GÖRÜNTÜLÜ

‘Şengal her türlü duruma hazırlıklı olmalı’

Şengal Halk Belediyeleri Eş Başkanı Xwedêda Îlyas ve TAJÊ Koordinasyonu'ndan Riham Hesen, Kürdistan’daki savaş ve halkların iradesine karşı yapılan planlara karşı Şengallilerden her türlü duruma hazırlıklı olmalarını ve daha fazla örgütlenmelerini istedi

ŞENGAL

Kürdistan’da halkların iradesine yönelik tehditler giderek artıyor. Şêxmeqsûd ve Eşrefiye’ye yönelik saldırılar ve katliamlar ile Türk devletinin ve ona bağlı Colani çetelerinin tehditleri de devam ediyor. DAİŞ çete gruplarının artan tehdit ve saldırıları, fermanı yaşamış olan Şengallilerde ciddi endişelere yol açmış durumda. Şengal yönetimi üyeleri olan Şengal Halk Belediyeleri Eş Başkanı Xwedêda Îlyas ve Riham Hesen, hem mevcut tehlikeleri değerlendirdi hem de ANF aracılığıyla Şengal halkına önemli çağrılarda bulundu.

Xwedêda Îlyas, şu an yaşanan sürecin küresel hegemonik güçlerin çıkar savaşı olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Bir dünya savaşı var ve bu 1990 yılından beri yürütülüyor. Herkes kendi çıkarı için savaşıyor ve daha büyük bir savaş hazırlığı var. Bu savaşı Ortadoğu’da sonuçlandırmak istiyorlar; ancak bu yalnızca Ortadoğu ile sınırlı kalmayacak. Avrupa, Amerika, İsrail ve Britanya gibi devletler, Ukrayna savaşını Rusya’yı Ortadoğu’dan çıkarmak ve bölgedeki çıkarlarını güvence altına almak için devreye koydu. Daha önce imzalanan Sykes-Picot gibi anlaşmalar artık yeterli görülmüyor ve şimdi Davut Planı’ndan söz ediliyor. Filistin, Lübnan, Suriye, Yemen ve İran’da savaş başladı. Bu da çetin bir savaşa gireceğimizi gösteriyor.


Bu savaşa karşı hazırlık yapmalıyız. ‘Bir şey olmaz’ dememeliyiz. 2014’teki saldırı gibi bir duruma karşı hazırlıklı olmalıyız. Devletlerin bu kadar silahlanması boşuna değil. Halkımıza çağrı yapıyoruz; her yönüyle hazırlığını yapsın. Bir savaşın nasıl gelişebileceğini öngörmeli ve buna göre hazırlanmalıyız ki Osmanlı hayalini kuran devletler bu durumu kendi lehlerine bir fırsata dönüştüremesin. Örneğin bugün İran’da protestolar var, Amerika müdahil olmak istiyor. Amerika, parçalama siyaseti yürüttüğü bir sürece girmiş durumda. Halklar Amerika, İsrail ve Fransa’nın umurunda değil.”

ÖNDER APO’NUN 50 YILDIR İNŞA ETTİĞİ SİSTEM HALKIN GÜCÜNE DAYANIYOR

Xwedêda Îlyas konuşmasının devamında, Rêber Apo’nun fikirleri temelinde kurulan sisteme dikkat çekerek şunları söyledi: “50 yıldır bir kültür inşa eden Rêber Apo’nun düşüncelerine dayanan bir direniş sergilemeliyiz. Şengal’de halkların iradesine dayanan bir sistem kurulmuştur ve bu sistem dış siyasete bel bağlamaz. Bu üçüncü bir çizgi olabilir ve kendini kabul ettirebilir. Yaklaşık 50 yıldır sürdürülen bu mücadele, Kürdistan topraklarını, Kürt halkını ve tüm ezilen halkları bu düşünceyle savunuyor.

Çetelerin saldırıları sonucu Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de yaşamını yitiren şehitleri saygıyla anıyoruz; onlar halkın iradesi oldular ve geri adım atmadılar. Aynı zamanda Êzidî halkımızın iradesi de oldular. Tanık olduğumuz üzere, Şara’ya bağlı ve Türk devletine hizmet eden binlerce DAİŞ türevi çetelere karşı, özgürlük, demokrasi ve birlikte yaşam için mücadele eden 300 genç savaştı. Heval Ziyad ve arkadaşları tarih yazdı ve iradelerini teslim etmedi. Canını feda eden heval Ziyad’ın son sözleri bile halka yönelik bir özeleştiriydi. Êzidî toplumunun iradesini güçlendirmeliyiz ve bir kez daha kimseye teslim olmamalıyız. Devlet bizim parçalanmamızı istiyor ve bugüne kadar Şengal için hiçbir şey yapmadı. Şengal, şehitlerinin izinden yürümelidir. Bu şehitlerimize sahip çıkmalıyız. Êzidî halkımız örgütlenmeli; çünkü dışarıdan kimse gelip bizi korumayacak.”

HALEP DİRENİŞÇİLERİ ZULME BOYUN EĞMEDİ

TAJÊ Koordinasyonu üyesi Riham Hesen de Halep’teki savaşçıların ve halkın direnişine değinerek şu ifadeleri kullandı: “Şu anda çok çetin ve kirli bir savaş yürütülüyor. Bu savaş yalnızca askeri değil, halklara ve kültürlere karşıdır. Kürdistan’ın tüm parçalarında savaş sürüyor. Bugün Şêxmeqsûd, Eşrefiyê ve Rojhilat’ta Kürt halkı katliamlardan geçiriliyor. Êzidî toplumu olarak aynı şeyleri yaşadığımız için onların acısını daha iyi hissediyor ve biliyoruz. 2014 fermanının devamı bugün Halep’te yaşanıyor. Şêxmeqsûd ve Eşrefiye halkı direniyor ve zulme boyun eğmiyor.

Şehit Ziyad ve şehit Amara gibi yoldaşlar bu uğurda canlarını feda ettiler. Rêber Apo’nun düşünce ve felsefesinden aldıkları bu iradeyle direndiler ve bu irade kırılamadı. Kalbimiz onlarla. Mevcut sınırlar bizi birbirimizden koparamadı ve sonuna kadar da birlikte olacağız. Düşmanımız birdir, bize karşı yürütülen vahşet de birdir. Bu vahşetin kaynağı Türk devleti ve Amerika’dır. Amaç halkı yok etmektir ve hiçbir inanca ya da dine saygıları yoktur. İnsanlık iradesine en küçük bir saygıları yok. Halkların iradesini yok etmek istiyorlar. Ancak en büyük irade halkın iradesidir, bugün Rojava ile Rojhilat’ta yürütülen savaş, devrimci halk savaşıdır.

2014 yılındaki gibi bir durumun yeniden yaşanmaması için Şengalliler her ihtimale karşı örgütlenmeli. Şengal stratejik bir konumdadır ve yarın bu savaşın Şengal’e sıçramayacağının garantisi yok. Şengal olarak her duruma hazırlıklı olmalıyız, sürecin gidişatını doğru okumalı ve toplumumuzun her bireyi örgütlenerek yurtseverlik görevini yerine getirmelidir. Savaşın halklara karşı nasıl yürütüldüğünü görüyoruz; bu nedenle 2014’te yaşanan fermanın bir kez daha yaşanmaması için her türlü hazırlığımızı yapmalıyız.”