Özgürlük isteyen halkların kalbi Bêstûn’da atıyor

Kirmaşan, halkların özgürlüğünün şafağında ışığa giden yolu açmak için Ehriman’a ve karanlığa karşı bir savaşın ortasında. Bu nedenle özgürlük isteyen tüm halkların yüreği, umudu yeniden yeşertmek için sonsuz bir aşkla Kirmaşan-Bêstûn'da atıyor.

İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı protestolar, 2026 yılının başından itibaren başta Tahran olmak üzere İran genelinde ve Rojhilat Kürdistanı’nda yaklaşık seksen şehirde başladı ve halen devam ediyor. Protestolar ilk olarak Tahran’da esnaf ve pazarcılar öncülüğünde ortaya çıkmış olsa da kısa sürede tüm ülkeye yayıldı. Yalnızca esnaf değil; başta kadınlar ve üniversite öğrencileri olmak üzere toplumun tüm kesimleri, mevcut rejime karşı bir kez daha alanlara çıktı.

Bu kez Rojhilat’taki serhildanların merkezi Kirmaşan, Îlam ve Loristan kentleri oldu. Diğer kentler ise henüz istenilen düzeyde bu protesto dalgasına katılmış değil. Sanal medyada dolaşıma sokulan bazı provokatif tutum ve yaklaşımlar özellikle Kürdistan kamuoyu tarafından dikkatle izlenmeli ve doğru biçimde değerlendirilmelidir. Herkes bu tür manipülasyonlara kulak asmadan serhildanlara katılmalıdır.

İktidar sistemlerinin ve ulus-devletlerin temel ideolojisi olan milliyetçilik, toplumu her zaman yıkıcı zihniyetiyle kuşatma altında tutmuştur. Kürt milliyetçiliği de halkların kendi kaderlerini tayin ettiği tarihsel süreçlerde, kimi zaman kendi dar çıkarları doğrultusunda yanlış tutumlar sergileyebilmektedir. Oysa bugün Kirmaşan, serhildanların merkezi haline gelmiş ve öncülük rolü üstlenmiştir. Bu, yalnızca Kürtlerin değil, İran’daki tüm halkların demokratik ve özgür bir yaşam talebidir. Kürtler daima gerek İran’da gerekse Kürdistan’ın diğer parçalarında, özgür yaşama dair bilinçleri ve ferasetleriyle, aynı zamanda farklı ve alternatif bir yol sunarak birçok devrimci sürece öncülük etmiştir. Rojavayê Kürdistan Devrimi bunun somut bir sonucudur. Üç yıl önce Kürt kadınlarının öncülüğünde tüm İran, “Jin Jiyan Azadî” sloganıyla yürüdü.

Bugün ise bazı milliyetçi çevreler, İran’daki tüm halkların kaderinin belirleneceği bu tarihsel eşikte, kurtçuk gibi ülkenin umut ağacını kemirmektedir. Kirmaşan ve Îlam halkları ayaktayken, her gece rejim güçleriyle çatışmaların ve savaşın içindeyken; şehitler verilirken ve ardından büyük serhildanlarla bu şehitlere sahip çıkılırken, Kirmaşan’ı Kürdistan şehirlerinin dışında göstermeye ve Kürtlerin duruşunu tartışmaya yönelik yaklaşımlar, Kürdistan şehitlerine açık bir hakarettir.

Îlam, sokaklarda şu marşla yürüdü:

“Daye Daye Wexte Cenge,

Şîrîş Helal Beke

Belkem Bemîrim!”

İlk günden itibaren her şeyi göze alarak sokaklara çıkan halkın duruşu nettir. Kimse Kürtlerin ve İran halklarının meşru, demokratik taleplerini; aynı zamanda kadınların özgürlük mücadelesini, kendi kişisel çıkarları ve hesapları doğrultusunda tekelleştiremez.

Kirmaşan ve Îlam’ın sergilediği duruş, Kürdistanî bir duruştur ve bu duruş, İran’ın tamamının kaderini de belirleyecek güçtedir. Bu nedenle her Kürt’ün, Kirmaşan, Îlam ve Loristan’ın demokratik tutum ve taleplerine sahip çıkması hayati önemdedir. Bu coğrafyada yaşayan en kadim halklar, inançlar ve kültürler, tarih boyunca boyun eğmemiş; kendi orjin kültürleriyle yaşamayı sürdürmüştür. Yarsan inancı bunun en canlı ve görünür örneklerinden biridir. Bu duruşu, şah yanlılarının talepleri ya da sermaye güçlerinin istekleriyle özdeşleştirmek, özünde İran toplumunun demokratik taleplerini bölmek anlamına gelir. Bunu Kürtlük adına yapanlar ise fiilen İran İslam Cumhuriyeti’nin plan ve hesaplarına hizmet etmektedir.

Öte yandan bazı komşu devletlerin, özellikle Türkiye’nin Azeriler arasında milliyetçi duyguları körükleme girişimleri, serhildanlara zarar verecek ve onları özünden uzaklaştıracaktır. Urmiyê’de bazı grupların kışkırtılması ve “biz milliyetçiyiz” sloganlarının yükselmesi, İran ve Türkiye devletlerinin faşist zihniyetinin bir ürünüdür. Halk bu oyunlara gelmemelidir. Azeriler arasında ortaya çıkan bu tutum, Kürtlerin sessiz kalmasına, demokratik taleplerini dile getirmemesine ya da serhildanlara katılmamasına neden olmamalıdır. Kürtlerin de Azerilerin de talebi ortaktır ve mevcut rejimin politikalarını hiçbir şekilde benimsemiyor.

Her koşulda milliyetçiliğin her türlüsüne karşı durulmalıdır. Başta Kürtler ve Azeriler olmak üzere İran’daki tüm halklar ve inançlar, bu ülkeye demokrasi ve özgürlük gelsin diye serhildana kalkmıştır. Bu serhildan, Jin Jiyan Azadî Devrimi’nin devamıdır. Her türlü milliyetçilikten ve cinsiyetçilikten arınmış, özgürlükçü bir devrimdir. Özellikle umut ve beklentiyle özgür bir yaşama doğru ilk adımlarını atmaktadır. Kirmaşan, Yarî inancının duygu ve felsefesiyle, bu ilk adıma bir yol haritası oldu. Kirmaşan, halkların özgürlüğünün şafağında ışığa giden yolu açmak için Ehriman’a ve karanlığa karşı bir savaşın ortasında. Bu nedenle özgürlük isteyen tüm halkların yüreği, umudu yeniden yeşertmek için sonsuz bir aşkla Kirmaşan-Bêstûn'da atıyor.