bu sorgulamayı başlattı. Kürt kişiliğinde öz güveni geliştirdi; tarihte gerçekleşmiş fakat bastırılmış direnişleri yeniden ayağa kaldırdı, yeniden direniş geliştirdi. Rêber Apo, Kürtler şahsında bunu geliştirdi. Bugün de Rêber Apo, Kürt kimliğinin yasal olarak tanınması için büyük çaba harcamaktadır. Bu nedenle bu günü doğru anlamak ve doğru yaklaşmak gerekir. Yani bu gün, insanın kendisini nasıl özgürleştireceğinin bir sembolüdür.