ÖHD Amed Şubesi, Önder Apo’nun fiziki özgürlüğünün sağlanması talebiyle gerçekleştirilecek mitinge ilişkin dernek binasında basın açıklaması yaptı. Çok sayıda hukukçunun katıldığı açıklamada metnin Kürtçesini ÖHD Amed Şube Eşbaşkanı Muhittin Muğuç, Türkçesini ise ÖHD Genel Merkez Yöneticisi Adile Salman okudu.
Açıklamada, Türkiye’de hukuk devleti ilkesinin sistematik biçimde aşındırıldığı, istisnai ve olağanüstü uygulamaların kalıcı hale getirildiği bir süreçte barışın, demokratik toplumun ve eşit yaşamın inşasının ertelenemez bir hukuki ve siyasal zorunluluk haline geldiği belirtildi. Barışın ve demokratik çözümün hukuki zemini kurulmadan Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun derinleşen siyasal ve toplumsal krizlerden çıkamayacağı ifade edildi.
AİHM KARARLARI HATIRLATILDI
ÖHD, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Öcalan/Türkiye (No.2) başta olmak üzere verdiği kesin ve bağlayıcı kararlarla, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının koşullu salıverme imkânı olmaksızın uygulanmasının işkence yasağının ihlali olduğunu tespit ettiğini hatırlattı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, bu ihlalin giderilmesi için “umut hakkını” güvence altına alacak yasal düzenlemelerin zorunlu olduğunu açıkça belirttiği kaydedildi.
AİHM kararının üzerinden 11 yılı aşkın süre geçmesine rağmen Türkiye’nin gerekli yasal düzenlemeleri yapmadığına dikkat çekilen açıklamada, bu durumun binlerce mahpusu kapsayan yapısal ve sistematik bir ihlal anlamına geldiği vurgulandı. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin de AİHM kararlarının hâlâ yerine getirilmediğine işaret ettiği anımsatıldı.
‘MECLİS YÜKÜMLÜDÜR’
Açıklamada, özgürlüğü mutlak biçimde inkâr eden infaz rejimlerinin barışın hukukunu imkânsızlaştırdığı belirtilerek, süresiz infazlar ve ağır tecrit uygulamalarının insan onurunu zedelediği ifade edildi. Bu nedenle Meclis’in, umut hakkını güvence altına alan ve özgürlüğü hukukun merkezine yerleştiren yasal düzenlemeleri gecikmeksizin hayata geçirmekle yükümlü olduğu vurgulandı.
ÖHD, Önder Apo’nun “Umut ilkesi devletin atması gereken bir adımdır” sözlerini hatırlatarak, umut hakkının hayata geçirilmesinin, fiziki özgürlüğün sağlanmasının ve demokratik entegrasyon hukukunun inşasının kalıcı barışın temel koşulu olduğunu kaydetti.
4 OCAK’TA AMED’E ÇAĞRI
ÖHD, 4 Ocak’ta Amed İstasyon Meydanı’nda yapılacak “Umut ve Özgürlük Mitingi”nin, umut hakkının hukuki ve toplumsal bir yükümlülük olarak hayata geçirilmesi açısından önemli bir kamusal çağrı olduğunu belirtti. Mitingin, barışın ancak hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı bir hukuki zeminde mümkün olabileceğini güçlü biçimde ifade etmeyi amaçladığı vurgulandı.
Açıklama, şu çağrıyla sonlandırıldı: “Umut hakkının derhal uygulanması, AİHM ve Birleşmiş Milletler kararlarının eksiksiz yerine getirilmesi için; tüm hukukçuları, demokratik kurumları ve halkımızı 4 Ocak’ta Amed İstasyon Meydanı’nda bir araya gelmeye çağırıyoruz. Umut hakkını savunmak, barışı savunmaktır.”