İran, ABD ve İsrail arasında devam eden savaş 20 gündür devam ediyor. İsrail ve ABD'nin İran'a saldırı ile başlayan savaş birçok ülkeyi hem ekonomik hem de maddi olarak etkilerken, İran'da yaşayan halklar ise hem savaşa hem de şeriat rejimine karşı direnmekte kararlı. Rejimin dışarıdan bir müdahale ile değil, kendi iradeleri ile değişmesini talep eden ve bu noktada mücadele eden halk, yaşanan saldırılar karşısında özellikle köylere ve kırsal alanlara göç etmek zorunda kalıyor. Bu savaşın sınırında yer alan Wan'da ise halk kaygılı bir şekilde devam eden savaşı izliyor. Ekonomik kriz ve göç kaygısının da yaşandığı kentte halk "demokratik sonuç" talebinde bulunurken, İran'da ise halk kendi topraklarını terk etmek istemiyor.
'HALK HER ŞEYE RAĞMEN GÖÇÜ TERCİH ETMİYOR'
Yaşanan bu süreci gerek sınır kapısında gerek ise İran'da ki kaynaklarla takip eden Gazeteci Ruşen Takva, hem İran hem de Wan'da devam eden süreci ve halkın görüşlerini ajansımıza anlattı. Gazeteci Ruşen Takva, İran’da süren savaşın toplumsal, siyasal ve bölgesel etkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İran halkının mevcut koşullara rağmen ülkeye bağlılığını koruduğunu belirten Takva, “İran halkı saygın bir duruş sergiliyor. Tüm belirsizliklere rağmen topraklarına kuvvetli bir aidiyet hissediyorlar. Bu anlamda Suriye ve Afganistanlılardan farklı bir eğilim gösteriyorlar. Dolayısıyla hala herkesin beklediği bir kitlesel göç gerçekleşmedi. Ancak kitlesel göçün başlamasını tetikleyecek olan mezhepsel veya etnik çatışma, tedarik zincirinde bir aksama veya dışarıdan yapılacak bir yabancı ordu müdahalesi gibi olguların da sahada gerçekleşmemesi, göçün henüz oluşmaması için önemli parametreler” sözlerini kullandı.
'ETNİK ÇATIŞMA ÇIKARILMAK İSTENİYOR'
Özellikle Urmiye’de yaşanan gelişmelere işaret eden Takva, “Urmiye’de bazı klikler Azeriler ile Kürtleri karşı karşıya getirmeye çalışıyor ancak orada yaşayan halkın itidalli tutumu sayesinde olası bir iç çatışmanın şimdilik önüne geçildiğini söylemek mümkün. Kaynaklarımız halkın bir ok yayı gibi gerildiğini aktarıyor. Burada çıkacak bir Azeri-Kürt çatışmasının Türkiye’ye de etkisi olacaktır. Bu husus oldukça önemli” diye konuştu.
İran genelinde yoğun bombardıman yaşandığını belirten Takva, bunun iç göçü tetiklediğini ifade ederek şu aktarımlarda bulundu: “İranlılar, tüm metropollerin ve kentlerin yoğun bombardıman altında olduğunu teyit ediyor. Bu sebeple halk şehirlerden uzaklaşarak daha çok kırsal ve köylere doğru bir iç göç hareketi içerisinde. Buraları şimdilik daha güvenli buluyorlar. Ancak savaşın seyrini öngöremedikleri için henüz kesin bir karar vermiş değiller. Muhtemelen önümüzdeki birkaç hafta içerisinde ne yapacaklarına dair net bir tutum alacaklar. Bu kararın ne olacağını ise savaşın seyri belirleyecek. İran halkının büyük çoğunluğu bu rejimin yıkılmasını ve yerine demokratik bir sistemin gelmesini istiyor ancak savaş uzadıkça bu umudu da zayıflıyor. Bu durum, örgütlenme ve liderlik bulma sürecini zorlaştırıyor."
'SONUÇ AŞAMASINDA BİR GÖÇ DALGASI OLUŞACAK'
Göç dinamiklerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Takva, farklı kesimlerin farklı motivasyonlarla hareket ettiğini belirtti. Takva, göç konusunda İran halkının üç temel motivasyonda olduğunu vurguladı. Takva, "Rejim muhalifleri savaş devam ederken ülkeyi terk ederek kendilerini ifşa etmek istemiyor. İkinci olarak, dini liderin ölümüyle birlikte ‘rejim yıkılırsa neden terk edelim’ düşüncesi hakim. Rejim yanlıları ise sistemin devamı için ülkede kalmayı tercih ediyor. Yani her kesimin kalmak için bir nedeni var. Ancak unutmamak gerekir ki rejim devrilirse rejim yanlıları, rejim ayakta kalırsa muhalifler göç edecektir.
Bu savaş önünde sonunda bir göç dalgası yaratacak, ancak bunun şekli rejimin durumuna bağlı olacak” dedi.
'OLASI GÖÇ KENTTE CİDDİ SORUNLAR AÇIĞA ÇIKARIR'
Wan’ın bu süreçten en fazla etkilenme potansiyeline sahip kentlerin başında geldiğini vurgulayan Takva, “2025 verilerine göre Wan’a 770 bin İranlı turist giriş yaptı. Bu yıl hedef 1 milyondu ancak savaş nedeniyle bu hedef şimdiden sekteye uğradı. Öte yandan İnşaat Mühendisleri Odası Wan Şubesi, kentin kritik göç eşiğini 50 bin kişi olarak açıkladı. Wan’a bir gecede gelecek 50 bin kişilik bir göç, kentin alt ve üst yapısını çökme riskiyle karşı karşıya bırakabilir” uyarısında bulundu.
'HALK SAVAŞIN DEVAM ETMESİNİ İSTEMİYOR'
Wan ile İran arasındaki güçlü bağlara da dikkat çeken Takva, “Wanlıların İran halkıyla uzun yıllara dayanan kültürel ve sosyal etkileşimi var. Yerel esnafın büyük bölümü Farsça bilir ya da anlar. Bu nedenle sınırın öte yakasına düşen bombalar Wanlıları da duygusal olarak etkiliyor. Sokakta herkes bu savaşın İran halkı lehine sonuçlanmasını, yani demokratik bir düzene geçilmesini istiyor” diye konuştu.